Türkiye tarihinde ilk defa iki turlu bir seçimi atlattı kısa süre öncesinde. Bu seçimler toplumun hemen tamamı için oldukça stresli seçimlerdi. Aylar süren stres hepimizi yordu; kazanan tarafı da kaybeden tarafı da!
Taraflar bu stresi, bu yorgunluğu atmak için uğraşırken bir yandan da yerel seçimler için hazırlıklar başladı. Özellikle de yerel seçimlerde bir türlü arzu edilen başarıyı elde edemeyen AK Parti Eskişehir açısından. Burada teşkilat ifadesini özellikle kullanmadık. Çünkü mevcut teşkilatın, Zihni Çalışkan yönetiminin devamı olarak görülmesi, geçtiğimiz günlerde birbiri ardına gelen istifalar ile sarsılması nedeniyle yerel seçimlerde AK Parti'den belediye başkanlıklarına aday olmayı düşünenler sanki hiç teşkilat olmayacakmış gibi hazırlık yapmak durumunda kalabilirler. AK Parti Genel Merkezi'nin bu sefer Eskişehir'de yerel seçimleri kazanmak isteyip istemeyeceği de belli değil, zira onların makul adımları, makulü kabulleri olmadan da Eskişehir'de başarılı olunma ihtimali bulunmuyor.

SEÇİMLERİN SONUÇLARI ŞUNU GÖSTERDİ: CUMHUR İTTİFAKINDA HİÇBİR PARTİ TEK BAŞINA YEREL SEÇİMİ KAZANAMAZ!
14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimleri net bir şekilde şunu ortaya koydu:
AK Parti Eskişehir'de tek başına, özellikle merkez ilçelerde ve Büyükşehir'de seçim kazanamaz. Bu yüzden de ittifak ile hareket etmek zorunlu. Bunun da öyle son bir ay içerisine sıkıştırılmış, stresli ve gürültülü bir atmosferde gerçekleştirilmemesi, zamana yayılarak tüm ittifak tabanına benimsetilmesi gerekiyor.
Geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesaplarımızdan AK Parti'nin Eskişehir merkez ve dış ilçeleri ile büyükşehir belediye başkan adaylarının kimler olması gerektiğine dair sosyal medya hesaplarımızdan paylaşımlar yaptık. Önemli bir tartışma yaşandı. O tartışmada şunu gördük ki AK Parti tabanı Eskişehir'de ittifak ruhu ile hareket edilmesi gerektiğine tam olarak inanmış. İttifak ruhunu tam olarak benimsemiş. Cumhur İttifakında bu ruhu benimsememiş herhangi bir parti tabanı yok zaten. MHP, BBP ve YRP tabanı da birlikte hareket etme konusunda yeterince ikna olmuş durumdalar. Ancak her şeye rağmen yerel seçimlerde halen ittifak içinden birtakım oyların karşı tarafa gittiği de biliniyor. Bunun en önemli sebebi de bugüne kadar Cumhur İttifakının Eskişehir yerel seçimlerini makul bir süre öncesinde bir araya gelerek masaya yatırmamış olmaları. Paylaşmasını bilmeyenlerin kazanamadıkları bir dönemden geçiyoruz. Özellikle AK Parti yönetiminin paylaşma konusunda gönülsüz davrandığına daha önce şahit olduk. Bazıları da paylaşma meselesini çok fazla aceleye getirdi, eline yüzüne bulaştırdı; kazanılabilecek yerlerin bile elden çıkmasına, bazı ittifak oylarının başka yere kaymasına ya da AK Parti'ye gelmemesine neden oldular. Geçmişte yaşanan bu tatsız durumların bir kez daha yaşanmaması için bu sefer bir an önce bu konuda ittifakın sık sık bir araya gelerek istişarelerde bulunması, her partini aldığı oy oranlarına göre belediye başkanlığı ve meclis üyeliği kazanabileceği bir paylaşım üzerinde ciddiyetle çalışması gerekmektedir.

KENDİMİZE HAS KÖRLÜĞÜMÜZDEN YA DA İNADIMIZDAN VAZGEÇİP. KAZANMAK İÇİN GEREKEN NEYSE SADECE ONU YAPMALIYIZ
Biz 2007 seçimlerinden bu yana AK Parti'nin Eskişehir'deki yöneticilerine "MHP, BBP ve DP ile birlikte hareket edilmeli, bu siyasi partilere uygun belediye başkanlıkları verilmeli ve Büyükşehir belediyesi başta olmak üzere mümkünse Eskişehir'deki tüm belediyeler kazanılarak şehrin gerçek anlamda hizmet almasının önü bir an önce açılmalı" görüşümüzü sık sık dile getirdik. O zamanlar kirli de olsa sakal bırakmıyorduk, demek ki bu yüzden bu tekliflerimiz hiç dikkate alınmadı. Ama bunu Yılmaz Büyükerşen yaptı ve sürekli olarak burada seçimi bu yüzden kazandı. Yılmaz Büyükerşen Eskişehir'de seçimi AK Parti teşkilatlarının ve yöneticilerinin belli kalıpları bir türlü aşamaması, kendilerini en büyük ve yenilmez bir siyasi güç olarak görme hastalıkları nedeniyle kolayca kazandı ve kazanıyor. Eğer bu yöndeki körlük ya da inat devam ettirilirse yeni yönetimler tarafından farklı bir sonuç elde edilemeyecektir.
Hemen şunu ifade etmek lazım; Özellikle, en yüksek oy oranına sahip parti olarak AK Parti'nin yöneticileri ittifak üyesi partileri bir başka parti olarak görme düşüncesinden kurtulmaları gerekmektedir. Onlarla seçim ittifakı yaptığınız zaman birsiniz, berabersiniz. Eğer 2018 milletvekili seçimleri sırasında yaşanan tatsız hadise gibi bazı hadiseler yaşanmaya devam ediyorsa ve bu yüzden ittifakın bazı tarafları önemli oranda rahatsız oluyorlarsa bunun en büyük sorumlusu hiç şüphesiz AK Parti Eskişehir yöneticileridir. Çünkü onlar ana yapıyı oluşturuyorlar. Tamam en çok oyu, esas oyu halen onlar alıyorlar. Ancak aldıkları oy seçim kazanmaya yetmiyor. Bu yüzden de bu sefer makul ve mantıklı olanı yapmak ve Eskişehir'i bu makus talihinden kurtarmak zorundalar. Bu yüzden özellikle Eskişehir'de ittifak ruhunun giderek güçlendirilmesi ve sürekli olarak diri tutulması şarttır. İlerleyen zamanlar ne getirir belli olmaz ama ittifaka daha başka siyasi partiler de eklemlenebilir!

AK PARTİ CEPHESİNDE ÖZELLİKLE ODUNPAZARI BELEDİYE BAŞKANLIĞI İÇİN ADAY ADAYI BOLLUĞU VAR, BU BÜYÜK BİR SIKINTIYA DA DÖNÜŞEBİLİR
AK Parti kanadında yerel seçimler için tam bir aday adayı bolluğu var. Belediye başkanlığı için istekli sayısının çokluğu ilk defa bizi ürkütüyor desek yeridir. Özellikle de Odunpazarı Belediye Başkan adaylığı için!
Bu kadar çok aday olmasının ve bunların büyük bölümünün Odunpazarı Belediye Başkanlığı için aday olmayı düşünmesinin en kötü tarafı, tüm bu isteklilerden sadece birinin arzusunun en nihayetinde gerçekleşebilecek, diğerlerinin arzusunun ise gerçekleşmeyecek olması. Bu durumda doğal olarak küskünler, kırgınlar oluşabilir. Nihayetinde tüm bu istekliler insan, robot değiller ki ne olursa olsun normal karşılasınlar, en küçük bir tepki vermesinler!
AK Parti tabanında da hemen herkesin kafasında, gönlünde bir başka ismin olduğunu gözlemliyoruz. En kötü yanı ise belli başlı bazı isimler üzerinde henüz herhangi bir yoğunlaşmanın olmaması. Dolayısı ile ittifaktaki tüm seçmenlerin önüne, ittifaktaki her partinin koyacağı adayların mümkünse en kısa sürede belirlenmesi, bir kırgınlık ve küskünlük yaşanacaksa bunun erkenden yaşanması ve adayların da önümüzdeki süreci sahada çalışarak geçirmesi elzemdir. Aksi takdirde sona kalınırsa yine kargaşaya, telaşa, ne yaptığını bilmezliğe kalınabilecektir. O zaman elde bulunan ve diğerlerine göre daha fazla tanınan adaylar bir kez daha yenilecekleri adayların karşısına konulmuş olurlar. Bu hem o adaylar açısından hem de ittifaktaki tüm partiler açısından bir zuldür.

BİRBİRİYLE BİR ARAYA GELMEKTEN, MAKUL BİR MESELEYİ BİLE KONUŞMAKTAN İMTİNA EDİLEREK İTTİFAK AYAKTA TUTULAMAZ!
Aradan geçen yıllarda Cumhur İttifakı, özellikle parti genel başkanları düzeyinde oldukça güçlü ve tutarlı bir hale gelmiştir. Bu maya orada tam anlamıyla tutmuştur. Ancak Eskişehir gibi bazı şehirlerde ittifak ruhunun daha da güçlendirilmesi için bol bol bir araya gelinmesi ve fotoğraf verilmesinin zaruri olduğunu bir kez daha hatırlatmak durumundayız.
14 Mayıs seçimleri öncesinde, Cumhur İttifakının Eskişehir'de AK Parti üzerinden 2 milletvekili çıkarabildiğini, AK Parti'nin, dolayısı ile İttifakın 3. milletvekilini çıkarması için AK Parti'ye ittifaktan daha çok oy verilmesi gerektiğinin altını çizmiştik. Elbette önerimiz hemen hiç dikkate alınmadı ve hatta peşinen reddedildi. Sonuç ortada. Sadece BBP ve YRP oyları AK Partiye verilseydi bugün Cumhur İttifakı sadece Eskişehir'de 1 fazla milletvekiline sahip olmuş olacaktı.
İttifak ruhu böyle bir şeydir. Eğer ona tam olarak sahip olunursa herkese kazandırır, yok eğer göstermelik olarak üzerinizde tutmaya çalışırsanız hepiniz kaybedersiniz.
Öyle umuyoruz ki başta AK Parti Eskişehir yöneticileri olmak üzere, Cumhur İttifakının tüm tarafları yerel seçimlere hep birlikte ve bugünden hazırlanma konusunda bir uzlaşıya varır ve bu uzlaşının gereğini yerine getirmek için de özel bir hassasiyet gösterirler. Aksi takdirde yerel seçimleri gündemimize almaya bile gerek yoktur!
Biz bugünden uyarımızı yapalım da bakarsınız bu sefer birilerinin zihninde birtakım ışıklar yanıp sönmeye başlar!