Seçim öncesinde iki ittifakta beklentiler büyüktü. İttifakları destekleyenler yada seçmenleri seçimi kendilerinin kazanacağına inanıyordu. İpi göğüsleyen Cumhur ittifakı oldu. Millet İttifakının kaybetmesinin veya Cumhur ittifakının kazanmasının nedenleri var. Onları zaten yazıp duruyoruz. Artık, toplumu siyasi olarak rahatlatmak ve ekonomiyi de rayına koymak gerekiyor.
Seçimlerden önce siyasetçilerin gelişi güzel konuşmaları ile toplum adeta ikiye bölündü. Mehmet Şimşek’in ekonominin dümenine geçmesi ile birlikte ekonomik göstergelerin düzelmesi için nasıl bir yol izlenecek? Ekonomik krizin faturası kime kesilecek. Herkes Temmuz ayında yapılacak zammı bekliyor. Asgari ücretliler başta olmak üzere memur ve emeklilerin maaşları nasıl olacak? Doğalgazsız enfalasyon rakamları nasıl bizlere yansıyacak. Ekonomide işler gerçekten iyi değil Acil çözüm bekleniyor. Şimşek diyor ki, “Türkiye'nin rasyonel bir zemine dönme dışında bir seçeneği kalmamıştır.”

MEMNUNLAR VE MEMNUN OLMAYANLAR
Dün sağlık kontrollerim için hastaneye gittim. Sanki herkes hasta olmuş. Çok sayıda hemşerim ile hastanede ploklinik kuyruklarında karşılaştım. Çok kişi seçimlerde cumhur ittifakının kazanmasından sonra, seçim sonuçlarını beğenmeye bazı kişiler çareyi ülkeden ayrılmakta arıyor. Bu işler kötü politikacılar yüzünden oluyor. Seçim sonuçlarını dünyanın sonu gibi gösterdiler. Sanki ülkede rejim değişecek. Bu seçime bazı siyasetçiler çok büyük sorumluluklar yükledi. Bu da özellikle gençlerde ve de belli bir yaş grubunda paniğe neden oldu. İktidar bir yandan ekonomiyi düzeltirken diğer yandan, siyasi olarak Atatürk’ün kurduğu cumhuriyete bir şey olmayacağı yönünde güvence vermelidir. Siyasetçiler kutuplaştırıcı söylemlerden vazgeçmelidir.

GENÇLERE İKTİDAR UMUT VERMELİDİR
Toplumun bir kısımı seçim sonuçlarına göre, kendisini ötekileştirilmiş zannediyor. Eskişehir’in iktidar milletvekilleri Eskişehir’in özel konumunu da göz önünde bulundurarak, rejim ile bir sorunları olmadığını halka açıklamalıdırlar. Seçimden sonra özellikle küllüyeye kalpaklı Atatürk fotografı asılarak mesaj verildi. Ama yine de toplumu rahatlatmak gerekir. Gezdiğim yerlerde bir tedirginlik görüyorum.

ŞİMŞEK MEMNUNİYET YARATTI
Dünyada batılı kapitalist ülkelerde dâhil, Neoliberal politikalardan vazgeçtiler. Türkiye’de gelinen nokta Özal ile birlikte Neoliberal politikalarda artışın sonucudur. Atatürk’ün ekonomi politikalarına devlet ve özel sektör ortaklığına dönülmelidir. Yoksa, kesin çözüme ulaşamıyacağız. Batı Şimşek’den memnun görünüyor. Ancak, krizler ve çıkmazlar hep batının yüzünden oldu. Batı bu ülkeyi geçen yüzyılda Yunanlılar aracılığı ile işgal etti. Yani, her alanda milli politikalar yürütülmelidir.
Zaten sadece Bakan Şimşek’in gelmesi ile olay tamamlanmıyor. Merkez Bankası, SPK ve BDDK başkanları da değişiyor. Başkan yardımcıları da günümüde artık önem taşıyor. Ekonomi yönetimi tecrübe ve bilgi birkimi yanısıra, bir ekip çalışmasıdır.

BATILILAR KRİZDE ÇIKARIRLAR
2000 ile 2001 krizi ve önceki, sonraki krizler hep batılıların Türkiye üzerinde emellerinden kaynaklandı. Ecevit hükümeti bölgede Amerikan işgali istemiyordu. 1 milyar dolarla operasyon başlattılar. Ekonomik kriz ortaya çıktı. Bahanesi Anayasa kitabının fırlatılması olarak gösterildi. Şimdiki hükümette Türk Silahlı kuvetleri ile birlikte Amerika ve İsrail’in Suriye’yi bölme yeni bir devlet kurma projesine karşı çıktıkları için, ekonomik göstergelerimizde bozulmalar ortaya çıktı. Sonuçta, Dünya ekonomisi ile bütünleşme politikası Özal’dan bu yana hep çıkmazlara sahne oluyor. Ulus devlet ve Atatürk’ün karma ekonomi politikası bize en uygun politikadır. Halkı kur ile fazi ve yatırımda altın tercihi arasına sıkıştırmamak gerekiyor.

ABD KENDİNİ KURTARAMIYOR
ABD kendi patentli Neoliberal politikaları nasıl savunsun. ABD ekonomisi batarken, onlar bile arayış içinde olduğu görülüyor. Ekonomi üzerinden, Türkiye’yi teslim alamazlar. Tarihte bunun örnekleri vardır. 2023 bütçesi hazırlanırken seçim vaatleri yoktu. 4 trilyon 470 milyar lira gider.3 trilyon 810 milyar lira gelir. 660 milyar lira açık öngörülmüştü. Kısa süre içinde ek bütçe hazırlanması gerekiyor. Acilen düzeltilmeyi bekleyen iki konu, gençlere ve siyasetçilerin kafalarını karıştırdıklarına güvence vermek ve de ekonomi konusunda halka güvence vererek, dar gelirlinin sırtındaki yük alınmalıdır.