CHP Eskişehir İl Örgütü’nde milletvekilliği adaylığı tartışmaları daha şimdiden alevlenmiş durumda. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un “kontenjan aday istemiyoruz” çıkışı ise son derece yerinde ve anlamlı.

Çünkü Eskişehir’i tanımayan bu kentle bağı olmayan bir ismin buradan milletvekili yapılmasının ne kente ne de partiye bir faydası olacağı açık.

Ancak mesele yalnızca “Eskişehirli olup olmamak” değil.

Asıl tartışılması gereken konu şu…

Kontenjan aday dediğimiz şey sadece dışarıdan getirilen isimler midir yoksa partiye ve örgüte hiçbir emek vermemiş, hiçbir mücadelede yer almamış kişileri de kapsar mı?

Bugün konuşulan isimlerden biri olan Çağrı Özeçoğlu bu sorunun tam merkezinde duruyor.

Babası Sinan Özeçoğlu’nun siyasi ve ekonomik gücüne yaslanarak milletvekilliği yolunun açılmaya çalışılması CHP’nin temel değerleriyle açıkça çelişmektedir.

Sormak gerekiyor!
Çağrı Özeçoğlu’nun bu örgüte ne katkısı olmuştur?
Hangi mücadelede yer almıştır?

Hangi gençlik olayında ön safta dikilmiştir?
Partinin hangi zor gününde sahada olmuştur?

Sadece meclis koltuklarında, oturduğu yerden formaliteden muhalif konuşmalar yapmak mıdır yoksa örgüte katkı dedikleri?

CHP gibi köklü bir partide siyaset soyadıyla ya da maddi güçle yapılmaz.

Emekle, mücadeleyle ve örgüt içinde alın teri dökerek yapılır.

Eğer bugün bu kriterler yok sayılıyorsa ortada ciddi bir yozlaşma sorunu var demektir.

Daha açık konuşalım…
Eğer Çağrı Özeçoğlu listeye girer ve buna kimse itiraz edemezse, bu durum “kontenjan adaylığın” en ağır, en tartışmalı örneklerinden biri olur.

Bu sadece bir aday meselesi değil, CHP’nin kimliğinin neye dönüştüğünün de göstergesidir.

Cumhuriyet Halk Partisi, zengin ailelerin siyasi kariyer basamağı değildir.

Parayı verenin borusunu öttürdüğü yer hiç değildir.
Halkın partisidir.

Eğer bu parti “parası olanın önünün açıldığı” bir yapıya dönüşürse artık ne emekten ne yoksulluktan ne de adaletten söz etmenin bir anlamı kalır.

Özeçoğlu soyadının CHP içindeki tartışmalı konumu ortadayken bu çizginin bir sonraki kuşağa taşınmaya çalışılması kabul edilemez.

Parti örgütü bu konuda net bir tavır koymazsa yarın çok daha büyük sorunlarla karşılaşılması kaçınılmazdır.

CHP’nin gerçek gücü, halktan ve örgütünden gelir.

Bu güç hiçbir şekilde kişisel hesaplara ve ayrıcalıklara teslim edilmemelidir.

Hele ki ayrıcalıklı kesimlerin kariyer aracı haline gelmesine asla müsaade edilmemelidir.