Seçim akşamını hatırlıyor musunuz? O akşam tüm Türkiye seçim sonuçlarını “nefesini tutarak” takip etti. Üç ayrı kaynaktan gelen bilgiler kafa karışıklığına sebep oldu. Hep birlikte gördük ve yaşadık. Bizim için o gece gerçekten çok uzun ve uykusuz olacaktı. Tıpkı “bir fırtına tuttu bizi” türküsündeki gibi kendimizi adeta fırtınaya tutulmuş gibi hissediyorduk. Nitekim öyle oldu.
Gazetedeki arkadaşlarımızla sürekli irtibat halinde çalışırken gazetenin baskıya gideceği saatler yaklaştıkça ister istemez stresimiz de artıyordu. Ortadan bir başlık atmak işimize gelmezdi. Çünkü bu okuyucuya saygısızlık olurdu. Seçim akşamına kadar herkes bir şeyler söyledi. Ancak bizler sorumluluğumuzun gereği olarak okuyucuya net bilgiler vermeliydik.
İki ihtimal vardı. Ya seçimi kazanan belli olacaktı, ya da Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalacaktı. Sandıklar ilk açıldığında Cumhur İttifakı adayı ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Millet İttifakı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki büyük makas farkını görünce hemen herkes gibi biz de seçimin bittiğini düşünmeye başladık.
Ancak saatler ilerledikçe aradaki makasın kapanmaya başlaması, Ata İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı sayın Sinan Oğan’ın oy oranının tahminlerin üzerinde yüzde 5’lere çıkması seçimin ikinci tura kalabileceğinin işaretlerini veriyordu. Baskıya gönderme vaktimiz gelmişti. Sayım devam ediyordu. Karar vermemiz gerekiyordu. Nitekim gazeteyi baskıya gönderirken “İKİNCİ TURA KALDI” başlığında karar kıldık. Ortadan başlıklar verilebilirdi.
Başlıklarımız arasında, “NEFES NEFESE, KIYASIYA YARIŞ, HEYECAN DORUKTA, EN UZUN GECE, BU GECE BİTER Mİ” gibi değişik alternatiflerimiz de vardı.
Ancak sandık sonuçlarının yüzde yüze ulaşmamış olması, özellikle Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın aldığı oyların oranının yüzde 50 ve küçük bir farkla altında gidip gelmesi, “Acaba bu gece biter mi?” sorusunu da aklımıza getirmedi değil. O gece bizi adeta “bir fırtına tuttu!” Ve sabahı zor ettik. Sebebi okuyucuyu yanıltabileceğimiz ihtimaliydi. Gazete baskıya girmişti. Haliyle düzeltme olanağımız da yoktu. Okuyucuya mahçup olma duygusu ile yaşadığımız stres bizleri sabaha kadar uyutmadı.
Neticede; sonuçlara dayanan öngörülerimiz ve tahminlerimiz bizi yanıltmadı. Sabah olduğunda gayri resmi sonuçlara göre yarışın ikinci tura kaldığını öğrendiğimde gazetemizin başlığı açısından rahat bir nefes aldım.
Hayat bazen risk almayı gerektirir. Biz aldığımız riskin bedelini uykusuz bir gece geçirerek ödedik. Bakalım ikinci turda neler olacak? İkinci turda, yine “bir fırtına tuttu bizi” mi diyeceğiz, yoksa yarış erken saatlerde netleşecek mi? Hep birlikte göreceğiz.