"İlk olarak herkese bu içten dilekleri ve samimi dualarınız için çok teşekkür ederim. Belki de hiç farkında bile olmadığınız bu benim için oldukça zor geçen zamanda bana nefes oldunuz. O yüzden şu an yapabildiğim tek şeyi, teşekkür etmeyi, bu yazıyla yapabiliyorum. Fakat bilin ki Eskişehir’e döndüğümde teşekkürlerimi sadece yazıyla değil yüz yüze de iletmeyi çok isterim.
Bu tedavi süreci bana birçok şey öğretti. Maalesef bazı şeyleri okul sıralarında değil hastane yatağında öğrenmek zorunda kaldım. Bu süreç belki benden bazı şeyleri götürdü ama bana kattığı birçok şey de oldu. Bu öğrendiklerimi bu mektupta anlatmak istesem bu bir mektup değil küçük bir anı defterine dönüşür. Bu yüzden biriktirdiğim anıları biraz üzülerek ama daha çok gülerek size anlatmak için can atıyorum. Belki de en çok tutunduğum şeylerden birisi de bu. Belki bu yüzden sizi gördüğümde biraz geveze olabilirim ama söz veriyorum bu gevezeliklerimin çoğunda gülüyor olacağız.
Hastalığıma dair ilk haberi aldığımda yaşadığım yalnızlığı tarif etmekte zorlanıyorum. Sanki karanlık bir odada tek başıma duvarları yoklayarak kapıyı bulmaya çalışıyordum. Her dokunduğum duvardan çaresizlik ve biraz da hüzün iliklerime doğru geçiyordu. Ben bu yalnızlıkta boğulurken biri ışığıyla bu karanlıkta güneş gibi parladı. Benim güneşimin adı 'Övgü Taner ' oldu. Hiç beklemediğim bir anda gelen bu ışık bana aslında bir çıkış yolunun olduğunu gösterdi. Çünkü o da benim gibiydi ama tek bir farkla o bu hastalığın üstesinden gelmişti. Şimdi ise doktor olmuş ve benim gibi hasta olan çocukları iyileştirmeye çalışıyordu. Bana ışık tutarken benim ne kadar güçlü olduğumu da bana hatırlattı ve yolu bulmamı sağladı. Öğrendim ki herkesin hayatında bir 'Övgü' olabilir. Benim hayatıma ışık tutan birçok insan var fakat bunların iki tanesinden daha bahsetmek istiyorum. Okuldaki Almanca ve İngilizce öğretmenlerim. İkisi de hiç beklemediğim bir anda elimden tuttular ve benimle aynı hastalığı atlatmışlar ama görseniz o kadar hayat dolular ki anlatamam. İkisi de şu an geçmişteki zor zamanlarını gülerek anlatıyorlar ve ben bu güçlü insanlara baktıkça iyileşeceğim günlerin hayaline kuruyorum. Hayatımıza ışık tutacak insanların nereden geleceğini bilemiyoruz. Belki yanı başımızda belki de hiç tanımadığımız, omuzlarımızın çarpıştığı yanımızdan geçen bir insan.
Dediğim gibi, hastanede birçok şey öğrendim. Bu öğrendiklerimle gelecek planlarımı da tekrar şekillendirdim. Bir insana umut olmanın ne kadar önemli ve ne kadar değerli olduğunu anlayınca ben de bir 'Övgü' olabileceğimi anladım. Eğitim hayatıma nerede devam ederim bilmiyorum ama size sözüm olsun; nerede olursam olayım hayata tutunduğum gibi eğitimime de dört elle sarılacağıma söz veriyorum. Bana verdiğiniz bu umutla ben de başkalarına umut olacağıma inanıyorum.
Herkesin hayatta farklı bir imtihanı oluyor. Hangi imtihana gireceğimizi kendimiz seçemiyoruz. Zaten önemli olan da bu imtihanlardan neler öğrendiğimiz oluyor. Ben bu imtihana girmeyi seçmedim ama seçildim. Bu sınavı geçebilecek kadar güçlü olduğuma inanıyorum. Benim öğrendiğim en önemli şey ise 'sabır' oldu. Kendim için sevdiğim sizler için sabretmem gerektiğini öğrendim. Çünkü ben ne kadar güçlü olup sabredersem siz de o kadar güçlü oluyorsunuz.
Beni gördüğünüzde o hatırladığınız Sude olmayabilirim ama bilin ki dökülen saçlarım sadece hastalığımın üniforması. Ben bu üniforma içinde sizin de verdiğiniz güçle sapasağlam duruyorum. Şu an saçlarım olmayabilir ama uzamaya başladığında saçımın her boyunun yüzüme nasıl yakışıp yakışmayacağını göreceğim. Ben burada hücrelerimle savaşırken sahne arkasında benim için çabalayan birçok kahraman var. Bunu ne olursa olsun hiçbir zaman unutmayacağım.
Doktor tedavi sürecini anlattığında ben 'tedbir bizden takdir Allah’tan' demiştim ama şimdi bu sözümü biraz daha değiştirme gereği duyuyorum. Gayret bizden tedbir doktorlardan dualar hepinizden ve takdir yine Allah’tan. Sizi çok seviyorum, sizin beni unutmadığınız gibi ben de sizi unutmayacağım. Ayrıca anneme, anneanneme ve adını sayamadığım birçok kişiye edeceğim teşekkürlerimi. Söyleyeceğim sevgi sözcükleri bu mektuba sığamaz. Sadece burada küçük bir teşekkür yazısı bırakıyorum ama bilin ki bu yazı kalbimin sayfalarında çok daha büyük. Allah' a emanet olun."

SUDE İÇİN FATİH ANADOLU LİSESİNDE MEZUNİYET TÖRENİ
Yukarıdaki bu güzel ifadeler, AK Parti Odunpazarı-Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Özlem Yalçın'ın, İstanbul'da tedavi gören kızı Sude'ye ait. Bu ifadeleri bu köşede 23 Kasım 2022 tarihinde "İstanbul'da zor bir tedavi süreci geçiren Sude o kadar tatlı bir mektup kaleme almış ki..." başlıklı yazımızda okumuştunuz, belki bazılarınız hatırlar.
Biz o yazımızı yazdığımızda Sude bir süreden beri İstanbul'da tedavi görüyordu. Oldukça zorlu bir süreçten geçti ve halen de geçiyor. Öncelikle Rabbimizin kendisine tez zamanda şifa vermesini bir kez daha niyaz ediyoruz.
Mektubunda "... Belki bu yüzden sizi gördüğümde biraz geveze olabilirim ama söz veriyorum bu gevezeliklerimin çoğunda gülüyor olacağız... Beni gördüğünüzde o hatırladığınız Sude olmayabilirim ama bilin ki dökülen saçlarım sadece hastalığımın üniforması..." ifadelerine yer veren Sude'nin önceki gün şehrimizde diploma töreni gerçekleştirilmiş. AK Parti Büyükşehir Belediye Meclisi Başkanvekili Murat Özcan'ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım vesilesiyle öğrendik bunu da.
Fotoğraflardan Sude'nin yüzünün güldüğüne ve moralinin bir hayli yerinde olduğuna şahit olduk. Nasıl olmasın ki; amcaları, dayıları, teyzeleri, halaları... annesinin yol arkadaşları, kendisinin sevenleri bu günde kendi yanında yine. Bu durum sadece Sude'ye moral vermiyor aslında, bir de böyle vefalı insanların varlığını gören birçok insan için de moral ve umut oluyor.
23 Kasım 2022 tarihli köşe yazımızda da ifade ettiğimiz gibi "Sude'nin rahatsızlığı baş gösterdikten sonra sadece kendisi için değil özellikle annesi ve anneannesi için de zorlu bir süreç başladı. İstanbul'a geçici olarak taşınıldı. Tedaviye başlandı. Sude'nin bu zor zamanlarında yanında başta annesi, sonra anne annesi vardı. Ancak AK Partililer de bu zor günlerinde hem Sude'ye hem ailesine büyük moral verdiler, destek oldular. Bu tür hastalıkların atlatılmasında her şeyden önemlisi hastanın moral ve motivasyonunun yüksek tutulmasıdır. Sude'nin moral ve motivasyonu da neredeyse hiç düşmedi. Evet, hastalığını ilk öğrendiğinde kendisinin de ifade ettiği gibi bir yalnızlık hissetti ancak sonrasında bu duyguya pek fazla kapılmadı. Kendisinin ifade ettiği gibi o bir çocuk, gençlik yıllarına başlamak üzere. Bu geçiş döneminde Sude zor bir derde düştü ancak Allah'a şükür an itibariyle her şey gayet iyi gidiyor. Kendisinin mektubunu annesi sosyal medya hesabından yayımladı. Sude o kadar güzel yazmış ki okurken insan gözyaşlarını tutamıyor. Hayatında farklı farklı derdi, problemi, sıkıntısı olan insanlara da onun ifadeleri umut oluyor...
Tabi bu arada Sude'nin ve ailesinin zor günlerinde onları bir an olsun yalnız bırakmayan AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Emine Nur Günay, Büyükşehir-Odunpazarı Grup Başkan Vekili Murat Özcan, İl Tanıtım Medya Başkan Yardımcısı Hasan Burgaz, İl Başkan Yardımcısı Metin Tezişçi başta olmak üzere, ismini burada sayamadığımız güzel insanlara da teşekkür ederiz."

AK PARTİLİLER SUDE ÖZELİNDE ÇOK ÖNEMLİ BİR DAYANIŞMAYA İMZA ATTILAR, TOPLUMA UMUT VE ÖRNEK OLDULAR
Evet, Sude'yi önceki gün yalnız bırakmayanlar arasında bulunan AK Partilileri bir kez daha özellikle sıralamak istiyoruz. Zira bu yapılan her türlü gayretin, çalışmanın ötesinde bir şey.
Evet, önceki gün Sude'nin Fatih Anadolu Lisesi'ndeki mezuniyet törenine AK Parti İl Başkanı Süleyman Reyhan, Önceki Dönem il Başkanı Dündar Ünlü, Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Murat Özcan, İnönü Belediye Başkanı Kadir Bozkurt, Sarıcakaya Belediye Başkanı Hüseyin Çam, AK Parti Milletvekili adayı Pınar Turhanoğlu Gücüyener, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Yılmaz Şahin ve AK Parti Teşkilatlarında görev yapmış birçok seveni katıldı.
Vefa böyle olur, destek böyle olur.
Diliyorum Sude tam olarak sağlığına kavuşur kavuşmaz yazılarını internet sitelerinde, gazete sayfalarında bizimle paylaşmaya başlar!