14 Mayıs-28 Mayıs 2023 seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu'nun önderlik ettiği Millet İttifakı, Recep Tayyip Erdoğan'ın önderlik ettiği Cumhur İttifakına 3 kere mağlup oldu.
14 Mayıs'taki Milletvekilliği seçimini Cumhur İttifakı açık ara ile kazandı!
14 Mayıs'taki Cumhurbaşkanlığı seçimini Recep Tayyip Erdoğan farklı kazandı
28 Mayıs'taki Cumhurbaşkanlığı seçimini de Recep Tayyip Erdoğan farklı kazandı.
Dolayısıyla bu 3 seçimden de Kemal Kılıçdaroğlu, kendi tarihine yakışır bir şekilde mağlubiyetle ayrıldı.

HER GİRDİĞİ SEÇİMDE MAĞLUP OLAN KILIÇDAROĞLU CHP'Yİ BIRAKMAMAKTA DİRENİYOR
14-28 Mayıs seçimlerinde Millet İttifakının aldığı mağlubiyetin temelinde Kemal Kılıçdaroğlu'nun, tüm ısrarlara, tüm uyarılara rağmen kendisini aday yaptırması yatıyor. Oysa İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener masadan atılma uğruna bu konuda masada uyarısını yapmıştı. Ancak Kılıçdaroğlu hedefe öyle bir kilitlenmiş, Erdoğan karşısında kim aday gösterilirse gösterilsin kazanacağına öyle inandırılmıştı ki kendisi bir türlü aşılamadı.
Aslında bu durum net bir şekilde ortada dururken Kılıçdaroğlu'nu destekleyen CHP tayfası seçimdeki başarısızlığı İYİ Parti'ye ve genel başkanı Meral Akşener'e yıkmaya çalışıyor. Ancak tüm bu atraksiyonlar Kılıçdaroğlu'nun istifaya davet edilmesinin önüne geçemedi.
Diğer yandan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 28 Mayıs seçiminin sonucu belli olur olmaz değişimden dem vurmaya başladı. Elbette değişimden kastı bu sefer CHP'de değişimdi; Kılıçdaroğlu'nun yerine bir başka kişinin CHP Genel Başkanı olması talebiydi. Burada kendi ismini vermemiş olması İmamoğlu'nun CHP Genel Başkanlığı için istekli olmadığı anlamına gelmiyor. Tam tersine bu konuda istekli olduğu en başından beri biliniyordu ve kurultayda aday olacağına yönelik sinyaller gelmeye başlamıştı seçimden hemen sonra.

KILIÇDAROĞLU BECEREBİLİRSE İMAMOĞLU'NUN GENEL BAŞKANLIĞA ADAY OLMAMASINI SAĞLAYACAK, YOKSA KURULTAYDA İPİNİ ÇEKECEK!
CHP'de bir haftadan beri Kılıçdaroğlu taraftarları ile değişim arzulayanların çatışmasına şahit olunuyor. An itibariyle çatışma çok şiddetli değil. Tarafların birbirini yokladığını söylesek yeridir. Ancak İmamoğlu'nun CHP Genel Başkanı olması durumunda İYİ Parti ile ittifakın tekrar kurulabileceğinin düşünülebilecek olması, kurultayın neden önemli olduğunu daha bir gözler önüne seriyor.
CHP kanadında geçtiğimiz günlerde Meclis Grup Başkan Vekilliğine İmamoğlu'na yakın bir isim olan Gökhan Günaydın getirildi. Bu durum Kılıçdaroğlu'nun İmamoğlu ile uzlaşması olarak yorumlandı. Ne var ki çok da bir zaman geçmedi CHP MYK'sı (Merkez Yönetim Kurulu) yeniden belirlendi. Kılıçdaroğlu parti örgütünü ve örgüt yönetimi kendisine bağlarken Ekrem İmamoğlu'na yakın isimler adeta tırpanlandı. CHP'li Bolu Belediye Başkanı bu duruma tepki göstererek "CHP’nin yeni MYK'sını inceledim. 1-2 isim dışındaki arkadaşların isimlerin Faik Öztrak, Tuncay Özkan, Oğuz Kaan Salıcı ve Engin Özkoç tarafından belirlendiği mesajını aldım. Bu mesaj başta Sn @ekrem_imamoglu'na verilmiştir.Ben ve benim gibi değişim isteyenlerde payını almıştır.Bu liste bir HODRİ MEYDAN çıkışıdır. Siyasi bir REST tir…ben bu REST i görüyorum…Mevzu memleket ise koltuk teferruattır!" ifadelerini kullandı. Özcan'ın Ekrem İmamoğlu adına olmasa da en azından kendi adına Kılıçdaroğlu'na bayrak açtığını söyleyebiliriz. Zaten bu ikilinin arası hiç de iyi değildi!
Aslında CHP'liler Kemal Kılıçdaroğlu ile seçimlerde mağlup olmaya alıştılar. Partinin başına seçim kazanabilecekleri birini getirseler yeni duruma alışırken herhalde birçok partili psikolojik olarak sıkıntılar yaşar. Zira Kılıçdaroğlu'nun bu kadar mağlubiyete rağmen istifa etmeyi düşünmemesi, işi yokuşa sürmesi, hatta kurultayı şimdi de yerel seçimlerin sonrasına ertelemek için gayret göstermesi bazı partililerin "Erdoğan el atsa da CHP'yi düzeltse!" esprilerini yapmasına bile neden oldu!
Peki önümüzdeki dönemde CHP'de neler olabilir?
İşte bu sorunun cevabını ne kadar isabetli verebilirsek, önümüzdeki dönemde Türkiye siyasetinde yaşanabilecek muhtemel gelişmelerin cevabını da o kadar isabetli vermiş oluruz. Şöyle ki;

KILIÇDAROĞLU PARTİ İÇİ DEMOKRASİYİ ASKIYA ALMAYA DEVAM EDERSE CHP'DEN KOPUŞLAR HIZLANABİLİR!
Eğer Kılıçdaroğlu aday olma konusunda ısrar eder ve kendisi tarafından oluşturulmuş delege yapısı sayesinde CHP Genel Başkanlığını bu kadar başarısızlığa rağmen sürdürmeye devam ederse, eğer Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu ya da bir başka ismin CHP Genel Başkanlığına adaylığının önüne set çekmeye çalışırsa işte o zaman CHP'de yeni kopuşlar yaşanabilir. Hali hazırda bile hem Tanju Özcan'a hem de Ekrem İmamoğlu'na kimi partililerin "Siz de yeni bir parti kurun" diye öneride bulundukları ya da sitem ettiklerini gözlemleyebiliyoruz.
Zira birçok CHP'li partinin Atatürkçülerden arındırıldığını, Kılıçdaroğlu'nun adeta şahsi partisi haline geldiğini, partide Kılıçdaroğlu diktatörlüğünün yaşandığını, partinin bu haliyle Türk halkına umut olamayacağını düşünmeye başladılar bile. Bu düşünceye sahip olan CHP'liler bugünkü CHP'nin Atatürk'ün kurduğu CHP olmadığını da savunuyorlar, dile getiriyorlar.

AKŞENER'İN GÖNLÜ EKREM İMAMOĞLU'NUN GENEL BAŞKAN OLMASINDAN YANA, PEKİ YA KILIÇDAROĞLU KAZANIRSA?
Mevcut tabyola baktığımızda İYİ Parti'nin CHP'deki kurultayı ve sonucunu dört gözle beklediğini söyleyebiliriz. Zira Meral Akşener, her şartta Ekrem İmamoğlu'nu desteklemişti. Akşener'in seçimin sonucunu bile CHP Genel Başkanlığı için önceden İmamoğlu'nan yatırım yaptığını söyleyebilsek de bugünden sonra CHP'de yaşanan kurultay sürecine herhangi bir şekilde dahil olacağını, bulaşacağını sanmıyoruz. Ancak şunu ifade etmek isteriz ki Akşener ve İYİ Parti açısından Kılıçdaroğlu'nun koltuğunu korumaya devam etmemesi, CHP ile yeri geldiğinde ittifak edip etmeyeceklerinin de cevabı olacak. İYİ Parti, Kılıçdaroğlu tarafından yönetilecek bir CHP ile bir kez daha ittifak yapmaya sıcak değil!
Garip bir şekilde Ekrem İmamoğlu'nun CHP Genel Başkanı olması durumunda Akşener'in CHP üzerinde etkili bir hale geleceğini savunan CHP'liler de söz konusu. Her ne kadar sayıları az olsa da böyle düşünenlere göre Akşener, İmamoğlu'nun genel başkanı olduğu CHP ile bir kez daha yol yürümekte beis görmeyecek!
Nasıl ama, komplo teorisi gibi değil mi?
Bugünlerde her türlü iddia ve komplo teorisi ile karşılaşabiliriz. Ancak şu kadarını söyleyelim: Eğer Türkiye'de Erdoğan bir siyasi deha ise onun ardından da şu son dönemde Meral Akşener geliyor gibi. CHP'de Akşener'in arzu ettiği gibi bir değişimin meydana gelmemesi, Kılıçdaroğlu'nun adaylığını sürdürmesi ve kurultayda kazanarak devam etmesi, İYİ Parti'nin merkez parti olmak için çok daha güçlü bir gayret göstermesi anlamına gelecek.

YEREL SEÇİMLERDEN ÖNCE KURULTAYI NETİCELENDİRMEK CHP'NİN LEHİNE OLUR, SONRASINA KALIRSA SEÇİMLER SIKINTIYA GİRER
CHP’de kurultay takvimini yeni MYK belirleyecek. Buna göre mahalle delege seçimleri, ilçe ve il kongrelerinin gerçekleştirileceği tarihler ortaya çıkacak. Kurultayın tarihini ise bu sürecin tamamlanmasının ardından toplanacak olan Parti Meclisi belirleyecek.
CHP kulislerinde ise kurultayın 15 Ekim’den önce yapılmasının zor olduğu dile getiriliyor. Kurultay takvimine ilişkin CHP’li bir kurmay “Haziran ve temmuz aylarında mahalle seçimleri, ağustos-eylül aylarında ilçe kongreleri, ekim ayında il kongresi yapılabilirse, kasımda kurultay yapılır. Yapılamazsa seçimden sonraya bırakılabilir" açıklamasında bulunmuştu. Kurultay sürecinin uzatılması ve yerel seçimlerden sonraya bırakılması CHP'de Kılıçdaroğlu'na karşı mücadelenin sertleşmesine ve yerel seçimlerde beklenenden çok düşük oy alınması ile sonuçlanabilir!