Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı’na Baykal’a kurulan kumpasın devamında geldi. Hatta o günlerde Kılıçdaroğlu, CHP grup başkan vekili olarak Eskişehir’e geliyordu. Eskişehir’de genel başkan olmak istemediğini söylüyordu. Başlangıçta böyle bir hedefi yoktu.
Kılıçdaroğlu’nun ilk genel başkan olarak ilk seçimi 2011 yılında oldu. CHP yüzde 25.98 oy aldı. Sonrasında yapılan tüm seçimlerde bu oy oranına ulaşılamadı. 14 Mayıs da ise CHP ile birlikte 4 parti ittifak olarak seçimlere girdi. Alınan oy yine yüzde 25 de kaldı. O kadar yoğun siyasi çalışma ve Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi değiştirmekle övünmesine rağmen oylar yüzde 25 de kaldı. İkinci tur hikâyesini ise hepimiz biliyoruz.

PARTİ EMEKÇİLERİ GÖRÜLMEDİ
CHP Eski Genel Sekreteri Önder Sav geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, şunları söyledi:”Aday adaylığı için istifa ettirilen 40 il başkanından 8'i, 40 ilçe başkanından da 3'ü milletvekili olabilecek sıralara konuldu. Parti emekçilerinin hakkı yenildi”. Yani aday olan toplan 80 ile ve ilçe başkanından sadece 11 ‘i milletvekili oldu. Eskişehir il başkanı ise aday adayı olmaya cesaret edemedi. 6’lı masanın, il başkanlarına toplantılarda istifa ederek, milletvekili aday adayı olacağını söylemsine rağmen, havayı koklayarak bu işten vazgeçti. Örgüte yıllardır emek veren, 33 bin lira adaylık parası yatıran 69 il ve ilçe başkanı sonuçlar ortaya çıkınca, büyük şok yaşadılar. Ama, CHP Genel Merkezinin yerini bile bilmeyen AK Parti’nin uzantısı 4 partiden 38 aday CHP listelerinden milletvekili yapıldı. Oy yüzdelerinin 1 bile olmadığı konunun uzmanları tarafından açıklanıyor. Örgüt yöneticilerine işin başında, listelerde şansları olmayacağı,istifa etmemeleri gerektiği net biçimde açıklanabilirdi.

İKTİDARA YÜRÜYORUZ
CHP’nin parti örgütlerinde çalışanlar, milletvekili olabilecekleri gerekçesiyle tam gaz çalıştılar. CHP’de iktidara yürüyoruz gibi yanlış bir söylem ile CHP özünden saptırıldı Bugün ise partide genel başkandan, mahalle delegesine kadar herkes kendi varlığını sürdürmenin hesabını yapıyor. Ancak, parti bugün gelinen noktada tepeden başlanılarak, aşağıya doğru dönüştürülebilir. Aşağıdan yukarıya doğru CHP’de bir yenilik harekâtı yapılması mümkün görülmüyor. CHP’de idealist insan sayısı çok azaldı. CHP’nin 12 Eylül den önceki durumu bilen ve 1970’li yıllardan sonra Ecevit’in CHP’de bugün hayatta olmayan efsane kadrolarını daha çocukluğumdan itibaren tanıyan ve gözleyen biri olarak aradaki muazzam farkı biliyorum.

ANLAYIŞ FARKI
12 Eylül’den sonra adım adım CHP bugünlere geldi. Rahmetli Ecevit’in 1980’li askeri darbeden sonra CHP ile yollarını arayarak, DSP’yi kurması bir kızgınlık ve tesadüf değildi. Bir bakış açısına işaret etmişti. Bugün CHP’de doğruları söyleyenin partiden uzaklaştırıldığına inanıyorum. Parti ile tabanı birbirimizi kollayalım, anlayışı içinde çalışıyor. CHP’de kaybolan idealist insanlar aranıyor. Ben varsam varım. Ben yoksam, partinin bana göre hükmü de yoktur, anlayışının ortadan kalkması gerekiyor. Şartlar giderek, partinin aleyhine gelişiyor. İşte, yüzde 25’lik durum akılları başlarına getirir mi? Parti örgütleri değil de, toplamı yüzde 0.5 bile olmayan partilerin sözcülerinin dinlendiği ortamda nasıl bir seçenek oluşturulacak. Anayasa’dan Türk kimliğinin kaldırılacağı, FETÖ’cü asker, polis, hâkim ve kamu görevlilerinin göreve iade edileceği söylemleri ve de bölücülük iddiası ile görevden uzaklaştırılan diğer kamu görevlilere hakları iade edileceği söylentileri, ABD ve batının açıktan destek vermesi, CHP’nin ittifak üyeleri ile birlikte kaybetmesine neden oldu. Olumsuzluklar ortadan kaldırılırsa, halk taşın altına elini sokar, CHP’ye sahip çıkar. CHP Atatürkçü ve Cumhuriyetçi özüne geri döner. Parti de halkta kaybetmez.

BİR MEKTUPTA KILIÇDAROĞLU’NA
Yılmaz Hoca’nın seçimlerden önce toplumun çeşitli gruplarına videolu kasetler ile seslenmesi ve Eskişehir’deki gençlere üç sayfalık mektup ile çağrıda bulunması ilgi çekti. Ancak, seçim sonuçları, eksiklikleri de ortaya çıkardı. Burada hedef kitle gençler, çiftçiler, esnaf değil, CHP’nin genel merkez yöneticileri olduğu ortaya çıktı. CHP düzelirse, her şey yerli yerine oturacak.