19 Mayıs 1919 Türkiye Cumhuriyetinin Samsun’dan başlayarak ilk adımlarının atıldığı tarihin en önemli dönüm noktasıdır. Sadece Türk milletinin değil, insanlığın tarihini değiştiren bu ilk adımları atan Gazi Mustafa Kemal,’in ‘’İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik geçici Mustafa Kemal… İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni yaşam ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim girişimlerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. ‘’ sözü ile başlamak istedim. Çünkü sözü bize, biz gençlere. Anlamak isteyene çok şey ifade ediyor aslında. Onun girişimlerini kendi mevcudiyetimiz için korumamız, yaşatmamız ve sahip çıkmamız gerektiğini vurguluyor.
İçerisinde bulunduğumuz bu Cumhuriyet rejiminin ne zorluklarla kazanıldığını bilmek her Türk gencinin görevidir diye düşünüyorum. Bugün Mustafa Kemal Atatürk’e Cumhuriyet genci olarak hatta bir Cumhuriyet kadını olarak ne kadar çok şey borçluyuz bunu bilmek, farkında olmak gerek. Bu günlerde oldukça gündemimizde olan ‘’oy kullanma, seçme ve seçilme hakkı’’ bile Cumhuriyet öncesi yalnızca erkeklerin kullanabildiği bir ayrıcalıktı. Günümüzde sahip olduğumuz birçok şeyin bir günde kazanılmadığını oldukça zorluklarla elde edildiğinin farkında olmalıyız. Oy vermek, mecliste bulunmak, eğitimde eşitlik bunlardan yalnızca birkaçı.
Ülkemizi ve insanımızı ayrıcalıkları itibariyle batı ülkelerinden bile ileriye taşımış bir liderdir Atatürk. Örnek olarak kadınlara Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve 1926 Medeni Kanunu ile geniş haklar tanınarak tüm dünya ülkelerine demokrasi dersi verilmesini gösterebiliriz. Bu yüzden hiçbir siyasi rejim ya da lider bu hakların sınırını aşamaz, ihlal edemez.
Atatürk’e göre gençlik asla yaşla bağdaştırılmamalıdır. Zaten bundandır ki gençliğe verdiği önemi şu sözüyle açıklamıştır. ‘’Benim anladığım gençlik bu inkılabın fikirlerini ve ideolojilerini benimseyip gelecek nesillere götürecek kimselerdir. Benim nazarımda yirmi yaşında bir yobaz ihtiyardır; yetmiş yaşında bir idealist kuvvetli bir gençtir.’’
Gerek zihnimizle gerek bakış açımızla Cumhuriyet gencine yakışır bir biçimde davranmamız gerek. Biz gençler Büyük Önder Atatürk’ün bizde gördüğü o ışığı yaşatmalı tüm elde edilmiş haklarına sahip çıkmalı ve bugün sahip olduğumuz her şey için ecdadımızla gurur duymalıyız.
Mustafa Kemal Atatürk tüm dünya için yalnızca bir siyasi lider olabilir ancak Türk Milleti için siyasi liderden çok daha fazlasıdır ve öyle de olmalıdır. Yalnızca Türkiye Cumhuriyetini kurmakla kalmamış, 57 yıllık ömrüne 11 savaş, 24 madalya, 7 nişan, 13 kitap, 1 ülke ve milyonlarca özgür insan sığdıran büyük bir asker, siyaset ve devlet adamı olarak kendinden sonra gelecek olan tüm nesiller için unutulmaz bir ecdat ve ilham kaynağı olmuştur.
Biz gençler, reformlarıyla, inkılaplarıyla, görüşleriyle, zaferleriyle, ideolojileriyle bize büyüklerimiz nasıl aktardıysa gelecek nesillerimize Atatürk’ü anlatmaya, tanıtmaya ve sevdirmeye öyle devam edeceğiz. Sınırları Atatürk ve silah arkadaşları tarafından çizilmiş bu vatan topraklarında onların ideallerine ters düşen hiçbir akım yeşermek imkânı bulmamalıdır. Cumhuriyet gençleri, kadınları, çocukları olarak esasen ilk görevimiz budur.
Ne mutlu Atatürk’ü anlayıp aktaran tüm nesillere. Ne mutlu kendini Türkiye Cumhuriyeti’nin bir neferi olarak görenlere, Ne mutlu Türküm diyene!