Sizde de oluyor mu bilmiyorum ama ben çoğu zaman kendimi bir dizi sahnesinde gibi hissediyorum. Etrafımda yan roller ve ben ise hem senarist hem yönetmen hem de başrolüm..
Çoğu zaman hayatımı böyle değerlendirmek bana çok da iyi geliyor doğrusu. Çünkü dışarıdan kendimi, kararlarımı ve seçimlerimi daha objektif gözlemleyebiliyorum. Hatta bazen öyle anlar oluyor ki, sanki kamera bana doğru yavaşça yaklaşırken fonda iç sesim devreye giriyor. Ne söyleyeceğimi, ne yapacağımı bilmiyorum ama sahne akıyor, durmuyor. Ve işin garibi, bu belirsizlik bile senaryonun bir parçasıymış gibi geliyor.
Kendimi bildim bileli bir şeylerin kontrolümde akması beni rahatlatmıştır. Belki de bu yüzden hayatı bir kurgu gibi görmek, bana kontrol hissi veriyor. Daha olması gerektiği gibi ilerlediğini düşündürüyor çünkü.
Tabii her sahne parlak ışıklarla aydınlatılmış değil. Kimi zaman zorlu arka planlar ile çekiliyor; ne dediğim anlaşılmıyor, kimsenin ne hissettiği belli değil. Ama yine de, hikâyenin içinde olmak, bir izleyici değil de aktif bir anlatıcı olmak güç veriyor bana. Sonuçta her yeni gün, senaryoya eklenen bir sahne...
Ve ben hâlâ yazmaya devam ediyorum.
Herkese mutlu günler..