CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile 21. Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi her iki kurultay hakkında da ‘Mutlak Butlan’ kararı verdi. MHP lideri Bahçeli, daha 15 gün önce CHP’nin karıştırmak ve bölünmek istediğini açıklayarak, bu işin yapılmaması gerektiğini söylemişti. Butlan kararından sonra, bana göre CHP’lilerin tümü yanlış tartışıyor. İlk etapta Eskişehir’de dahil 40 il başkanının değişimi gündeme geldi. Kılıçdaroğlu, işe genel merkezin üç avukatını görevden alarak, işe başladı.
İKİ GENEL MERKEZ OLDU
Mahkemenin kararından sonra, biri Kılıçdaroğlu’nun çalışma ofisi diğeri ise CHP’nin mevcut genel merkezi olmak üzere parti karpuz gibi ortadan yarılarak, iki genel merkez ortaya çıktı. CHP’de herkes birinin arkasından konuşmaya başladı. Herkes bir tarafından çekerse, ip kopar. Devlet Bey devreye girmek zorunda kaldı. Uyarılarına devam etti. Kılıçdaroğlu şimdi ikinci hamle olarak, Eskişehir ile birlikte 40 ilin il başkanını değiştirecek. Sabah, düşündüm. Talat Yalaz’ın yerine acaba kim atanır?
Bir süredir Kılıçdaroğlu ile görüşmek için, 15 gün beklemek gerekiyormuş. Eskişehir’den görüşmeye gidenler söyledi. Eskişehir’den de çok giden vardı. Koca Çınar grubu şimdi kendini gösterecek. Kural şudur, “Partiyi kim kontrol ederse geleceği de o kontrol eder”.
Kılıçdaroğlu’nun eylem planı şu şekilde olacak. Genel merkez avukatları değişti. Resmi yazışmalar Kılıçdaroğlu’nun kontrolüne geçti. Ardından il başkanları değişerek, örgütler kontrol edilecek. Daha dar ve kontrollü sistem gelecek. DSP’nin Ecevit dönemindeki sistemi gibi bir durum ortaya çıkacak. Üyelikler genel merkez tarafından yazılacak. Merkez Yürütme Kurulu da, 7 kişiye inecek.
ÜYELİKLER İPTAL
Yargılanan veya tutuklu CHP üyelerinin, üyeliklere askıya alınacak. İmamoğlu’nun da üyeliği askıda olacak. Aklanan partiye dönecek denilecek. Kılıçdaroğlu, bir süre çalışma ofisinden işleri yönetecek. Sonra genel merkeze geçecek.
ARINMA KONUŞULACAK
CHP’liler bu dönemde, en çok ‘arınma’ lafını konuşacaklar. Parti içerisinde tartışma yaratan isimler, bir bir tasfiye edilecek. Kısacası, CHP içerisinde yeni bir iç hesaplaşma dönemine giriyor.
HOCA DEVREYE GİRMELİDİR
Kemal Kılıçdaroğlu döneminde, Yılmaz Büyükerşen çok değer görürdü. Kılıçdaroğlu, Büyükerşen’i partiye katarken, kendisini Ankara’ya çağırmamıştı. Töreni Eskişehir’de yapmıştı. Şimdi parti değiştirenler için tören Ankara’da yapılıyor. Özgür Özel de, Yılmaz Hoca’yı bütün belediye başkanlarını öğretmeni olarak ilan etmişti. Daha sonra bu konuda bir ilerleme görülmedi. Hatta Yılmaz Hoca’yı son yerel seçimde aday göstermeyen de Özgür Özel oldu. Yani, her iki genel başkanla da Yılmaz Hoca’nın bir hukuku var. Yılmaz Hoca’yı yaşını öne sürerek, aday yapmayan Özgür Özel, yine de onun istediği kişileri Eskişehir bölgesinden belediye başkan adayı gösterdi. Şimdi, Yılmaz Hoca, Kılıçdaroğlu ve Özel arasında arabulucu olarak görev yapabilir. Yapmalıdır. Partide de sözü de dinlenir. Ayrıca, sonbahardan itibaren Eskişehir’de bazı gelişmeler yaşanacak. Bunlara ve yapılacak erken bir genel seçimde listelere müdahale gücüde ortaya çıkmış olur. Bizde kendisine yardımcı oluruz.