Bizim dönemin gazetecileri önceki gün kaybettiğimiz Tümgeneral Fazıl Aydınmakina’yı yakından tanır. Tümgeneral Aydınmakina, Hava Kuvvetleri bünyesindeki Eskişehir’de başarılara imza atan 1. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı yaptı. Bizde, Türkiye’nin gözbebeği merkezden haberler yapardık. Göçlerle 13 yaşında Bulgaristan’dan gelen Aydınmakina’nın hayatı başarılar ile doludur.
1950-1951 Bulgaristan’dan Türkiye’ye onbinlerce Türk’ün yaşadığı göç hikayesi var. 1951 bizim ailenin de, Eskişehir’e 1000 kilometrelik bir göç hikâyesi vardır. Türkler Varna’dan kalkan tren ile aylarca devam eden göçü yaşamışlardır. Tren Bulgaristan’dan Edirne’ye göçü taşımıştır. Edirne’ye gelen Balkan Türkleri burada Tarım İl Müdürlüğünün bahçesinde işlemlerini tamamlayarak, Türkiye’nin dörtbir tarafına dağıldılar. Türkiye’nin kalkınmasına katkı da bulundular. Tesadüf bu ya, hem tümgeneralin ailesi, hem de bizim aile Eskişehir’e yerleşti. Balkan ve sonrada Kırım’dan ve Kafkasya’dan gelen Türkler ile ileri bir şehir konumuna gelen Eskişehir’in hızlı gelişimi tesadüf değildir.
HAVACILIĞA HİZMET
Bu şehirde Balkan Türk’ünün kimisi, tuğla ve kiremit sektörünü geliştirdi. Kimisi kovalı sobayı Türkiye’ye tanıttı. Aydınmakina’da Türk havacılığının gelişmesine katkıda bulundu. Onun ciddi bir katkı oldu. Türk havacılık endüstrisine uzun yıllar hizmet etti. Nükleer enerji konusunda dünya çapında başarılı çalışmaları var. Amerika’nın Michigan üniversitesinde eğitim gördü. Eğitim hayatından general olmasına rağmen kopmadı. 77 yaşında bile Osmangazi Üniversitesinden yeni bir diploma aldı. Birkaç tane diploması vardı. İlk diplomasını da Bulgaristan’dan almıştı.
Havacılık Sektörü: Türkiye'de jet motoru ve uçak bakımı alanında pek çok ilke imza attı. 1. Hava Bakım Merkezinin mühendis kökenli ilk komutanı oldu. Askeriye de görevi bittiğinde, ülkeye hizmete devam etti. Eskişehir’deki Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı genel müdürü oldu.
BALKANLARLA İLİŞKİSİ
Havacılık ve mühendislik nasıl Fazıl Aydınmakina’nın nasıl tutkusuysa, Balkanlarda tutkusuydu. Anadolu’dan giden ataları, 500 yıldan fazla Tuna nehrinin kıyısındaki, Eskişehir’e 1000 kilometreden uzak Rusçuk da yaşadı. 500 yıl sonra da, Anadolu’ya tekrardan dönüş oldu. Tuna boylarında Türklüğü temsil ettiler. Kendisini son kez iki yıl önce ESKİ de daire başkanı olan kızı Didem’in nikah töreninde görmüştüm.
Tümgeneral Aydınmakina doğduğu Balkanlara ilgisi tüm hayatı boyunca devam etti. Kendisinden sonra Balkanlara torunlarının ilgisinin devam etmesini istiyordu. Balkanlar konusunda Atatürk gibi düşünüyordu. Bir asker olarak, Türkiye’nin savunmasının Balkanlar ile Kıbrıs’tan başladığını düşünüyordu. Birkaç yıl önce torunlarının kendinden sonra balkanlar ile bağlantılarının sürmesi için bir adım attı.
TEK BAŞINA BALKAN SEFERİ
İstanbul’dan Rusçuk’a giden otobüse bindi. Doğduğu toprakları asker gözü ile bir kez daha görmek istiyordu. Yakınlarını görecek ve torunları ile bunların bağlantısını sağlayacaktı. Çünkü ailede 70-80 yıllık Balkanlar ile bir kopuş vardı. Bizim ailede de aynı kopuş oldu. Göçten 70 yıl sonra bağlantıyı yeniden sağlayabildim. Beni, Balkanlarda ne sürprizler karşıladı. 2000’li yıllardan sonra, Balkanlardan göç eden Türklerin tekrar Balkanlar ile bağlantısı başladı. Rusçuk a giden tümgeneral Aydınmakina’nın 13 yaşındaki yıllara geri dönmesi, rahatsızlanmasına neden oldu. Geldiğinde İstanbul’da kalbine müdahale edildi. Sağlığına kavuşunca tekrar Balkanlara gitmek istedi. Bu kez, amansız başka bir hastalık ile karşılaştı. Artık, Balkanlar ile bağı torunları kuracak, balkanlarla ilişkiler iki çocuğu ile torunlarına emanettir. Çünkü Balkanlar ile bağ Atatürk’ten kalan bir vasiyettir. Atatürk, kalbinin yarısı Sofya’da kaldığını söylemiştir. Büyük komutana, ülkemize değerli katkılar da bulunan Aydınmakina’ya bugün veda edeceğiz. Mekanı cennet olsun.