Geçtiğimiz günlerde Eskişehir’de çeşitli kuruluşların katkıları ile Eskişehir Sempozyumu yapıldı. Eskişehir ile ilgili pek çok konunun gündeme geldiği sempozyumda, Eskişehir’de üniversite düzeyinde turizm eğitimi veren kuruluşların Hocaları ise sempozyumda Eskişehir’in termal değerlerinin gündeme gelmediğini belirterek, çeşitli eleştirilerde bulundular.

Bu tür sempozyumlarının amacı da, şehrimizin bir adım daha ileriye gitmesi ve şehir olarak eksik yönlerimizin görülmesi, hedeflerin belirlenmesidir. Kimsenin bu tür etkinlikler konusunda kötü düşünmemesi gerekir. Eksikliklerimizi, yapamadıklarımızı göreceğiz ki, bozkırda açan çiçek olan Eskişehir daha da ileriye gitsin. Bir adım daha öne çıksın.

NEDEN GAZETECİLER Mİ?

30 yıldır belki bu hikâye anlatılmıyor? Ancak, Çarşı caminin çevresindeki termal özelikleri olan hamam ve binalar Anadolu Üniversitenin malıdır. Dönemin rektörü Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Anadolu Üniversitesi olarak termal konulu toplantı düzenler. Şehrin merkezi yerinde termal özellikleri olan hamamı da Anadolu Üniversitesinin malı yapar. Dahası da var. Üniversiteye bağlı Turizm ve Otelcilik okulunu da kurar. Eskişehir’de modern termal tesisini kurmak için çalışma başlatılır. O dönemin gazetecileri, yani 50 kadar yıl önce gazetelerde, Anadolu Üniversitesi Taşbaşı çarşısı ve Hamamyolu’nun çevresini kamulaştıracağı haberlerini yayarlar. Şehirde tepki oluşur. Devreye Ticaret Odası girer. Sonuçta, termal çalışmaları yatar.

Sonra ne olur. Termal olayına Afyonkarahisar ile Kütahya sahip çıkar. Bu iki ile turizm teşvikleri de devreye girerek, dev tesisler yapılır. Eskişehir’in daha güçlü termal suları birkaç küçük otelin hamamından akar. O dönemde kollar sıvanmışken, çalışmalar başarıya ulaşsaydı. Şimdi termal tedavi merkezimiz bile olurdu. Sonuçta, suçlu aramaya gerek yok. O dönem Eskişehir’de yaşayanlar geleceği görememiş demek daha doğru olacak.

GÜNÜMÜZE GELDİĞİMİZDE

Eskişehirli turizm hocası Prof.Dr.Rıdvan Kozak, termal zenginliklerimizi hatırlatarak, "Dünya'da ve Avrupa'da Türkiye'den daha sınırlı termal kaynaklara sahip ülkeler, turizm pastasından çok daha büyük pay alıyor. Türkiye ve onun şifalı termal şehirleri maalesef uluslararası alanda yeterince bilinmiyor. Şehir markalaşması bütüncül bir anlayışla ele alınmalı; tanıtım sadece otel ve tesislerin sorumluluğuna bırakılmamalıdır. Dünyada başarılı örnekler incelendiğinde bunun ne kadar önemli olduğu açıkça görülmektedir. "diyor.

ZİHİN VE BEDEN

Rıdvan Hoca, Eskişehir’deki termal sularının dünyada doktorlar tarafından reçete edebilecek özellikte olduğunun altını çizerek, Eskişehir’in ‘Zihni ve bedeni yeniden başlatan’ termal turizm merkezi olabileceğinin altını çiziyor. Termal tesisine ulaşım için bir de havaalanı olması gerektiğini sözlerine ekliyor.

AKLIMA ERİAD GELDİ

Rıdvan Hoca, Eskişehir Sempozyumda bunları söylediğinde aklıma Rüştü Şentuna geldi. İşadamı ve Eskişehir Rumeli İşadamları (ERİAD) dernek başkanı Rüştü Şentuna, Eriad olarak Kızılinler bölgesine termal tesis ve küçük bir havaalanı kurmak için proje yaptı. Birçok engel çıktı. 50 yıl önce de engel çıkmıştı. Bu engeller aşılır mı? Bu kez aşılır. Şentuna ve Eriad bürokrasiyi büyük ölçüde aştı. Hatta sivil havaalanları ile ilgili geçen hafta yeni düzenleme yapıldı. Resmi gazetede yayınlandı. Eriad bürokrasi nedeniyle adımları yavaşta olsa, yönetmelikleri filan değiştirilmesine katkı yapıyor. Hedefe az kaldı. Rıdvan ve diğer turizm hocalarımızın da dilekleri bir gün karşılığını bulur. Eriad ve Şentuna öncü olmuş olurlar, onları başkaları takip eder.