Hafta sonu Eskişehir ADD bir döneme damga vuran önemli bir konuğu ağırladı. Tüm Türkiye’nin yakından tanıdığı özel bir üniversitenin kurucu rektörü, 2011 yılında Eskişehir milletvekili olan Prof. Dr. Süheyl Batum’u ağırladı. Batum, bir dönem TBMM de temsil ettiği Eskişehir’de bu kez panele katıldı. Batum’u herkes İstanbul’dan milletvekili olmasını beklerken, gazeteniz 2 Eylül’ün de haberleri gerekçe gösterilerek, Eskişehir milletvekili olarak kendisini buldu.

Özel bir üniversitenin kurucu rektörü ve daha sonra aynı üniversitenin hukuk fakültesi dekanı olan Prof. Dr. Süheyl Batum, kendisini geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Eskişehir’in eski milletvekillerinden Hüsamettin Cindoruk tarafından merkez bir sağ partinin genel başkanı olmasını isteniyordu. O CHP’de siyaset yapmaya karar verdi. Kılıçdaroğlu döneminde partinin en üst yönetiminde göreve getirildi. CHP’nin sözcüsü oldu. Bir dönem her akşam televizyon kanallarında görülen Süheyl Batum İstanbul’dan milletvekili adayı olacaktı. Partinin İstanbul’da yaptığı anketlerde üç bölgede de birinci sırada çıkıyordu. CHP’nin de ekran yüzünü temsil ediyordu. Sonuçta, Eskişehir’den milletvekili oldu.

BİR ANDA ESKİŞEHİR LİSTESİNE KONULDU

CHP’nin ulusalcı kanalını temsil ediyordu. CHP’de o dönemde ulusalcı kesimi temsil eden 3’ü kadın milletvekili bir de Süheyl Batum vardı. O dönemde meclisteki tüm partiler, yeni bir Anayasa yapmak ve Anayasa’dan Türk kelimesini çıkarmak istiyorlardı. Komisyonda CHP’nin temsilcisi olan Batum ne kendi partilerine ne de komisyondaki diğer partilere bu konuda geçit vermiyordu. Bugün mecliste tartışılamayan ‘Türklük’ kavramı o zaman tartışılıyordu. Anayasa’dan da çıkarılabilse, her şey hallolacaktı.

LİSTEYİ HOCA YAPIYORDU

Süheyl Batum daha sonra ADD’de genel başkanlığı da yaptı. 2010 yılında Eskişehir’de kapalı spor salonunda yapılan ve büyük ilgi gören Anayasa konulu toplantıya da konuşmacı olarak katılmıştı. O dönemki ADD Eskişehir Şube Başkanı Azmi Kerman da CHP’den milletvekili adayı olmak ve liste de iyi bir yerde yer almak istiyordu. Kazım Kurt ve Gaye Usluer de adaydı. Bende ADD’nin o yıllarda değişmez ikinci başkanıydım. Yılmaz Hoca’ya rağmen Azmi Kerman’ı listeye nasıl yazdıracaktık. Bizim gözümüz listenin ikinci sırasındaydı. Yılmaz Hoca ise, ikinci sırayı Kazım Kurt’u yazmak istiyordu.

BİR YOL VARDI

Azmi Kerman 1970 yıllarından bu yana CHP Eskişehir yönetimlerinde çalışmış, sosyal demokrat çevrede iyi biliniyordu. Ben, ADD ve Azmi Kerman taraftarlarına bir yol olduğunu söyledim. O da Süheyl Batum’un Eskişehir listesinin başına gelmesini sağlamaktı. Süheyl Batum ve çevresi bu düşüncelerime karşı çıktı. Yanıldıkları bir şey CHP’de her zaman olan kavga ve Süheyl Batum’u İstanbul dışına çıkarılmasını düşünüyordu. İlk önce Süheyl Batum’un Eskişehir’e gelebileceğine ilişkin haberi 2 Eylül gazetesi ile temsilcisi olduğum İstanbul gazetesinde yaptım. Türkiye bir anda Süheyl Batum’u konuşmaya başladı.Süheyl Batum’u Kılıçdaroğlu’nun kurmay heyeti ile de partinin genel merkezinde görüştüm. İnsanların nasıl milletvekili adayı ve milletvekili olduklarını gözlemledim. Kılıçdaroğlu benim kulis ve haber çalışmam sonucunda “Eskişehir seni çok seviyor” diyerek, Süheyl Batum’u Eskişehir birinci sırasına koydular. Geri kalan listeyi yine Yılmaz Büyükerşen yaptı. Kazım Kurt’u ikiye, Gaye Usluer üçe konuldu. Azmi Kerman’a dördüncü sıra kalmıştı.

İKİ MİLLETVEKİLİ

Eskişehir CHP listesinden o dönem Süheyl Batum ile Kazım Kurt milletvekili seçildi. Seçimlerden çok sonra, bir toplantıda Eskişehir’in gazetecileri Yılmaz Hoca’ya Kazım Kurt’u ikiye sıraya yazdığını söylemeleri üzerine, hoca Kurt’un eski CHP’li olduğunu söyledi. Yani, torpilinin kendisi olduğunu söylemek istedi. Gazetecilerin iddialarını kabul etmedi. Ben ısrar edince de, şehrimiz gazetecilerine” Süheyl Batum’dan şikayeti olan Can’ı bulacak” dedi. Batum o dönemde Anayasa isimli kitap yazdı. Kitabı ban imzalarken, Eskişehir’e nasıl geldiğini yazdı. Kitabı imzaladı ve bana verdi. Süheyl Hoca eleştirilebilir. Ancak, Türklüğün Anayasa’dan çıkarılmasına milletvekili yaptığı dönemde izin vermedi. 3 kadın milletvekili ve diğer milletvekilleri ile sürece direndi. Bir daha da milletvekili yapılmadı.