Yıllarca odanın emekçiliğini yaptıktan sonra, son kongrede Lokantacılar ve Kasaplar Odası başkanlığına seçilen Murat Arnik, hayvan yetiştiricisinin yada başka bir deyişle et üreticisinin kazanamadığını belirterek,” Hayvancılık milli meseledir Sahipsiz bırakılamaz ” diyor. Kırmızı et sektöründe de kriz olduğuna dikkat çekiyor.

Oda başkanı olarak konuşuyor. Beyaz et sektöründe krize ise bakanlık el koydu. Bir kısmını yabancı kuruluşlarının satın aldığı beyaz et sektöründe, sektörün önemli kuruluşlarına kayyum atandı.

KAMPANYALAR BAŞLADI

Kayyum atanmasından sonra beyaz et fiyatlarında kampanya başladı. Eskişehir’de de çok sayıda market kampanyalı beyaz et satışına geçti. Bir ara bende Sivrihisar’daki köyümüzde boş alanlarda beyaz et üretimi yapmıştım. O zamanlar üreticilerin kurduğu Köy-Tur vardı. Bizim olan büyük kuruluşları sattık. Ya da zarar ediyor diye kapattık. Ankara’dan Karsa karayolu ile giderken, hayvan sürüleri nedeniyle karayolunda ulaşım kesintiye uğrardı. Karayoluna çıkan hayvan sürüleri, zor yoldan çıkarılırdı. Et balık kurumunun önemli mezbahaları vardı. Biri de Eskişehir’deydi. DYP-SHP koalisyon döneminde özelleştirildi. Bugünkü zorluğu Murat Arnik, Eskişehirliler adına gündeme getiriyor.

HERŞEY DEĞİŞTİ

Günümüzde tekeller fiyatları anlaşıp yükseltebiliyor. Yerli üreticilerin çoğunlukta olduğu yıllarda bir civciv 75 gün beslendikten sonra kesilirdi. Şimdi bu rakam bugün 42 güne indi. Yani, her şey değişmiş oldu. Gıda da sağlık konusu da bu gelişmeler karşısında başladı. Kesim günü kısılması ticari sır olarak saklanıyor. İsrail kuruluşları civciv yetişmesini kısalttığı gibi, tohumsuz domates, biber gibi ürünler yetiştirmeye başladılar. Yerli tohumun önemini yeni yeni anladık. Tavukta da yerli, kuru yolum gibi üretim çeşitleri bu nedenle başladı. Kapitalizmden uzaklaştıkça, insanlar daha mutlu oluyor.

ESKİŞEHİR NEDEN İDEAL

Anaç sürülerin ebeveynlerinin yumurtaları yurt dışından getirilip burada üretilir.

Sadece erkek civcivler etlik olarak yetiştirilir. Dişiler yumurtadan çıkar çıkmaz seçilerek itlaf edilir.Et tavukçuluğu teknik olarak yüksek rakımlı yerlerde yapılmaz. Firmaların Eskişehir yöresini seçmesi Ankara’ya giderken yolun kıyılarında büyük firmaların kanatlı çiftliklerini görmemiz boşuna değildir. Yemlerin çoğu da ithal edilir. Hakkında işlem yapılan 13 firmanın, sektörün yüzde 80’ini oluşturduğu belirtilmektedir. 2,5 milyon tonluk tavuk eti üretimiyle Türkiye, dünyada üretimde sekizinci, ihracatta yedinci sıradadır. Brezilya , ABD ve Çin üretimde ve ihracatta başta gelmektedir.

TÜRKİYE KENDİNE YETER

2025 yılında 2,7 milyon ton tavuk eti üreten Türkiye, kendine yeterlidir. Kırmızı et ve süt ürünlerinin aşırı derecede pahalandığı dönemde tavuk ve balık eti özellikle dar gelirlilerin hayvansal protein ihtiyacını karşılamak açısından önemlidir. Kırmızı et ile beyaz et bir birine rakiptir. Rakip ürünler arasında çapraz esneklik vardır. Kırmız et pahalandığında tavuk etinin de onu izlemesi doğaldır. Yani, tavuk eti fiyatı kontrol altına alınırsa kırmızı ette düşecek. Ülkenin gelecek nesillerinin iyi yetişmesi için, çocuklar iyi beslenmelidir.

ENDİŞE VAR

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, kırmızı et sektöründe yaşanan krizin artık yalnızca fiyat artışı sorunu olmaktan çıktığını, üreticiden kasaba, kasaptan vatandaşa kadar tüm zincirin alarm verdiğini belirterek hükümete acil ve kalıcı çözüm çağrısında bulundu.

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, vatandaşın alım gücündeki düşüşün sektör üzerinde ağır bir baskı oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: ”Vatandaş artık kilogramla değil, gramla alışveriş yapıyor. Kasap tezgâhında ürün var ama vatandaşın cebinde para yok. Üretime destek olması gereken sistem, maalesef üreticiyi daha başlangıçta borç yüküyle karşı karşıya bırakıyor.” Umarım çözümü buluruz.