Suyun manevi gücü son yıllarda oldukça çalışmalar yapılan bir konu olsa da kökü medeniyetler başlangıcına kadar dayanmaktadır. Yıkanmak tarih boyunca yalnızca temizlik düşüncesiyle yapılan bir eylem olmamıştır. Suyun manevi ve koruyucu özelliği olduğuna inanılarak temizlenmenin yanı sıra arınma amacı güdülmüştür. Zaten bundan sebeptir ki birçok toplum tapınaklarını su kenarlarına yakın yapmıştır. Suyun koruyucu olduğuna dair bir inanca örnek olarak Hristiyanlıkta kutsal su denilen suda yıkanarak tüm günahlarından arındıklarına dair inançlarını verebiliriz
Hamam kültürünün ilk olarak ortaya çıktığı toplum Dravidlerdir. Dravidler, Orta Asya’dan Hindistan ve çevresine göç etmiş olan Türklerin oluşturduğu bir topluluktur. Bu durumda hamam kültürünün kaynağı Türklere dayanmaktadır diyebiliriz. Hatta örnek olarak bu kültürel mirası bize bırakan Osmanlı Devletini verebiliriz. Şunu da belirtmeden geçmeyeyim bu topraklarda uzun bir süre yaşamış olan Roma imparatorluğunun da hamam kültürünün Osmanlıya aktarımı adına ciddi etkileri söz konusudur.
Osmanlı da suya maneviyat ve temizlik inancını yükleyen toplumlardan biriydi. Mesela şu an tüm dünyaca beğenilen ve turizm sektörümüze katılmış olan hamamlarımızın temeli Osmanlı tarafından yüzyıllar önce atılarak tüm dünya çapında tanınır ve bilinir hale gelmesini sağlamıştır.
Günümüzü değerlendirdiğimizde hamam kültürünün popülerliği azalsa da önemini asla yitirmeyeceğini söyleyebiliriz.
Belli başlı adetleri yaşatmak için kullanılan hamamların özellikle perşembe günleri ve arife günleri dolup taşmasına en somut örnek olan sosyalleşme isteğidir. Bundandır ki gelin hamamları, kırk hamamları, loğusa hamamları, arife günü gidilen bayram hamamları organize ederek sosyalleşme isteği güdülmüştür. Nitekim de öyle olmuştur.
Yer altından çıkan sıcak su kaynağı farklı kaplıca farklıdır ve Eskişehir bu iki bağlamda da oldukça zengindir. Her iki türlü de şifa ve güzellik verdiği bilinen hamamlarımız kültürel olarak sahip çıkılması gereken ve sürdürülmesi gereken bir kültürdür. Belediyemiz de bu kültürü yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak adına Türkiye’de bir ilk olarak 2022 yılında Hamam Müzesini açtı. Hamam kültürümüzün yaşatılması gereken geleneklerimizden olduğunu düşünüyorum ve bu kültürümüzü daha yakından tanımanız ve bilmeniz adına herkesin bu müzeyi ziyaret etmesini öneriyorum.