Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadın hakları çerçevesinde kesinlikle bir odak noktasıdır.
Kadınların yüzyıllardır süre gelen hak mücadele ateşini 1800’lü yıllarda ABD’de 40.000 kadın dokuma işçisi yaktı. Bir tekstil fabrikasında başlattıkları grevde çıkan yangının sonucunda 129 kadın can verdi. Bu derinden sarsıcı olayın tarihi ise 8 Mart 1857’ydi.
Kadınların hak mücadelesi yüzyıllardır var ve istedikleri yalnızca daha iyi koşullar ve eşit şartlar. 1857 yılında o fabrikada çıkan yangında can veren kadınlar tüm hakkını aramış, arayan ve arayacak olan kadınlara artlarında bir kıvılcım bıraktılar. Bu olayın 53 yıl sonrasında 1910 yılında Danimarka'da toplanan Uluslararası Sosyalist Kadınlar konferansında alınan kararla 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılması belirlendi.
Bu durumda kadınlar günü hakkını aradığı grevde canını veren 129 kadınının anısına 8 Mart 1857 yılından tam 54 yıl sonra ilk defa dünya çapında anıldı. 1921 yılında ise yine bir Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda günün adı "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olarak değiştirildi.
Bunlardan bahsetmek istedim çünkü birçoğumuz bu günde kadınlara hediye, çiçek vs alınması gerektiğini düşünüyor ve gerçek anlamını bilmeden kutluyorlar. Aslında bir yerde kutlama olabilir belli düzeyde haklarımızı eskiye nazaran daha fazla alabildiğimiz için ancak diğer yerden de anma günü olarak bilinmelidir. Çünkü yüzyıllar önce kadınlar sırf daha iyi şartlarda çalışmak istediler diye yangında ölüme terk edildiler. Kökleri işçi haklarına kadar dayanan bu günün anlamını bilmeli ve düşüncelerimizi ona göre geliştirmeliyiz diye düşünüyorum.
Dünya Sağlık Örgütü'nün 2021 yılında yayınladığı bir rapor, dünya genelinde neredeyse her üç kadından birinin yaşamı boyunca fiziksel veya cinsel şiddete maruz kaldığını ortaya koydu. Kadınlar bir yandan haklarını almaya çalışırlarken bir yandan da şiddetin acımasız birçok haliyle savaşmak zorunda kalıyorlar…
Kadın, kendini kendinden doğurabilen bir varlık..
Kadın, din ile, çarşafla, yazılı/sözlü kanunlarla karanlık zihinlerdeki odalara hapsedilmek istenen bir güneş..
Kadın, yüzyıllar boyu kocasının dizinin dibiyle yavrusunun başucu arasına sığdırılmaya çalışılan, oysa yerle gök arasındaki boşluğa sığmayan biri..
Kadın tüm sıfatların ötesinde kendini dilediği gibi tanımlama özgürlüğü olan ve "BEN NEDEN SİZİN OLMAMI İSTEDİĞİNİZ BİRİ GİBİ OLAYIM Kİ" sözünün en çok yakıştığı varlık.
Emeğinin karşılığını almayı isteyen ve bu hak mücadelesinde can veren tüm kadınlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Her gün kendi kalbinden yeniden doğan, gücünü yalnızca kendinden alan. Eliyle, emeğiyle, ürettiğiyle çoğalan ve çoğaltan tüm emekçi kadınlarımızın gününü de en içten dileklerimle kutluyorum.
Dünyayı daha yaşanılabilir kılan tüm kadınlar, kadınlarımız.. İyi ki varsınız..
Herkese güzel ve umutlu günler..