Birkaç ay önce Türk-İş Başkanı Ergün Atalay uyarı da bulunarak, “Önemli olan zamların durmasıdır. Durmazsa artışın anlamı olmaz” demişti. Şimdi ülkemizdeki sabit gelirliler, maaşlarına zam istemediklerini, çarşı ve pazarda sürekli olarak fiyat artışlarının durdurulmasını istediler.
Dün şehrimizdeki bir kadın gazeteci arkadaşımız yazmış” Eskişehir’de Büyükerşen-Hatipoğlu gerginliği kimsenin umurunda değil. Kenar mahallerdeki kahvelerde bile çay 10 lira olmuş. Hemşerilerimiz, Hamamyolunda 1 TL’lik çayın peşindeler”
Kadın gazeteci arkadaşımız, sosyal medya hesabından olayı net olarak ortaya koymuş. Türk-İş Temmuz ayı verilerini açıkladı. Gidişat açıkça görülüyor. Arkadaşımızın yazdıkları doğrulanıyor. Her şeyden önce mutfaktaki enflasyon çift haneli olduğu görülüyor. Yüzde 12.38’e geliyor. 12 aylık ortalama düşünüldüğünde en iyi enflasyon rakamı 107 dir. Yani, aylık iki haneli olan enflasyonun yıllık hesaplaması ile üç haneli rakama çıkıyor. Türk-İş’in saptamasına göre, açlık sınırı 11 bin 658 liraya yükselirken, yoksulluk sınırı ise 37 bin 974 lira olduğu tahmin ediliyor. Bir bekar yurttaşımızın da yaşama maliyeti 15 bin lira civarında olduğu düşünüyor. Merkez Bankası bile enflasyon hesaplarını değiştirdi.

HESAP ORTADA
Belediyelerimiz çalışanlarına yüksek oranda zam yapmak için çaba gösteriyor. Hatta bu konuda aralarında bir yarış olduğu da görülüyor. Ancak, enflasyon canavarı gerçek canavara dönüştü. Emekliler ise toplumun en mağdur kesimini oluşturdu. Milyonlarca emeklinin maaşı 7 bin 500 Lira olduğu görülüyor. Yani, milyonlar ile sayıları ifade edilen bu kesim sıfır zam aldı. Umutlar Şubat maaşına kaldı.
Memur sendikaları kendi kitlerine çözüm arıyor. Ekonomide yaşanan durum dikkate ele alınarak, 2024 yılı için 3’er aylık zamlar öneriliyor. İktidar ise gelecek yıldan itibaren asgari ücrete bir kez zam yapmayı düşünüyor.

ÖZAL İCADIYDI
1980’lerde Özal döneminde Bilecik de işyerimiz vardı. Kendi yağı ile kavruluyordu. Özal ile birlikte hayatımıza KDV girdi. Fiyatlar bin anda yükseldi. Verginin tabana yayıldığı söylendi. 24 Şubat kararları Türkiye çapında çok sayıda küçük işletmenin kepenklerini kapatması ile son buldu. En kötü ekonomik çözüm, kazanandan vergi alınması değil. Herkesten vergi alınmasıdır. Şimdi, ÖTV’ mizde oldu. ÖTV ‘nin ortaya çıkması ile fiyat artışları da devam etmeye başladı. Petrol zamları, fiyat artışlarını tetikliyor. Dün semt azarına çıktım. Sebze ve meyve fiyatları kiloda 50 lira bandına yaklaştığını gördüm. Semt pazarlarında bile kilo’dan vazgeçildi. Tane dönemine dönüldü. Gidişat bellidir. Kadın gazetecinin dediği gibi iki Eskişehirli siyasetçinin çekişmesi ve de Alpu ovasına yapılmak istenen projeyi hala savunmaya çalışanları kimse dinlemiyor. Gözler maaşlarda ve Pazar fiyatlarında olmaya devam ediyor.

BÜYÜKŞEHİR’İN İŞİ BİLEN BÜROKRATI
Kurumlarımızda işi bilen bürokratların çalışmalarını elbette yakından takip ediyoruz. Bilindiği gibi Vergi Dairesi Başkanlığı çevre yolunda çalışmalarını sürdürüyor. En son olarak 1.5 yıl önce bizim yanlış olduğunu birkaç kez yazmamıza rağmen, Defterdarlık ve şehir içindeki Vergi Dairesi de, Vergi Dairesi Başkanlığına taşındı. Bu çalışmanın AK Parti’ye seçim kaybettireceğini de yazmıştık. Biz bunları yazarken il başkanlığı koltuğunda oturan hemşerimiz, tepki vermedi. Listeye giremedi. Milletvekili sayısı da 3’den ikiye düştü. Sonra ne oldu. Yanlışlığın farkına varıldı. PTT’nin binasına bir vergi dairesi açıldı.
Vergi Dairesi Başkanlığında yaklaşık 500 çalışan var. Her gün binaya işi için giden, hemşerilerimizi de düşünürsek, rakam binler ile ifade edilebilir. Büyükşehir Belediyesi’nin Ulaşım Daire Başkanlığı Odunpazarı bölgesinde yeni bir trafik düzenlemesi yapıyor. İşi uzmanı olmayanlar eleştirirken, Eskişehirliler heyecanla çalışmaları izliyor. Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanı Aytaç Ünverdi, çevre yolundaki Vergi Daire Başkanlığı binasına hem çalışanlarının hem de iş icabı gidenlerin yoğunluğunu düşünerek, 14 numaralı belediye otobüsünün hattını uzattı. Şimdi hem çalışanlar, hem de iş icabı gidenler bu durumdan memnunlar. Küçük bir olay olarak görülebilir. Ama karşılığı var. Memnuniyet önem taşıyor. Ünverdi çok dua aldı.