Sıcak havalar artık kendini göstermeye başladı..
Eskişehir birden bire öğrencilerin de memleketlerine gitmesiyle birlikte sakinledi. Ancak yine de trafikte ki araç yoğunluğu bir türlü azalmadı. Eskişehir’in en işlek caddeleri dikkatsiz sürücüler tarafından kazalara zemin hazırlar halde.. Hatta daha dün Mustafa Kemal Atatürk caddesinde bir kazaya şahit oldum. Motor sürücüsü hem dikkatsiz hem kasksızdı hem de ters yöne dönmeye çalışıyordu. Aslında bunlar bile kazanın nedenini açıklıyor..
Ama asıl sorun sonrasında insanların birbirlerine karşı tutumları. Agresif ve gerginlik ile birbirlerine karşı konuşmaları sorunun temelini gösteriyor..
Kimsenin kimseye tahammülü kalmamış. Maalesef ki bunu çok net görmüş oldum..
İnsanların sıcak havaların da etkisiyle daha bir dikkatsiz daha bir sabırsız, anlayışsız olduğunu düşünüyorum. İş yerlerinde, sosyalleşme alanlarında, parklarda, bahçelerde gözlemlediğim kadarıyla kimsenin kimseye tahammülü kalmamış durumda. Elbette tek nedeni havalar değildir. Geçim sıkıntısı, sosyal problemler, ailevi sıkıntılar vs vs bunlar da insanların tahammülsüzlüklerine başlıca örnekler olarak verilebilir..
Düşünüyorum da insanın mutlu olmasının yolu sadece ve sadece kolaylıktan geçmeli. Kimse sırf daha rahat bir hayat yaşamak için mutsuz olduğu bir işte çalışmamalı. Çünkü şöyle bir baktığımızda her şey kişinin mutluluğundan geçiyor. Kişi mutluysa işini daha kaliteli bir şekilde ortaya koyuyor. Kişi mutluysa sosyal ilişkileri daha iyi ve kuvvetli oluyor. Haliyle onunla iletişimde olan herkesi etkiliyor bu mutluluk..
Keşke elimizde sihirli bir değnek olsa herkesin sevdiği ve mutlu olduğu bir işte çalışmasını sağlasak. O zaman her şey daha adil ve daha güzel olabilirdi. Ama malum öyle bir imkânımız yok. Ya elimizde ki tüm imkânları kullanarak bir gün sevdiğimiz işi yapmanın düşüncesiyle mutlulukla çalışacağız. Ya da çalıştığımız işte mutlu olacak anlar yakalamaya çalışacağız..
Bu yüzden herkese zorlu hayat turnuvasında başarılar.. Mutluluklar..