Bu haftaya Cumhuriyet ile yeni bir yüzyıla merhaba diyerek başladık. Mutluyuz. Gururluyuz. Bizlere bu mutluluğu yaşatan başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatanımız için hiç düşünmeden canını veren bütün şehitlerimize, gazilerimize minnettarız. Cumhuriyet; Sonsuza doğru yürüyüşümüzü, özgürlüğümüzü, çağdaş olarak yaşamamızı bizlere sağlayan kendisine sımsıkı sarılmamız gereken önemli bir değerdir. Ben onun sayesinde varım. Onun sayesinde özgürce vatanımda yaşıyorum. Herkes gibi her şeyimi ona borçluyum.
Geçtiğimiz hafta ki yazımda İsrail-Filistin Savaşını, daha doğrusu İsrail vahşetini, katliamını konu alan bir yazı yazmıştım. 20 günü aşkın İsrail, gece gündüz Filistin’i bombalıyor. Hem de bütün dünyanın gözü önünde. Ablukaya alınan Gazze’de vahşet durmuyor. En modern silahlarla yapılan bombardıman altında hedef gözetilmeksizin cami, kilise, hastane, okul yakılıyor, yıkılıyor, yok ediliyor. İnsanlar, insanlık öldürülüyor. Yazıktır ki kendilerini medeni olarak tarif edenler de bu tarihin en kötü barbarlığına şahit oluyor ve seslerini dahi çıkartmıyorlar. Bölgemizde yaşanan bu vahşeti ve insanlık dramını görünce Cumhuriyete sahip olmanın ne büyük nimet olduğunu gerçekten çok daha iyi anlıyoruz.
29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet ile kazanılan değerler sonrasında modern bir ülke olduk. Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet birbirinden ayrı düşünülemez. Yokluktan Cumhuriyet’i kuran ve böylesine bir eseri bizlere armağan eden Mustafa Kemal Atatürk; Sadece savaş meydanlarındaki askeri dehası ile değil, devlet adamı misyonu ile bütün dünyanın kabul ettiği tarihe iz bırakmış ender liderlerden birisi olmuştur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk akıl, bilim, eğitim ile her zaman daima ileri dedi.
Hür doğduk, hür yaşıyoruz. Böyle bir şansa sahibiz. Ancak hürriyetimizi sürdürebilmek için artık bu acımasız dünyada topyekün daha fazla mücadele etmemiz, çalışmamız gerekiyor. İşte bu mücadele ruhunu bizlere veren, bizler için paha biçilemeyen bir eser olduğu için Cumhuriyetimizi seviyoruz.
Cumhuriyeti anlatmaktan öte, “Cumhuriyet olmasaydı neler yaşanırdı?” diye düşünmek de gerekir. Türkiye Cumhuriyeti 100 yaşında. İlelebet nice yüzyıllara diyoruz. Millet olarak haykırıyoruz; Sonsuza dek hürriyet ve yaşasın Cumhuriyet!