Seçim yaklaştıkça, gerginlikte artıyor. Erzurumda yaşananlar herkesi üzdü. Olay polisin üzerine atılarak, sorun çözülmüş sayılmaz. Siyaset ve ekonomi et ile tırnak gibidir. Birbirinden ayrılmaz. Tüm Türk yurttaşları, siyasette ve de ekonomide önlerini görmek istiyor. Herkes eçimi bekliyor. Herkesin dilinde şu 14 Mayıs bir geçsin. 14 Mayıs geçince ne olacak? Belki yeni sorunlar başlayacak. Meclis toplanacak, bakanlar kurulu açıklanacak. Yurttaşlarımız, hayatlarını devam ettirmek istiyorlar. Bunun içinde işlerine güçlerine bakıyorlar. Hayat pahalılığından ve yüsek enflasyondan yakınıyorlar. Kıyıya köşeye attıklarını korumak istiyorlar. Kötü gün için, kıyıya köşeye üç-beş kuruş atmak istiyorlar. Ancak, bu hayat pahalılığında bununda imkânı olmadığı görülüyor. Herkes, yağmurdan kaçarken, doluya tutulmamanın hesabını yapıyor.

PARTİLERDE GERİLİM
Partilerde gerilim en düzey çıktı. Herkes kazanmaya odaklandı. Ülkeye iktidarda gerekiyor. Ana muhalefet ve muhalefettinde güçlü olması demokrasi için kazanımdır. Seçmene yönelik vaatlerin haddi hesabı yok. Yurt dışından bulunan 300 milyar dolarlardan sözediliyor. Muhalefetlerde sınırı zorladı. İktidar her gün artan Euro ve doları bir noktada tutmaya çalışıyor. Borsa yatırımcıya güven vermesi için sürekli destekleniyor. Bir anlamda seçime kadar gün kurtarılmaya çalışılıyor. Seçimden sonra ne olacak? Yeni kabine ne yapacak. Sürekli Bulgaristan’a giden biri olarak kurun çok yüksek olması moralimi bozuyor. Ekonomi de karşılıklı Şimşek ve Babacan umut olarak sunuluyor. Bizler ise onları yönettiği ekonomiyi biliyoruz.
Küçük esnaf, küçük yatırımcı, yaşamak ve ayakta durmakta zorlanıyor. Ama ülkemizde ben kendimi bildiğimden bu yana küçükler her zaman kaybetti. Büyükler oturdukları yerden kazandılar.

EV ALMAK HAYAL
Bir arkadaşım ev almayı düşünüyor. Emlakçı ile anlaşıyor. Evi satmak isteyen kişi üç kez ev fiyatını değiştiriyor. Arkadaşımda o evi almaktan vazgeçti. Emlakçı emlak piyasasının soğan ve patates gibi fiyatları gibi oluştuğunu belirterek, herkesin alım ve satımda zorlandığını söyledi. Rakamlar çoğu kez dudaklarımızın uçuklamasına neden oluyor.
Kredi kartı sorunu ise toplum genelinde var. Herkesin kartı çok şişti. Gelen hükümetin bu konuda bir rahatlık ortaya koyması yurttaşlar ve ekonomi adına önem taşıyor. Dış ve iç borç stoğu da olabilir ölçüleri çoktan geçti. Ekonomide ihracatta kötü sinyaller veriyor. Dövizin yüksek oluşu, uluslar arası rekabeti engelliyor. Pembe tablolar çizerek seçime gidiyoruz. Acı gerçek güneşin balçıkla sıvanamayacağı gibi bir süre sonra önümüze acı reçete olarak gelebilir. Türkiye’nin 1980 ekonomik krarlarından sonra, periyodik olarak çok sık yaşadığı bütün ekonomik krizlerde acı reçeteyi hep bizlerin içtiğini unutmayalım.

***

Otomobil ilgi çekiyor

Eskişehir ilk Türk otomobilinin üretildiği şehirdir. Üç tane üretine ilk Türlk otomobili ‘Devrim’in ikisine ne olduğu bilen yok. Birini ise bereket saklamışlar. Bugün Devrim ile yeni gözdemiz TOGG’u yanyana koyup kıyaslıyoruz. Cumhuriyet’in ilanından sonra, uçak üretip yurtdışına satmışız. Batıcılık ve Atlantikçilik Atatürk’ün ölümünden sonra ülkeyi ne hale getirdi. Dün bakanımız Fatih Dönmez ile birlikte TOGG’da yanımıza geldi. TOGG ile fotograf çektirmek moda oldu. Bagaj dışında aracı inceledik. Japon ve avrupa’nın ürettiği pek çok model ile benzerlik hatta üstünlük gösteriyor. Ortalama bir aile otomobili olarak kabul ederiz. Fiyatı da ülke koşullarına uygun olursa, Türk insanı Japon ve Avrupa otomobilleri yerine TOGG’u tercih eder.