Tepebaşı Belediyesi’nin Eskişehirpor-Balıkesir maçı öncesinde Hava Müzesine koyduğu dev ekrandan haberim yoktu. Parkta ERİAD Başkanı Rüştü Şentuna ile buluşarak, Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti’nin 75. yıl nedeniyle düzenlediği toplantıya katılacaktık. Hava Müzesinde üç harfli marketlerde, yönetmen koltuğu kalmadığına şahit olduk.
Maç saatine yakın bir saatte gittiğim ERİAD tarafından yapılarak, Tepebaşı Belediyemize devredilen Hava Müzesinin girişindeki ilk banka iliştim. Çoluk çocuk aileler üstlerinde Eskişehirspor forması ile parka geliyorlardı. Parkın içine Eskişehirlilerin maçı izlemesi için dev ekran kurulduğunu gördük. Bazı hemşerilerimiz, belediyenin güvenlik görevlilerine ve birbirlerine üç harfli marketlerin nerede olduğunu soruyorlardı. Üç harfli marketlerden, maç seyretmek için yönetmen koltuğu adı verilen katlanır, koltuklardan alacaklardı. Koltuğunu alan kısa sürede parkı doldurdu. Belediye açsısından bakıldığında, iyi düşünülmüş bir organizasyondu.
ES-ES YAŞAM BİÇİMİ
Hava Müzesini dolduran hemşerilerimiz ile gurur duyduk. Gazetecilerin yaptığı önemli bir etkinlik daha öncede, ES-ES’in önemli bir maçı ile çakışmıştı. Kent sakinleri olarak ES-ES ile kaderimiz her zaman ortaktır. 30 yıl öncesinin Aydın Beğiter dönemindeki maçları hatırladım. Atatürk stadyumuna PTT den kendime özel telefon hattı çekmiştik. Maçtan önce açar, maç bitince kapatırdık. Bugün rahmetli olan spor yazarlarımız İslam Çupi, Orhan Aldinç o telefonu kullanırdı. Allah rahmet eylesin. Bilal Meşe, Zeki Çöl de o telefondan maç yazıları yazdırırdı. Daha kimler kimler. Efsane günler geride mi kaldı? Elbette hayır. Eskişehirspor o günlere geri dönecektir. Tom hocayı, Mitro hocayı unutmadık. Konya ‘ya tren kaldırdık. Eskişehir’de Konya’ya o gün gitmeyen otobüs kalmadı. Konya’daki maçlar nedeniyle o günler Eskişehir’de hayat durdu. Kent hayalet şehre döndü. ES-ES yaşam biçimdir. Eski başarılı günlerimize döneceğiz.
KULAKLAR MAÇTA
Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti’nin 75 yıl gecesi için salona vardığımızda, ilk önce Ahmet Ataç ile Yılmaz Büyükerşen ile karşılaştık. Yılmaz Hoca hemen bana “Senden önce geldim. Sen beraber gideriz deyince, geç kalmamayı dedim” dedi. Planımız hoca ile beraber gelmekti. Ataç, çok uzun kalamayacağını Hava Müzesinde kurulan dev ekranda, Eskişehirliler ile maçı izleyeceğini söyledi. Maç geceyi biraz vursa da, Türkiye genelinden 100’e yakın meslektaşımız, Eskişehir’deki meslektaşları ile buluştu.
Maç sonucunun elbette beğenmedik. Ama Balıkesir’i Eskişehir’de en az 2-0 sonuçla yeneceğiz. İşi dengeleyeceğiz.
İKİ ÖNEMLİ ŞAHSİYET
Cemiyet yönetimi Hüseyin Erbay ile Savaş Özaydemir’e kent halkı adına teşekkür ödülü verdi. Hüseyin Erbay’ın kurduğu koro yarım asrı devireli çok oldu. Biz Eskişehirli gazeteciler olarak Hüseyin Erbay’ı “ sanatçı fabrikatörü” olarak görürüz. Haberlerimi öyle yaparız. Birçok bestesinin yanı sıra, yüzlerce de sanatçı yetiştirdi. O akşam gecede sahne alan Ali Rıza Saltık da, Hüseyin Erbay Hoca’nın ilk öğrencilerindedir. O sahnedeyken, yan yana oturduğumuz Hüseyin Hoca, öğrencisi Ali Rıza Saltık’ın özelliklerini benim kulağıma anlattı. Savaş Özaydemir, uzun yıllar Eskişehir Sanayi Odası başkanı oldu. İki paket sigara parasına sanayiciye arsa verdi. Bugün Organize sanayi bölgemiz Türkiye’nin en büyük bölgesidir. Özaydemir’i takip eden ondan sonraki başkanlarda onu izlediler. Aynı çizgi devam etti. Büyükerşen de, hem plaket alırken, hem de dağıtırken, Eskişehir tarihinden örnekler verdi. Hafta sonu Eskişehir’de büyük turizm hareketi de vardı. Hafta sonunu Eskişehir başarılı bir şekilde geçirdi.