Eskişehirspor, Akşehir deplasmanından 3-0'lık net bir galibiyetle döndü. Altı maçlık deplasman galibiyeti hasreti sona erdi. Takım istediğini aldı, taraftar beklediği sonucu gördü. Ancak benim için bu maçın en önemli tarafı, üç puandan çok takımın ortaya koyduğu mücadeleydi.
Biga deplasmanında alınan 3-0'lık mağlubiyetin ardından hepimiz Eskişehirspor'u eleştirdik. Çünkü sahada ne istediğini bilen ne de şampiyonluk hedefini yansıtan bir takım vardı. Ardından Balıkesirspor karşısında gelen 7-1'lik galibiyet hepimize iyi geldi. Ancak asıl merak ettiğim konu, bu takımın aynı performansı deplasmanda gösterip gösteremeyeceğiydi.
Akşehir karşılaşmasında bu sorunun cevabını aldık.
Hakan Şapcı ve öğrencileri, deplasmanda kazanamama sorununu geride bırakmak adına önemli bir adım attı. Üstelik Balıkesirspor maçının ardından ikinci kez farklı bir galibiyet elde etti. İki maçta atılan 10 gol, takımın hücum gücünü göstermesi açısından da önemli.
Fakat burada dikkat etmemiz gereken bir konu var. İki maç kazandık diye bütün eksiklerimizi unutamayız. Biga'da eleştirdiğimiz takım ile bugün alkışladığımız takım aynı. Dolayısıyla önemli olan, bu performansı sezonun geri kalanına yayabilmek.
ARTIK İSTİKRAR ZAMANI
Sezon başından bu yana Eskişehirspor'un kadro kalitesini konuşuyoruz. Bu takımın şampiyonluk mücadelesi verebilecek gücü var. Ancak kaliteli bir kadroya sahip olmak tek başına yeterli değil. Bunu sahada göstermek gerekiyor.
Balıkesirspor ve Akşehir karşılaşmalarında takımın verdiği reaksiyonu olumlu buluyorum. Özellikle Akşehir deplasmanında alınan galibiyet, futbolcuların üzerindeki baskıyı azaltması açısından önemliydi.
Şimdi yapılması gereken, bu iki karşılaşmayı geride bırakıp önümüzdeki maçlara odaklanmak.
Çünkü şampiyonluk hedefi olan bir takımın deplasmanda altı maç galibiyet bekleme lüksü yok. Kendi sahamızda aldığımız puanlar kadar deplasmanda kazanacağımız maçlar da belirleyici olacak.
Hakan hocanın da bu konuda gerekli dersleri çıkardığını düşünüyorum. Biga maçının ardından ortaya koyulan futbol ile son iki karşılaşmadaki performans arasında ciddi bir fark var. Bu değişimin devam etmesini bekliyoruz.
TARAFTAR ÜZERİNE DÜŞENİ YAPIYOR
Akşehir deplasmanında bir kez daha gördük ki Eskişehirspor taraftarı, şartlar ne olursa olsun takımının yanında olmaya devam ediyor.
Maçın ardından futbolcuların tribüne çağrılması ve taraftarların şampiyonluk bestelerini söylemesi, özlediğimiz görüntülerdi.
Bu taraftarın artık galibiyetlerin ardından sevinmeye, sezon sonunda da şampiyonluğu kutlamaya ihtiyacı var. Yıllardır aynı hedefin peşinden gidiyoruz. Her sezon umutlanıyoruz, her sezon aynı heyecanı yaşıyoruz.
Ancak artık yalnızca umut etmek değil, sonuca ulaşmak istiyoruz.
Futbolcuların da bunun farkında olması gerekiyor. Çünkü Eskişehirspor formasını giymek, yalnızca doksan dakika sahada mücadele etmekten ibaret değil. Bu camianın beklentisini ve sorumluluğunu da taşımak demek.
BU GALİBİYETİN DEVAMI GELMELİ
Önümüzdeki haftalar bizim için oldukça önemli. Balıkesirspor karşısında alınan 7-1'lik galibiyetin ardından Akşehir deplasmanından da üç puanla dönmek güzel. Fakat bu sonuçların anlam kazanması için galibiyet serisini sürdürmemiz gerekiyor.
Ben artık her maçın ardından aynı sorunları konuşmak istemiyorum. Savunmada yapılan basit hataları, değerlendirilemeyen gol pozisyonlarını ya da deplasmanda neden kazanamadığımızı tartışmak istemiyorum.
Elbette eksiklerimiz olacak. Her maç mükemmel futbol oynamamızı da beklemiyorum. Ancak bu takımın her karşılaşmada aynı mücadeleyi ortaya koymasını beklemek en doğal hakkımız.
Akşehir galibiyetiyle önemli bir engeli aştık. Şimdi önümüzde yeni bir hedef var: Galibiyet serisi yakalamak ve zirveye yerleşmek.
Biga'dan sonra nasıl eleştirdiysek bugün de hak ettikleri için alkışlıyoruz. Ama henüz hiçbir şey kazanmış değiliz.
Akşehir'den üç puanı aldık, deplasman hasretini bitirdik. Şimdi sıra bu galibiyetleri seriye bağlamakta. Çünkü bizim asıl hedefimiz üç puan değil, şampiyonluk.