Eskişehirspor bu sezon yeniden bir hikâye yazmaya hazırlanıyor. Henüz ligin başlamasına bir hafta var ama oynanan dört hazırlık maçı, bu hikâyenin ilk cümlelerini çoktan yazdı.
Elbette eksikler var, olacak da. Ama sahada gördüğüm bir şey var ki,,
onu skordan daha çok önemsiyorum: Bu takım mücadele etmeyi bırakmıyor.
Hazırlık maçlarının bazı bölümlerinde ön alan baskılarımız gerçekten etkiliydi. Rakip ceza sahasına yakın alanlarda topu kazanma çabası, takımın oyun planını sahaya yansıtma isteği net şekilde görünüyordu.
Ama öte yandan rakiplerin baskı kurduğu
anlarda da zaman zaman bocaladık. Bu çok doğal. Çünkü hala birbirine alışmaya çalışan, yeni kurulmuş bir kadrodan bahsediyoruz.
Bir detayı da göz ardı etmemek gerekiyor: Eskişehirspor’la oynamak, rakipler için de ayrı bir motivasyon demek.
Adımız, formamız, tarihimiz... Hepsi sahaya çıkan diğer takımın daha diri, daha istekli olmasına neden oluyor. Ama bizim takım da bunun bilincinde.
Savunmada ayakta kalmaya çalışan, fiziksel olarak güçlü görünmeye çabalayan bir takım var sahada. Henüz tam oturmasa da temel atılmış.
Hazırlık maçlarının ikisi 2. Lig takımlarına karşıydı. Bu maçlar aslında bizim kendimizi tartmamız açısından çok kıymetliydi. Ne kadar hazırız, nereye kadar dayanabiliyoruz, eksiklerimiz nerede? Bütün bu soruların cevabını sahada gördük. Serdar Göçerler hocamız da bu süreci oldukça dikkatli takip ediyor. Yaptığımız son röportajda, transfer döneminin Eylül boyunca devam edeceğini ve her an her şeyin olabileceğini söyledi. Gelenler de olacak, vedalaşacaklarımız da… Ama önemli olan takımın kimyasını kurmak.
Şunu da eklemeden geçemem: Bu şehir futbola aşık. Taraftarın beklentisi yüksek, çok yüksek. Ama bu beklentiyle birlikte biraz sabır da gerekiyor. Takım olma süreci zaman ister. Bu çocuklar sahada ellerinden geleni yapıyor, hocamız ve teknik ekip her detayı masaya yatırıyor. Yani işin mutfağında ciddi bir emek var.
Ben bu sezondan umutluyum. Ligin başlamasıyla birlikte taraftarın da coşkusunu arkasına alan bir Eskişehirspor izleyeceğimize inanıyorum.
Ama küçük bir tedirginliğim de var: Ege takımlarıyla olan mücadelelerimiz. Fakat bu da aşılmayacak bir şey değil. Yeter ki inanalım.
Bu sezon, “yeniden ayağa kalkmak” için yola çıktık. Ve ben bu yolun sonunda, Eskişehirspor’un adının hakkını vereceğine yürekten inanıyorum.
Biraz sabır, biraz güven, biraz destek… Gerisi zaten gelecek.
Çünkü biz hep buradayız, Eskişehirspor için.