Eskişehirspor, Ayvalıkgücü Belediyespor karşısında sahadan 2-0’lık net bir galibiyetle ayrıldı. Skor tabelası her şeyi anlatır mı? Bazen anlatmaz. Ama bugün, sahada olan biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Bu sadece bir galibiyet değil, doğru okunan bir maçın ve doğru oynanan bir oyunun sonucuydu.
Maça çok iyi başladık, oyunu da aynı ciddiyetle sürdürdük. Karşımızda grubun en diri, en dişli ekiplerinden biri vardı. Onlar da iyi oynadı, teslim olmadı. Ama bu kez biz daha iyiydik. Daha doğru yerde durduk, daha doğru zamanda hamle yaptık ve sonunda da hak ettiğimizi aldık.
Son iki maçtır Hakan Hoca’nın sahaya sürdüğü 11’in değişmemesi tesadüf değil. Belli ki kafasındaki iskelet artık netleşmiş. Zaten rakamlar da bunu söylüyor: Hakan Şapçı’nın gelişiyle 15 maçta sadece 1 mağlubiyet, 1 beraberlik… Üstelik ilk devrede kaybettiğimiz ya da zorlandığımız takımları, ikinci devrede farkla geçiyoruz. Demek ki neymiş? Rakibi doğru okumak, oyuncuyu doğru yerde kullanmak bu ligin anahtarıymış.
Maç sonunda yaptığımız röportajda Hakan Hoca’nın söylediği bir cümle çok önemliydi: “Biz hâlâ tam anlamıyla ‘biz’ olmuş bir takım değiliz.” Takımı 100 üzerinden değerlendirdiğinde 60’larda olduklarını söyledi. Bu, hem umut verici hem düşündürücü. Çünkü insan ister istemez şunu soruyor: Eğer sezon başında bu planlama yapılsaydı, bugün liderlik koltuğunda oturan biz olmaz mıydık? O kaybedilen puanlar, o açılan fark… Hayatta da futbolda da “ucuza kaçmanın” bedeli çoğu zaman daha pahalıya çıkıyor. Bize de o 8 puanlık fark pahalıya patladı.
Ama hocanın bir planı var. “Geriden gelip rakiplerin takılmasını bekliyoruz” diyor. Sahadaki görüntüye bakınca, insanın “bir bildiği var” dememesi zor. Bugün oynanan futboldan benim çıkardığım sonuç şu: Biz kalan maçları kazanacak güce ve oyuna sahibiz. Artık gözümüz biraz da Kütahya’nın yaşayacağı olası puan kayıplarında.
Ve elbette tribün… Bugün sadece sahada değil, tribünde de kazanan bir Eskişehirspor vardı. Hava güzeldi, atmosfer güzeldi, binlerce insan takımını yalnız bırakmadı. Sahanın içinden bakınca, o desteğin oyuncuların omuzlarına nasıl güç verdiğini net şekilde görüyorsunuz. Bir teşekkürü de onlara etmek gerekiyor. Çünkü bu kulübün en büyük gücü, en zor günlerde bile vazgeçmeyen taraftarı.
Bugün Eskişehirspor kazandı. Ama sadece 3 puan değil… İnancı, oyunu ve yeniden ayağa kalkma iddiasını da kazandı.