Eskişehir’de yaşanan son olay okullarda yaşanan güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.

Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde dört öğrencinin bir lise öğrencisini darp etmesi çene ve omurga kırıkları, bilinç kaybı ve felç riskiyle sonuçlandı.

Yani bir çocuk ölümden döndü!

Soruşturmayı yürüten Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı kapsamında şüphelilerin tutuklanması olumlu bir gelişme…

Peki ya bu noktaya nasıl geldik?

Asıl bunu sorguluyoruz.

Yaşananlar meselenin basit bir tartışma olmadığını, okullarda biriken öfke, akran zorbalığı ve güvenlik zafiyetinin patlaması olduğunu düşündürüyor.

Çünkü hiçbir anlaşmazlık, dört kişinin bir kişiye saldırmasını açıklayamaz.

Son zamanlarda akran zorbalığı iyice arttı!

Temel bir mesele haline dönüştü.

Kentin gündemi oldu okulda yaşanan şiddet konuları…

Okullar en güvenli alanlar iken ne hale dönüştü?

Bakınız…

Şiddet bir anda ortaya çıkmaz.

Önce sinyal verir.

Önemli olan o sinyallerin görülmesidir.

Fark edilmesidir.

O sinyaller görülmediğinde sonuç hastane odasında sıvıyla beslenen bir çocuk olarak karşımıza çıkar.

Beni en çok etkileyen kısım ise ne oldu biliyor musunuz?

Darp edilen öğrencinin kurduğu cümleler…

Şöyle dedi:

“Polis ya da asker olmak istiyorum. Yüzümdeki iz engel olursa yardım istiyorum.”

Bir çocuğun aldığı darbelerden çok yüzündeki ameliyat izinin hayallerine engel olup olmayacağını düşünmesi, hepimiz için alarmdır.

Çünkü burada yaralanan sadece bir beden değil…

Bir gelecek, bir ideal, bir umut.

Şiddetin en ağır faturası da budur…

Bir çocuğun hayalleri yaralandı…

Farkında mısınız?