Hiç kimse, en başta Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığını kaybedeceğini aklına getirmedi. Değişim söyleminin, batının CHP’ye dayatması olarak görülüyordu. İçi boş bir değişim sözcüğünün kurultayda etkisi Soroz’un ‘turuncu devrimindeki’ etkiyi yaptı. Bir sözcük ile CHP genel başkanı ve yönetimi değişti. Kurultayda Soroz’un etkisi yok muydu? Her iki genel başkan adayı da, aynı iki kişiye selam gönderdi. Selam gönderdikleri iki kişi de, cezaevinde yatıyor. Soroz ve batı ile bağlantıları güçlü kişilikler. Başında bugün Özgür Özel’in bulunduğu içi boşaltılmış CHP, 11 milyon üyesi olan, örgütlü bir gücü olan AK Parti ile nasıl yarışacak? Özgür ne yapacak. İşinin gerçekten zor olduğu görülüyor. Mantık hatası yapmaması gerekiyor. Bütün mesele burada düğümleniyor. Süreci, hep birlikte göreceğiz. CHP kökleri ve tabanı ile hiçbir ilişkisi olmayan İmamoğlu destekli Özel, bakalım nasıl bir yol izleyecek?
ESKİ CHP DEĞİLİZ
Kılıçdaroğlu’nun sık sık tekrarladığı bir söz vardı. Kılıçdaroğlu iki lafın başında “ Biz eski CHP değiliz” derdi. Şimdi, Özel de, “Kılıçdaroğlu’nun CHP’si değiliz” diyebilir. CHP’nin Atatürk dönemindeki gibi, 6 ok çizgisine dönmesini tartışmıyor, istemiyor. Batıya selam çakıyor. Özel’in kurultaydaki en büyük gafı ise “Türkiye’nin AK Parti, eliyle, doğuya kaydığını söylemesi oldu. Bu söylem biçimi dünya gerçekleri ile örtüşmüyor. Birkaç yazımda yazmıştım. Bulgaristan ve Yunanistan’dan bile artık dünyanın Asya’ya kaydığı görülüyor. Dünya çok kutuplu hale tekrar geldi. Türk Cumhuriyet’lerinde içinde olduğu ŞİÖ var. 1950’den bu yana Türkiye’nin NATO ile Atlantik ile var olan macerası bugün herkes tarafından söyleniyor. Ama CHP’lilerin NATO hayranlıklarını bu köşede yazmıştım. Kılıçdaroğlu’nun CHP’si olmadığını iddia edenler, yerine koydukları durumu da ortaya koymalıdırlar. Özellikle, Çakırözer’in Rusya’nın toprağını, işgalci diye nitelenmesi, dünya çapında gafların en büyüğüdür. NATO’nun en önde gelenleri bile Rusya’nın kendi toprağı için işgalci kelimesini kullanamadı. Yani, CHP Atatürk’ün çizgisine gelir mi?
TAHTADAN MAŞA OLAMAZ
Eskişehir CHP’de, il kongresinden sonra şu şekilde bir slogan geliştirildi: “Tahtadan maşa, Kazım’dan başkan olmaz”. Bu sloganda, kongrelerde 7 aileden yapılan delege listelerinden kaynaklandı. Son il kongresinde Kazım Kurt ve çevresindekiler, 100 fark atacaklarını söylerken, 63 fark yiyerek, kongreyi kaybettiler. Aynı durum Kılıçdaroğlu’nun başına Kurultayda geldi. Kurultay başlangıç saatine kadar herkes Kılıçdaroğlu ile devam edileceğini söylüyordu. Kurultayın havası işi değiştirdi. Eskişehir il Kongresinin benzeri kurultayda gerçekleşti. Ders çıkarması gerekenler var diyeceğim ancak, iki genel başkan adayı da aşağı yukarı aynı şeyleri söyledi. Aynı yerlere selam gönderdi.
HOCA VE ATAÇ’IN DURUMU
Özgür Özel’in henüz genel başkan olmadan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’i üç kez ziyaret ederek, uzun uzun kendisi ile görüştüklerini yazmıştım. Kurultaydan hemen önceki üçüncü görüşmede ise Özel’in, Yılmaz Hoca’ya 1.5 saat, partililerde 1.5 saat zaman ayırdığını Eskişehirliler bu sütundan okuyarak öğrendi. Özel, Büyükşehir Belediyesindeki Yılmaz Hoca’nın makamından çıkarken,” Hocam, bir yere gidemezsiniz. Böyle durumunuz yok. Birlikte çalışacağız. Önümüzdeki dönemde de CHP’nin adayısınız” demişti. Özgür Özel grup başkanıyken, kendisi ile bende uzun uzun görüşmüştük. Ahmet Ataç’ın organize ettiği önemli gecelere de katılmıştı.
ÖZEL FIRINI AÇACAK
CHP’nin çiçeği burnundaki genel başkanı Özgür Özel, bu ay bitmeden Eskişehir’e gelerek Büyükşehir Belediyesinin Sultandere’de yaptırdığı 400 bin kapasiteli ekmek fabrikasını açacak. Ve de Yılmaz Hoca’yı önümüzdeki Mart da yapılacak yerel seçimde de Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğunu ilan edecek. Eskişehir’in Yılmaz Hoca’ya emanet olduğunun altını çizecek. Büyükşehir’i kazanmak önemli ilçe olan, son genel seçimde, en çok oy alınan Tepebaşı İlçesinin belediye başkan adayı olarak da yeniden Ahmet Ataç ilan edilecek. Eskişehir’de yapılan istatistikler var. Niye hiçbir partinin Tepebaşı ilçesi adayı konuşulmazken, solun kalesindeki Odunpazarı’nda her partinin aday bolluğu var. Demek ki, CHP açısından Odunpazarı zayıf halka görülüyor. Tahta maşa meselesi kendini yaşamın pratiğinde doğruluyor. Durum Eskişehir açısından bundan ibarettir.