CHP’de 38’inci olağan büyük kurultayı dün gerçekleşti. CHP’nin yeni kaptanını seçmek için delegeler sandık başına gitti. Sadece genel başkan seçimi için gecenin saat 03.00’üne kadar devam etti. Yapılan ilk tur seçimlerde Özgür Özel geçerli oyların 682’sini alırken CHP’nin 2010’dan bu yana genel başkanlık koltuğunda oturan Kılıçdaroğlu 664 oy alabildi. 18 delege ise geçersiz oy kullandı. İlk turda rakamlara bakarsanız Özel ile Kılıçdaroğlu arasındaki oy farkı Özel lehineydi… İkinci tur da tablo tam anlamıyla Özgür Özel lehine döndü ve 812 oy ile CHP’nin yeni Genel Başkanı oldu. İkinci turda Kemal Kılıçdaroğlu’ na ise 536 oy çıktı.

İkinci tur oylama başlamadan muhalefet medyası olarak tanınan kanallar “Kılıçdaroğlu’nun Özel lehine adaylıktan çekilebileceğini” duyurdular önce. Sonra bu haberlerde düzeltmeler yaptılar. İkinci turdan sonra çekilebileceğini söylediğini ifade ettiler. Bir ara Özel’den yana olduğu açıkça bilinen İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik adına delegelerin telefonlarına “Kemal Kılıçdaroğlu’na destek verelim” mesajı atılması kongrenin bir başka boyutu idi… Yani karşılıklı maniplasyonlar yapıldı.

Şimdi topluma “demokrasi şöleni” diye takdim edilen böylesine bir kurultayda bu mesajda en az muhalif kanalların Kılıçdaroğlu’na çekilme çağrıları kadar siyasetin hala eski ve bayat yöntemlerinden beklenti içinde olunduğunu göstermesi bakımından oldukça manidardı. Yani hala eski numaralardan umut çıkarma peşinde olunması çok da şaşırtıcı değildi.

Gün boyunca takip ettiğimiz kadarıyla CHP büyük kurultayında hala bazı kesimlerin parti içi iktidarın ülke iktidarından CHP’liler için daha kıymetli olduğunu bir kere daha göstermek ister gibiydiler…

Deniliyor ki CHP’de değişim rüzgarının CHP’yi mi, yoksa siyasetin algoritmasını mı değiştirecek bunu yakın zamanda anlamak mümkün olacak. Bunun için önümüzde turnusol kağıdı görevini görecek olan bir yerel seçim süreci yaşanacak. 14-28 Mayıs seçimlerinde alınan başarısız sonuçlar aldıktan sonra muhalefet bloğunun iki ana aktörü CHP ve İYİ Parti’de değişim talepleri ve yaşanan travmanın etkilerini üzerlerinden atıp yeni bir umudu inşa edip edemeyecekleri konusunda toplumsal güveni kazanıp kazanamayacaklarına elbette vatandaş karar verecek.

Bu sütunlarda defalarca yazdım, “değişim” diyenlerin CHP’de neyi değiştireceğini, yeni bir umudu yeniden nasıl inşa edeceğini ben hala anlayabilmiş değilim. Eğer siyaseti yakından takip eden seçkinlerin bile anlamakta zorlandığı ‘değişim mottosunu’ sıradan bir vatandaşın nasıl anlayacağını veya vatandaşa nasıl izah edilecek merak ediyorum.

Kısacası siyasette özellikle muhalefet partileri 2023 genel seçimlerinde yaşadığı sıkıntılı süreci kongreler ile atlatabilecekler mi? Bu işin kantarı 5 ay sonra yapılacak olan yerel seçimler olacak. Bu arada siyasetin dili daha da mı sertleşecek, yoksa farklı bir iletişim dili mi kullanılacak bunu da hep birlikte yaşayarak göreceğiz.

Öte yandan “değişim” talebinin karşılık bulduğu CHP’de yerel seçimler öncesi nasıl bir yol haritası belirlenecek merak edilen budur. Eskişehir için tablo değişir mi, şimdilik böyle bir ihtimal görünmüyor. Eskişehir CHP için özellikle yerel yönetimler bakımından özel bir şehir olarak değerlendiriliyor…