Eskişehirspor, ikinci yarının ilk maçında yine Eskişehir’in takımı olan Anadolu Sportif Faaliyetler karşısındaydı ve sahadan 6-2’lik bir galibiyetle ayrıldı. Gollerin ikisi rakibin kendi kalesine. Skor rahat görünüyor ama sahada izlediğim şey, sadece rakamlar değildi.

Önce İsmail Kulet… Bugün sahada gerçekten çok çalıştı. “Canavar gibi oynadı” desem, bu bir süsleme değil; gördüğümün karşılığı. Zaten maçlarının büyük bölümünde bu seviyede. Yalnız, bazen bu çabanın biraz boşa gittiğini hissediyorum. Çünkü takımın geneli aynı enerjiye çıkamadığında, onun mücadelesi tek başına yeterli olmuyor.

Kaan Baysal da benzer şekilde dikkatimi çeken isimlerden biri. İkisi birlikte sahada uyumlu. Yeni gelen forvet oyuncusunun da onlarla iyi bir üçlü oluşturacağını düşünüyorum. Yönetimin birkaç transfer daha yapacağını biliyoruz; isimler henüz net değil. Ama saha içinden baktığımda, bu takımın yavaş yavaş yeniden bir şampiyonluk kadrosuna doğru şekillendiğini hissediyorum.

Bir de Akın Akman… Ona artık çok fazla bir şey söyleyemiyorum. Gerçekten anlatılmaz, yaşanır cinsten. Sahada nerede duracağını, ne zaman dokunacağını, oyunu ne zaman sakinleştireceğini çok iyi biliyor. Bugün de kilit isimlerden biriydi.

Ama benim asıl değinmek istediğim nokta şu: Evet, dört golü biz attık, üç puanı aldık; bu elbette önemli. Ancak karşımızdaki rakibi de doğru okumak gerekiyor. Kime karşı bu skor alındı? Çok değil, kısa süre önce Balıkesir’de üç gol yediğimizi hepimiz hatırlıyoruz. İlk yarıda da “nasıl olsa kazanırız” dediğimiz maçlarda kaybettiğimiz puanların bedelini ağır ödedik.

Bugünkü oyunda etkili olduğumuz bölümler vardı, daha fazla gol de bulabilirdik. Bu doğru. Ama hedefi olan bir takım için asıl ölçü, bu tür maçları ne kadar ciddiyetle oynadığımızdır.

Fikstüre baktığımda, Karşıyaka maçına kadar önümüzde kâğıt üzerinde kazanabileceğimiz yaklaşık 10 maç var. Yüklenmemiz gereken dönem tam olarak burası. Bu maçları “rahat geçer” düşüncesiyle değil, her birini final gibi oynayarak geçersek, şampiyonluk yolunda gerçekten önümüz açılır.

Bugün sahadan umut aldım ama temkinimi de koruyorum. Çünkü bu ligde puan kayıpları en çok “basit” görünen maçlarda geliyor. Eğer bu süreci doğru yönetirsek, sadece bugünün skoruna değil, sezonun sonuna da gülerek bakabiliriz.