Doğançayır’da bir zamanlar belediye vardı. Okumuşların çok olduğu belde de, belediye kurulmasına karar verildiği yıllarda köylüler emekli öğretmen Aslan Afacan’ın kurucu belediye başkanı olmasına karar verildi. Aralarında köy kadınlarının da bulunduğu 9 kişi belediye meclis üyesi oldu.
Aslan Amca koltuğu oturduğunda, beldeye verilen çuvallardaki gübrelerin kiloca eksik olduğu anlaşıldı. Köye gelen bir tır dolusu çuval içindeki gübreler, çuvalların üzerinden belirtilen gramajlarından eksik çıkıyordu. Akıllı bir çiftçi çuvalları tek tek tartmış ve bu sonucu varmıştı.
Başkan Afacan, gübredeki sahtekârlığı bulan çiftçiye beni teslim etti. O çiftçi ile çuvalları tek tek tarttı. Olayı haberleştirdik. Köye gübre dolu bir tır geldi. Olay tatlıya bağlandı.
MEZAR TARTIŞMALARI VARDI
O dönemde Türkiye’de Nazım’ın mezarının Moskova’dan getirilmesi tartışmaları vardı. Belediye başkanı Aslan Afacan, mezarın gelirse adresinin Doğançayır olduğuna inanıyordu. Mezara talip olduklarını, meclisi toplayarak oy birliği ile karar aldı. Belediye meclis üyeleri ve belediye başkanı Nazım’ın tanışacak mezarına talip olduklarını, benim aracılığım ile Türkiye’ye duyurdular. Gazeteniz 2 Eylül ile Cumhuriyet de haber çıkınca, Aslan Afacan da aranmaya ve destek almaya başlanıldı. O günlerde bugün aramızda olmayan Afacan,” Can yeri hazırladığım. Köyümüzde Yunan’ın katlettiği köylülerimiz ile Nazım’ı anacağız. Meydana ağacı da diktim. Ama çınar değil” dedi. Bende Nazım’ın istediği Çınar’ın sembolik olduğunu söyledim. Diktiği o ağacın altında Aslan Afacan’ın fotoğrafını çekerek, o yıl Nazım Hikmet ve Kuvvayi Milliye şehitleri anmasını cesaretle başlattık.
ANITA BÜYÜK PARA İSTEDİLER
İlk yıl Nazım Hikmet ve Kuvvayi Milliye anmasına büyük katılım oldu. Gelemeyenler üzüldü. Çok ünlüde Doğançayır’da buluştu. Afacan’dan sonra Kemal Ulukoca belediye başkanı oldu. Anma etkinliği devam edecekti. Toplantı üstüne toplantı yaptı. Ulukoca, anma etkinliklerin yapıldığı alana Nazım’ın ve Kuvvayi Milliye Şehitleri için ayrı ayrı iki heykel yaptırmak istedi. Yapmak isteyenlerin adlarını burada zikretmeyeceğim. Ancak, çok yüksek paralar istediler. Koca, çaresizce bana “ Ne yapacağız” dedi. Bende aynen,” Başkanım Nazım ne demiş, taş maş istemem demiş. Ülkemizde, canlarını vererek, bu vatanı bize armağan edenlerin binlercesi kefensiz yatıyor. İkisi içinde sembolik taştan anıt yapacağız” dedik. Başkan rahatlamıştı. Geçtiğimiz hafta sonu yapılan etkinlikte kullanılan taşlarda o taşlardır. Önemli olan kurtuluş Savaşında topluca katledilen köylüleri katlettikleri yerde Nazım ile birlikte anmaktır. Onları unutmamaktır.
YENİDEN BAŞLADI
Doğançayır belde belediyesinin kapatılması ve beldenin mahalle yapılmasından sonra, anma etkinlikleri de sona erdi. Bu yıl yeniden yazarlar sendikasının belediyeler ile işbirliği yaparak, etkinlikleri yeniden başlattı. Bu yıl belli katılım azdı. Gelecek yıllarda çoğalacaktır. Benim öncülüğümde bir etkinlikte o meydan da Nazım’ın ve şehitlerimizin anısına senfoni orkestrası bile konser vermişti. O günler yeniden gelir. Belde sakinleri de sahip çıkmaya devam eder. 10 yıl aradan sonra etkinliklere Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin katılmasını önemsiyorum. Kendisi etkinliklere katılan ilk Büyükşehir Belediye Başkanıdır. Seyitgazi belediyesini ve etkinlikleri sürekli destekleyen Tepebaşı ile Odunpazarı belediyesine de teşekkür etmek gerekir. Beldedeki evimizde her yıl kalabalığı ağırlar başkan Ahmet Ataç’ın da katılımı ile yemek yerdik. O masadan geriye başkan Ataç ile ben kaldık. Önümüzdeki yıl Ataç’ın ve Ünlüce ile diğer belediye başkanlarımızda katıldığı Doğançayır’daki evimizde bir yemek düzenleyeceğim. Yaktığımız ateşleri canlı tutalım.
