AK Parti’nin önceki milletvekili, eski bakanlarımızdan Nabi Avcı, Millet Bahçesinde düzenlenen bir toplantıda, AK Parti hükümetleri döneminde Eskişehir’e yapılan yatırımları tek tek sayarak, “ biz kendimizi Eskişehirliye anlatamadık” dedi. Dünde ülkemizde 13 tavukçuluk şirketine kayyum atanınca, insanlarımız ‘ne oluyor’ diye bir birlerine mesajlar attı. Dünya tek kutuplu halden, çok kutuplu hale geçmeye çalışırken dünyada da değişiklikler oluyor. Bu tavukçuluk kuruluşlarının Eskişehir’de de tesisleri var.

LİBERALİZM SONU

Hemen 12 Eylül’den sonra Özal döneminde, çikita muz ithali ile yeni bir yapı başladı. Döviz serbest oldu. Bugün yabancı paralar, bir Türk lirası karşısında 50 lira sınırında bulunuyor. Aşan da var. Özal dönemi ile birlikte, çiftçinin pahalı üretim yaptığı söylenerek, “ Üretmesin. Dışarıdan çok ucuza alacağız” denildi. Bugün market market gezerek yeri üretim mercimek ve hububatları arıyoruz. TMO ile piyasaları dengede tutmak için, dünyanın öbür yanında kuru gıda maddeleri getiriyor. Bir marketçi dostum,” yapacağımız bir şey yok. Başka ülkenin hububatına Türk malı yazıyoruz. Satıyoruz” dedi.

TUTAMADIĞIMIZ FİYATLAR

Tarım ülkesi ve kendi kendine yeten dünyanın 7 ülkesinden biri olan Türkiye 12 Eylül den sonra serbest piyasa denilen ekonomik sistem sayesinde bugüne kadar geldik. Bundan öte bir yer yok. Tavukçuluk şirketlerine kayyum atanmasa ne yapılacak. Çoğunu zaten yabancılara satmışız. Çiller- Karayalçın döneminde Eskişehir’de mezbaha özelleştirildi. Et Balık’ın, Tarım Kredi Kooperatiflerin değeri yeni anlaşıldı. Et Balık’ın kısıtlı da olsa, üretimi olmasa tarım ve hayvancılığımız ile övündüğümüz ülkede et fiyatlarına yetişemeyiz. Avrupa’nın pek çok ülkesinde kıymanın kilosu 300-400 lira civarındadır. Türkiye’de bu fiyatlar niye böyle?

BAKAN NE DİYOR?

Adalet Bakanımız Akın Gürlek’i elbette gıda fiyatlarındaki dengesizlik yakından ilgilendiriyor. Hepimiz adına görev yapıyor. Bakan Gürlek ne diyor:” Milletimizin temel gıda tedarik zincirinin kesintiye uğramaması ve ticari faaliyetlerin hukuka uygun, şeffaf ve denetlenebilir şekilde sürdürülebilmesi amacıyla soruşturma kapsamındaki 13 şirkete denetim kayyımı atanmıştır”.

SADECE ÜRETİM

Temel mesele, eski gibi ülkemizi kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biri olma özelliğine yeniden ulaşmamız gerekiyor. Bu devlet ve özel sektör işbirliğine önem vermekten geçiyor. Yani, karma ekonomi büyük önem taşıyor. Bu işler Atatürk’ün halkçılık ve devletçilik politikalarında kendini buluyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel sanayi kapasitesinin ve imalat sanayisinin büyük oranda Asya coğrafyasına kaydığını Samsun’daki bir konuşmasında belirterek,” Pandemi öncesi ve sonrası gelişmelere baktığınız zaman sanayi kapasitesi, imalat sanayi özellikle büyük oranda Asya'ya kaymış durumda. Çin neredeyse dünyadaki imalat sanayi kapasitesinin yüzde 30'unu tek başına temsil ediyor. Batı’ da ise sanayisizleşme dediğimiz bir süreç yaşanıyor”dedi.

YENİDÜNYA

Demek ki, ekonomimizi, siyasetimizi Yenidünya’ya göre uyarlamalıyız. Daha hızlı bir biçimde olmalıdır. Geçmişteki küresel, liberal ve kurallara dayalı ekonomik ortamın yerini korumacılığa bırakıyor. Ülkemizin devlet adamları ve siyasetçileri de bunu daha yüksek sesle söylemeye başladı. Çıkış buradadır. Dünya yeniden şekilleniyor adeta kartlar yeniden karılıyor. Biz de ayak uydurmalıyız. Butlan olayları bile bu açıdan bakmak gerekir. İnsanlarımız, yurttaşlarımız gündemi gerçek ve çok yönlü değerlendirmelidir.