Eskişehir önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen Yunus Emre Onur Ödülleri töreninde yaptığı konuşmayla aktif siyaseti bıraktığını açıkladı.
Bunu Yunus Emre’nin adının anıldığı bir törende yapmasının elbette bir anlamı vardır.
Ama o anlamdan da öte söylenen cümle her şeyi özetliyordu:
“Kendimi emekli ediyorum.”
Bu bir vedadan çok, bir kırgınlığın ilanı olmalı.
Eskişehir Haber Ajansı Yazı İşleri Müdürü Ayşe K. Uçak’a konuşan Büyükerşen, aslında uzun süredir içine attığı sitemleri açık açık dile getirdi.
Siyasette samimiyetin kalmadığını, işbirliğinin yerini hesapların aldığını söyledi.
Kimi davranışların hıyanete, kimilerinin ise ölçüsüz bir abartıya dönüştüğünü ifade etti.
Ve en can alıcı cümleyi kurdu:
“Siyasetten bıktım. Samimiyet olmamasından dolayı bıktım. Siyaset dedikodudur, iftiradır, çekememezliktir. Siyaset dürüst bir icraatın yapılabildiği bir alan değildir ne yazık ki… Özellikle şehrimizde.”
Bu sözler sıradan bir siyasetçinin yakınması değil.
Bu sözler Eskişehir’e onlarca yılını vermiş bir hocanın, bir bilim insanının, bir belediyecinin hayal kırıklığıdır.
Yetmedi.
Büyükerşen, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e de açıkça sitem etti.
Seçim öncesi kendisine verilen sözlerin tutulmadığını söyledi.
“CHP Genel Koordinatörü olacaksınız” denildi ancak bu söz ne kurultayda ne de parti tüzüğünde hukuki bir zemine oturtuldu. Laf olarak kaldı. Arkası gelmedi.”
Ve bugün CHP özellikle Eskişehir’de bir istifa ve küskünlük depremi yaşıyor.
Kendisi gibi düşünmeyenleri birer birer dışlayan, ötekileştiren, yok sayan CHP şimdi en büyük değerlerinden birini kaybetti.
Bir akademisyeni değil sadece…
Bir vizyonu, bir hafızayı, bir ahlakı kaybetti.
Büyükerşen’i siyasetten istifa ettirdiler.
Evet, yanlış okumuyorsunuz.
Ettirdiler.
Küstürdüler.
Eskişehir’e nice hizmetler kazandırmış, bu kenti bir Anadolu bozkırından çağdaş bir şehir kimliğine taşıyan hocayı “Siyasetten bıktım” dedirtecek noktaya getirdiler.
CHP’nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey neydi?
Deneyim.
Sağduyu.
Birleştirici akıl.
Ve tam da böyle sancılı bir süreçte partisine en büyük desteği koymuş bir isme yapılan muamele…
Açık söyleyelim!
Ayıptır.
Bu, sadece Yılmaz Büyükerşen’e yapılan bir ayıp değil.
Bu Eskişehir’e yapılan bir ayıp.
Bu CHP’nin kendi geçmişine, kendi değerlerine yaptığı bir haksızlıktır.
Yazık ettiler.
Ama asıl yazık olan şudur!
Bu ülkede dürüst kalanlar, samimi kalanlar, üretenler bir bir siyasetten çekilirken, dedikodu yapanlar, entrika kuranlar, koltuk hesabı yapanlar hâlâ meydandadır.
Ve sonra dönüp “Nerede hata yaptık?” diye sorarlar.
Cevap ortada.
Ama görmek istemeyene, hiçbir söz yetmez.