PTT Bölge Müdürlüğü göz göre göre Eskişehir’in elinden kayıp gidiyor. Gerçekten Eskişehir için çok önemli bir kurumun kapatılması veya bir başka ile kaydırılması bu kadar kolay kabullenilecek bir şey midir? Yoksa Eskişehir birilerinin umurunda mı değildir? Galiba Eskişehir birilerinin “umurundaymış gibi” yaptığı gerçekte Eskişehir’in onlar için bir anlam ifade edip etmediğinin bile anlaşılamadığı bir şehirdir.
Birilerine göre önemsiz görünen ama 452 çalışanın hayatını doğrudan etkileyecek, Eskişehirlilerin hayatını ciddi şekilde etkilemesi muhtemel bir yapının PTT Bölge Müdürlüğü’nün bir başka şehre kaydırılması karşısında bu kadar sessiz kalınmasının bir anlamı olmalı değil mi?
Bir yıl öncesinden yapılandırma çalışmalarının başladığı ama Eskişehir’de kimsenin bu konuda kılını kıpırdatmadığı yeni düzenlemenin mağduru sadece 452 çalışan mıdır? Eskişehir gibi kırsal ağırlıklı bir nüfusa sahip şehir merkezlerinde teknolojik gelişmelere tam olarak ayak uydurmakta zorlanan kentin varoşlarındaki insanların pek çok ihtiyacını gideren PTT şubelerinin de kapatılması veya seyreltilmesinin gündeme geldiği gelişmeler karşısında kim neden bugüne kadar sessiz kalmıştır, bunun bir cevabı yok. Her zamanki gibi işi “büyüklerimiz her şeyin en iyisini bilir!” anlayışına terk ettiğimiz bu gelişmelere ses yükseltenlerde yok değil.
İYİ Partili Gürol Yer konuyla ilgili bir basın toplantısı düzenlemiş. PTT Merkez binası önünde düzenlenen basın toplantısında Yer, “PTT, Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu’nun haberleşmesini sağlayan, milletine hizmetten geri durmamış iki asırlık bir çınardır” demiş. PTT’nin ülke genelinde yaklaşık 45 bin personelle hizmet verdiğini belirten Yer, banka ve ATM bulunmayan çok sayıda yerleşim yerinde vatandaşın temel hizmetlere PTT aracılığıyla ulaştığını söyledi. Yer, özellikle yaşlılar, engelliler ve kırsalda yaşayan vatandaşlar için PTT’nin devletin ilk kapısı olduğunu vurgulamış.
İşin doğrusu herkes şunu iyi bilmelidir ki bugün gelişmeler karşısında sessiz kalanlar yarınlarda bu şehrin geleceğinde söz sahibi olmayı asla hayal etmesinler. Zira bu şehir öyle görmezden gelinecek, ihmal edilecek bir şehir olmadığı gibi bir ilçe mesabesinde görülmesini de asla kabul etmez. Eskişehir’in geleceği ile ilgili alınan kararlarda hiç müdahil olmayanların kendi vicdanlarında “Eskişehir sevgisini” sorgulamaları gerekir. Eskişehir bu ülkenin kalbinde müstesna bir yere sahip olduğunun aslında farkındadır. Ama ısrarla Eskişehir’i görmezden gelenlerin Eskişehir’in gerçek sorunları yerine magazinsel bakış açısıyla Eskişehir’i değerlendirenlerin Eskişehir’in geleceğinde olup olmayacaklarından ben şahsen emin değilim.
Eskişehir elinden alınanlara rağmen bir duruşun şehridir ve her defasında küllerinden yeniden doğmayı başarmış, haklıyı ödüllendiren ve haksızı da gerektiğinde cezalandıran insanların şehridir. Eskişehirliler tıpkı Eskişehirspor taraftarı gibi “Kaybetse de mücadele edeni” takdir eder. Eskişehirliler in kızdığı şey mücadele edilmemesinedir. Eskişehir samimiyetle, “samimiyetsizliği” çok net bir biçimde ayırabilir.
Eskişehirlilerin bu testlerden çok geçmişliği vardır..Asıl kaybedenler bu şehrin insanını test ettiklerini sananlardır. Sonuç olarak Eskişehir bu mağduriyeti de asla unutmaz.