Eskişehirspor, Afyonspor karşısında sahadan 3-0’lık net bir galibiyetle ayrıldı. Skor tabelası güçlü bir mesaj veriyor. Şampiyonluk yarışında “biz buradayız” diyen bir takım var sahada. Ama sahanın içinden bakınca, sadece skora değil oyunun detaylarına da bakmak gerekiyor.

Maçın ilk yarısında Afyonspor direncini hiç düşürmedi. Zaman zaman pozisyonlara girdiler, kalemizi yokladılar. Eğer ilk 45 dakikada denge bozulmadıysa bunda en büyük pay yine Bora Göymen’in. Sezon başından bu yana kaleyi güvenle teslim ettiğimiz Bora, bu maçta da kritik kurtarışlarıyla takımını ayakta tuttu.

Rakamlar önemli:
9 maçta yalnızca 4 gol yemişiz.
Son 4 maçta kalemizi gole kapatmışız.

Savunma hattı güven veriyor. Ancak ilk yarıda hissedilen o rehavet havası düşündürücüydü. Ramazan ayındayız, oruç tutan oyuncular var; bu tempo açısından etkili olabilir. Fakat şampiyonluk kovalayan bir takımın konsantrasyonu 90 dakika sürmeli. Çünkü bu lig küçük boşlukları affetmez.

İkinci yarıda kilidi yine Jakob açtı. 62. dakikada gelen golle birlikte takım rahatladı, Afyon’un direnci çözülmeye başladı. Jakob artık “devre arası transferi” gibi değil; sezon başından beri bu formayı taşıyormuş gibi oynuyor. Bitiriciliği, isteği ve aidiyet hissi şampiyonluk yolunda çok kıymetli.

Batuhan Doğrukıran’ın golü ise başka bir hikâye. Dört haftadır golün kıyısından dönüyordu. Denizli maçındaki o kaçan pozisyon hâlâ aklımda. Bu hafta şanssızlığını kırdı. Sezonun ikinci yarısındaki 4. golünü attı. O gol, sadece bir skor katkısı değil; sabrın ve inancın ödülüydü.

79’da oyuna giren Mert Başer’in 81’de golü bulması da kulübenin hazır olduğunun göstergesi. Kaan’ın asistinde gelen golle skor 3-0’a taşındı ve maç tamamen koptu.

Ama şunu söylemeden geçemem:
Skor 3-0 olabilir, ancak Afyonspor maç boyunca pozisyon bulabildi. Böyle takımlara bu kadar alan vermemeliyiz. Çünkü bu yarış hata kaldırmaz. Kaybedeceğimiz tek bir maçta Kütahya psikolojik üstünlüğü ele geçirir. Bu fırsatı onlara tanımamalıyız.

Evet, 3 gol attık.
Evet, net kazandık.
Evet, şampiyonluk yarışındayız.

Ama şampiyonluk sadece kazanmak değil; rakibe umut vermemek demektir.

Sahanın içinden gördüğüm şu:
Bu takımın gücü var.
Kadrosu var.
İnancı var.

Şimdi buna bir de 90 dakikalık tam konsantrasyon eklenmeli.

Şampiyonluk, en az hata yapanın olacak.
Ve Eskişehirspor artık hata lüksünü geride bırakmalı.