Geçen gün bir sohbetimizde arkadaşlarıma söyledim. Ben 60 yaşına geldim. Ülkemizin krizde olmadığı bir günü görmedim. Sürekli ülke insanları olarak yüksek enflasyon ve ekonomik krizler ile mücadele ediyoruz. Komşu ülke Bulgaristan Leva’sı 12 TL oldu. Yakında bize en yakın ülke Bulgaristan’a bile gidemeyeceğiz. Ekonomimiz ne olacak diye biz kendi aramızda tartışırken, bir ekonomist Türkiye’yi Bulgaristan modelinin kurtaracağını söyledi.
En büyük ekonomik krizlerden birini 2001 yılında yaşamıştık. Arkasından bakanlar kuruluna yurtdışından Kemal Derviş getirildi. Atlantik sistemi adeta hazinemizin başına bizden olduğu iddia edilen Kemal Derviş’i atadı. Derken dolu dizgin Neoliberal politikalara geçtik. AK Parti arkasından iktidara geldi. Ali Babacan, Mehmet Şimşek dönemlerini gördük. En çok eleştirdiğimiz Ali Babacan kulvar değiştirerek, sol bir parti ile ittifak kurdu.2001 yılındaki krizden sonra, döviz baskı altına alındı. TL’ye değer verilmeye başlanıldı. Çok fabrika üretimlerini durdurdu.
AVM EKONOMİSİ
Çarşı pazarlarımız bir anda AVM’lere döndü. Artık, çarşı- Pazar dolaşma yerine AVM’ye gitmeye başladık. Kış günü evinde üşüyen bile, evdeki kombiyi kısarak AVM’ye ısınmaya gitti. Mağazalarda yabancı isimleri arttı. Neoliberal politikalar, ülkenin üreticilerini vurdu. Kurlardaki büyük artış, dünya pazarları ile rekabet yapmamızı da güçleştiriyor. Toplumun üretici kesiminin endişelerinin sona ermesi gerekiyor.
Eskişehir’de bile çok işçi çalıştıran sektörler, kapılarına kilit vurursa Eskişehir olarak da etkileniriz. Neoliberal politikalar başka başka isim veya uygulamalar ile sürecekse, ekonomide istenilen düzleme çıkılması zor olacaktır.
PARA KURULU ÖNERİSİ
Dünyaca ünlü ekonomist Steve Hanke, Patronlar Dünyasına Türkiye’de ekonomi yönetiminde yapılan değişikliği değerlendirerek,” Tek çözüm tıpkı bir zamanlar Bulgaristan’da yapılmış olduğu gibi bir para kurulu oluşturulmasıdır. 2001 yılındaki krizden bu yana Türkiye için aynı şeyleri söyleyip duruyorum. Kişiler böyle durumlarda ekonominin düzelmesi için hiçbir fark yaratmaz, önemli olan kurumun değişmesidir. Türkiye’de Merkez Bankası (MB) başkanları sürekli değişiyor” diye konuştu. Bulgaristan’da para biriminde bir dönem çıpalamaya gidildiğini ve altına çıpalanan Bulgar Levası’nın o dönem yaşanan hiperenflasyon sorununu çözdüğünü söyleyen Hanke, çıpalamaya geçilmesi ile birlikte aylık enflasyonun yüzde 42’lere düştüğünü, bir ayın sonunda ise enflasyonun yıllık seviyede tek basamaklara gerilediğine dikkat çekti. İlk kez 1997 yılının Temmuz ayında para kurulu uygulamasına geçen Bulgaristan kısa bir süre içinde hiperenflasyon sorunundan kurtulmuştu. Bulgaristan’a para kuruluna geçmesi önerisi Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) gelmişti.
ALTIN ÖNEMLİDİR
Hanke, ayrıca TL ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Başka diğer para birimleri gibi siyasi bir anlam taşımayan bir ürün olarak TL için çıpalanacak en iyi enstrüman altın olabilir. Dünyadaki tüm Merkez Bankaları yarattıkları sorunlar konusunda suçu üstlenmek yerine enflasyonu; emlak fiyatları, gıda fiyatları, tedarik sıkıntıları, Ukrayna savaşı, petrol fiyatları gibi maddi olmayan sebeplerle açıklıyor. Medyaya bunu bu şekilde sunup gerçek sebepleri itiraf etmiyorlar. İnsanların gözüne adeta perde çekiyorlar”.
ÇARE BİZCE NEDİR?
Bugün Atatürk’ün altıok ilkesinde anlatılan ekonomik ve siyasi durumu savunmaktan kurduğu parti CHP bile vazgeçmiştir. Bu ekonomik buhran Atatürk döneminde benzeri görmeyen dünya çapındaki ekonomik krizden Türkiye’yi korumuştur. İki ülke o zamanki ekonomik krizden etkilenmedi. Biri Türkiye’dir. Karışık ve Neoliberal politikalara dönülmesi ve savunulması, yeni ekonomik krizler anlamına gelir. Türkiye eninde sonunda Atatürk’ün denenmiş olan altıok politikalarına geri dönecektir. CHP’de bu politikaları savunmadığı için pişman olacaktır.