1991 yılı Türkiye’de koalisyon iktidarı vardı. Şimdi özelleştirmelere karşı solcular, o dönemde iktidardaki koalisyon aracılığı ile özelleştirmelere hızla devam ediyorlardı. Karayalçın en hızlı özelleştirmeciydi. Geçmiş çabuk unutuluyor.

1990’lı yıllarda, 12 Eylül de askeri darbe ile kapatılan CHP henüz açılmamıştı. CHP’nin yerine SHP vardı. Türk-İş genel başkanlığını bir oy ile kaybeden Eskişehirli sendikacı Cevdet Selvi, SHP genel sekreteriydi. Üç dönem Eskişehir’den milletvekili olmuştu.

TRT Baskını

SHP Genel Sekreteri olarak Cevdet Selvi Eskişehir’de basın toplantısı düzenledi. Toplantıya o dönem Milliyet Eskişehir Bürosunda beraber çalıştığımız Muharrem Esen ile o dönemde TRT muhabiri olan Sadi Seda katılmıştı. Toplantının olduğu saatte Çiftelerde bir uçağımız düştü. İki şehidimiz vardı. Sadi Seda ile Muharrem Selvi’nin konuşmasını kasete almışlar. Onlar Çifteler’e gidince kaset çözüm işi haberin yazılıp, Milliyet ile TRT’ye geçme işi de bana kaldı.

Her zamanki gibi Cevdet Selvi, karışık konuşmuş. Konuşmasında bir sıra yoktu. Bir yerde CHP’nin açılmasına karşı çıkıyor ve partinin açılması halinde müzelik olabileceğiniz söylüyordu. Yani, açıkça ona göre Atatürk’ün CHP’sinin modası geçmiş, 12 Eylül olmuş ve şimdi iki partinin birleşimi ile oluşan SHP vardı. SHP ile sol adına yola devam etmek gerekirdi. Bu olay patlamasaydı. Belki de CHP 1992 de açılmayacaktı. Yani bir katkımız var. Selvi, bu olaydan sonra kendisi ile ilgili haberleri benim yazmamı istemişti.

Hükümet krizi çıktı

Selvi’nin belli bir düzende olamayan konuşmasını bir saat boyunca dinleyerek, çözdüm ve bana göre en ilgi çekici yer, “CHP açılırsa müzelik olur” şeklinde konuştuğu yerdi. Müzelik benzetmesini ön plana çekerek, haberi yaptım. TRT ve Milliyet’e geçtim.

TRT’nin ana bülteninde haber ikinci haber olarak verilince, o dönem SHP içinde olan rahmetli Deniz Baykal hemen genel başkan Erdal İnönü’yü arayarak, 12 milletvekili olarak SHP’den ayrılacaklarını söyledi. 12 kişi ayrılırsa, koalisyon hükümeti düşüyordu. Olayın yanlış anlaşıldığını söyleyen Selvi, hemen bir grup milletvekili ile TRT’yi bastı. Fatura, Sadi Seda’ya çıkarıldı. İşine son verildi.

Sonra, Cevdet Selvi CHP ile DSP arasında gidip geldi. Baykal’ın en yakını oldu. İnönü’yü terk etti. Gittiği her partide ya genel başkan yardımcısı ya da genel sekreter olmayı başardı. O dönemde Yılmaz Hoca’ya Selvi’nin bu işi nasıl kotardığını sorduğumda, Yılmaz Hoca bir fıkra ile olayı yorumlamıştı. O fıkrayı burada yazamayacağım. Sorana anlatırım.

Şimdi şok atlatılmaya çalışılıyor

CHP 12 Eylül öncesinden çok uzakta bulunuyor. 12 Eylül den sonra Rahmetli Ecevit de bunun için DSP’yi kurmuştu. Kısacası, devşirilmişlerin bel kemiği hiçbir zaman olmaz. CHP yönetiminin de son yıllarda devşirme insan sayısı arttı. Sürekli yer değiştirme sosyal demokrasinin kanında var. Zamanında Lenin de bu nedenle sosyal demokratları eleştirmiş ve kitap yazmıştı. Bu gün hem Atatürk'ün ekmeğini yerler, hem de gelişi, güzel eleştiri yaparlar. Seçim sonuçları açıklanınca, deprem bölgesinde yaşayan yurttaşlara sosyal medyada demediklerini bırakmadılar. Hiç tasalanmayın, yerel seçimlerde AK Parti gibi milliciliğe oynarlarsa hiç şaşırmayın ve de kızmayın. Bunlar makyevelist siyasete devam edecekler. Altı Ok akıllara gelmeyecek. Bu saatten sonra millet ne der? Hep birlikte göreceğiz. Baykal nasıl genel başkanlıktan ayrılmıştı? FETÖ operasyonu ile gitmedi mi? Yerine kim geldi sonra…

Yılmaz Hoca ile Ataç’ın gücü

Seçim öncesinde ve seçim döneminde CHP genel merkezinin 13 ve 14. katlarda, partinin üst düzey yöneticilerini bile takmayan danışmanlar vardı. Bu danışmanlar, CHP ile ilgisi olmayan kişiler ile yan yana duruşları ile biliniyor. Şimdi hepsine yol verildi. Bugünkü mesele, Kılıçdaroğlu, gemiyi hangi limana götürecek. Partide Ahmet Ataç’a yakınlığı ile bilinen Bülent Kuşoğlu’nun önemi arttı. Kuşoğlu ne dedi:” “Kurultay seçimden önce yapılacak. Kılıçdaroğlu yeniden aday. Bizler göstereceğiz” dedi.

İmamoğlu ve Özgür Özel’i sertçe uyardı: “Grup başkanımız o mevkide otururken, Ekrem Bey İBB Başkanıyken, Genel Başkan'a karşı daha dikkatli olmalılar.” Yani, hodri meydan mesajı verdi. Eskişehir’de Yılmaz Hoca ile Ahmet Ataç’ın eli yerel seçime doğru daha da güçlendi. Ayrıca, üç milletvekili de ikilinin yanında duruyor. İkili, milletvekili listesini yaptıkları da, daha net görülüyor. Yerel seçimde belediye başkanları ile meclis üyelerin tamamı da ikili tarafından belirlenecek.