Eskişehir’e arka arkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce geldi. Artık, son iki haftaya giriyoruz. Eskiden seçimler umut taşırdı. Bayram havasında gidilirdi. Biz gazeteciler bile büyük heyecan duyardı. Eskişehir’deki gazetede büroları, çevre illeri de kontrol ederdi. Mesela ben Bilecik, Kütahya ve Afyon’un seçime giderken kulislerini yazardım. Şimdi, ilk sıralar dışında adaylar bile tanınmıyor. Ekonomide biriken sorunlar, insanlarımızı kaygılandırıyor. Ekonomik sorunların seçimlerden sonra çözüleceğine inananları sayısı oldukça az olduğunu gözlüyorum. Daha seçim olmadan, daha sonra bir seçim olacağını bile söyleyenler var. Komşumuz Bulgaristan iki yılda altı genel seçim yaptı. Henüz hükümet kurulamadı.
KİM KALABALIKTI
Rahmetli Demirel partisinin seçim kampanyaları sırasında, Odunpazarı mitingindeki kalabalığa bakarak, Türkiye’de ne olacağını aşağı yukarı söylerdi. Sanki siyasetçiler ile birlikte elbirliği etmişiz gibi günü kurtarıyoruz. Her partinin toplantısına, mitingine ve Eskişehir özelinde, katılmak gereken tüm etkinliklerine katılıyorum. Gazetemize de yansıtıyoruz. Ancak, bazen toplantılar üst üste geliyor. Yine de zorlansak da takip ediyoruz. Eskiden mitingler çok kalabalık olurdu. İşin aslı iletişim çağındayız. Çok fazla bir miting yapmanın anlamı da yok. Yine de, bizi tanıyan hemşerilerimiz Eskişehir’de mitinglerde kalabalığı kimin topladığını soruyorlar.
CHP’nin Sıhhiye mitinginde kalabalığın beş bin kişi gibi olduğuna kanaat getirdik. Bana AK Parti ile CHP’nin Eskişehir’de yaptığı mitinglerden hangisinin kalabalık olduğunu soranlara, eski mitinglerin yorumunu yaparak şunu söylüyorum:” AK Parti iktidar olduğu süreçte, Eskişehir’de yapılan mitinglerde en çok kalabalığı CHP topladı. Ancak, 3 milletvekilini AK Parti çıkardı. Her seçimin kendine özgü koşulları vardır. Bu seçimde başka bir şey olabilir. Ya da aynısı olur. İki seçimde başka partilere oy veren CHP’liler, partilerini üçüncü milletvekilliğinden ettiler. Bu seçimde de aynısı olabilir” .
Partilerin seçim kampanyalarına bakıyorum. Sloganlar dahil, seçim afişleri, kampanya filmleri hepsi zayıf kalıyor. Halkta bunlarla pek ilgili görülmüyor. Her parti diğer partilere ya da rakip gördüğü partinin bir parmak üstünde olmaya özen gösteriyor. Bazı partilerin son sıralardaki adayları gelişi güzel listelere yerleştirilmiş olduğunu düşünüyorum.Eskiden listenin tümü taş gibi olurdu. Eskişehir’de olmasa da, başka illerde listelerde bulunan bazı adaylar tartışma konusu oldu. Bu kişiler seçilebilecek yerlerdeler. Bunlar mecliste ne yapacak? Ben kendi hesabıma söyleyeyim. Bu kişileri renk olarak göremem. Sanki Fetö yöntemleri de ortaya çıktı. Kasetle tehditler başladı. Herkes kasetlerin çıkmasından söz ediyor. Adayların ve partilerin halkın gündemi olan konulara dokunması ve çözüm önerilerini sunması gerekiyor. Bitmeye yaklaşılan terör konusunda iktidara gelmek isteyen partiler ne yapacak. Bu konularda da belirsizlikler var. Bölgemiz riskli bir bölgedir. Dış güçlerin senaryoları bitmiyor. ABD çevremizdeki askeri üs sayılarını arttırıyor. Tarihin akışı ve bölge ülkeleri ile kucaklaşmak ve aynı cephede olmak için bu seçim önem taşıyor. Atlantik cephesinden geleceğimiz için uzaklaşmamız gerekiyor.