En gıcık kaptığım lafların başında, ‘unutmadık’, ‘unutturmayacağız ’geliyor. 55 bine yakın yurttaşımızı kaybettiğimiz Hatay ve Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümünde bazılarımız bu sözleri kullanıyor. Depremlerin üstünden bir süre geçtikten sonra, depremi hatırlayanımız var mı? Ya da eksiklerimizi tamamlıyor muyuz? 2023 yılında Hatay ve Kahramanmaraş ile birlikte bölgede etkili olan depremden Suriye bile etkilendi. Suriye’de de 9 bin kişi hayatını kaybetti. 55 bine yakın yurttaşımızı kaybettiğimiz deprem kayıtlara, dünyada en büyük doğal afetlerden biri olarak kayıtlara geçti. Depremlere karşı ne yapacağımız tartışması, insanlık tarihi kadar da eskidir.
TOKİ’NİN BAŞARISI
Birkaç gündür televizyon kanallarında TOKİ’nin çalışmaları dönüyor. TOKİ deprem bölgesine çok güzel konutlar yapmış. Sayıları da 100 binler ile ifade ediliyor. Eksiklikler yok mu? Mutlaka vardır. Ancak, ‘unutmadık’ gibi söylemler ile peynir gemisi yürümez. Depremi yaşayan veya büyük depremleri görenler, deprem hakkında fikir yürütebilir. Dün Defterdarımız Cemil Müsevitoğlu’na uğradım. Depremde Hatay’da Defterdar olarak görev yapıyordu. Hatay da sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri, depremde Hatay’a yaptığı katkılar nedeniyle kendisine telefon ederek teşekkür ediyordu. Bir sivil toplum kuruluşu başkanı telefonda,” Sayın Defterdarım sizin o günlerde yaptığınızı Hatay halkı unutmaz. Depremin yıldönümünde bizde sizi aramak istedik” diyordu. Eskişehir Defterdarlığı depremin yıl dönümünde AFAD Eskişehir Eğitim Uzmanı Ahmet Turhan’ın katıldığı bir konferansta düzenledi. Çalışanlara deprem hakkında hatırlatmalar yapıldı. Slogancılıktan uzak, bilgilendirici bir konferans bilgileri tazeler.
SÖYLEMLERDEN UZAK
İnşaat Mühendisleri Oda Başkanı Orkun Kılıç’ın üç yıl önce söylediği “Eskişehir’de acil yıkılması gereken 5-6 bin bina var” sözü karşılık buldu mu? Kentsel dönüşümde ne durumdayız. Güçlendirilmesi gereken binalara takviyeler yapabildik mi? Eskişehirliler olarak biz deprem denildi mi? 1999 Gölcük merkezli depremi hatırlıyoruz. O depremde Eskişehirliler olarak 32 hemşerimizi kaybettik. Şehirde pek çok binanın az, orta ve çok hasarlı olduğunu gördük. Ağır hasarlı binalar, mecburen yıkıldı. Az ve orta hasarlı binaları tamir ettik. Boyadık ve yaşamaya devam ettik. Başkan Kılıç’ın dediği 5- 6 bin binanın büyük çoğunluğu bu binalardan oluşuyor. Deprem gecesi yıkılan apartmanın önüne ilk giden gazeteci bendim. Valimiz ve Emniyet Müdürümüz ve Sağlık müdürümüz binanın başındaydı. Enkaz kaldırma 10 güne yakın sürdü. Hasarlı binaların tespitinde dönemin valimiz ile Emniyet Müdürümüzün ciddi tehlikeler atlattığını gördük. Depremden sonra bizde AKUT kurmuştuk. Eskişehir’de kent merkezi üst üste kurulmuştur. Eskişehirli kaynaklı bir depremde çok güçlükler yaşarız. Porsuk ve çevresini de kentsel dönüşüm ile kontrol altına almalıyız. Eskişehir’in üç üniversitesi olmasına karşı, deprem planı yok. ESTÜ de deprem ile ilgili araştırmalar ve çalışmalar yapan kuruluşlar var. Bunlarla işbirliği yapan var mı? Bilim insanları hazır olduklarını söylüyor. Bu bilim insanlarını kim duyuyor.
SONUÇ
Sonuç olarak büyük depremin yıldönümünde 5-6 bin yıkılacak bina, 20 bin dönüştürülecek bina Eskişehirlilere bakıyor. İşin sahibi yok. Kuru söylemler ile yaşamımıza devam ediyoruz. Gerçekçi projeleri ve yapılabilecek seçenekleri ortaya çıkarmalıyız. Kim yapacak bu işi?