Frekanslar tutar mı?

Geçtiğimiz günlerde Şair Fuzuli Caddesinde meydana gelen ölümlü trafik kazası Eskişehir’de çok konuşuldu. Daha önce Hint filmlerinde gördüğümüz iki kişilik motosiklete benzeyen aracın sürücüsü yan sokaktan Şair Fuzuli Caddesine girerek, caddeyi geçti ve başka bir yan sokaktan caddeye çıkmaya çalışan kadına çarptı. Sürücü yan sokaklardan Şair Fuzuli’ye çıkarak, genç bir kadının ölümüne neden oldu. Bir hafta sonra, bu kazanın benzeri Bursa’da yaşandı. Mersin’de de bir şahıs 6 kişinin ölümüne neden oldu. Daha öncede babasının silahını okula götüren öğrenci, okuduğu okulda 10 kişinin ölümüne neden olmuştu.

Kimimiz olayları yüksek teknolojiye bağladı. Mesela kablosuz internet, yüksek ve hızlı frekanslı cep telefonlarının insan beynini etkilediği ve çeşitli hastalıklara neden olduğu söyleniyor. Yani, bu görüşleri savunanlar, teknoloji de durma vaktinin geldiğini söylüyor.

BİLİM ADAMI YETİŞMİYOR

Yüksek teknoloji, özellikle Avrupa’da bilim adamı yetişmemesine neden oldu. Çocuklar ve gençler teknoloji sayesinde evde oturuyor. Bilgisayar ve cep telefonları bağımlısı oldu. Avrupa devletlerinin aldığı önlem ise, bilim ve teknoloji parkları açmak, buralarda gençler ve çocuklar yetiştirmeye çalışıyor.

ESKİŞEHİR’DE DE VAR

Eskişehirli çocukların ve gençlerin bilim adamı olarak yetişmesine katkı da bulunmak amacıyla Sabancı Holdingin desteği ile Büyükşehir Belediyesi Sazova Parkına bilim ve deney merkezi açmıştı. Bu merkez bugünde büyük ilgi görüyor. Avrupa’dakiler Eskişehir’deki bu merkezin daha büyük ölçekte yapılmışı olarak karşımıza çıkıyor. Eskişehir olarak bizde geri kalmamış olduk.

MAFYAYA ÖZENDİRİLİYOR

Dünyada Türk dizileri beğenilerek izleniyor. Bu bize artı yazıyor. Özellikle balkanlarda dolaşırken dizlerimizin gücünü hissediyoruz. Nerdeyse, Hint ve Amerikan film sektörüne rakip olduk. Ancak, dizilerimizi şiddet arındırmalıyız. Yazıma giriş bölümünde yazdığım öldürme olaylarından sonra, diziler durduruldu. Ben senaryolarında şiddetten uzak değişiklik beklerdim. Ama göremedim.

Özellikle mafya dizileri şiddeti özendiriyor. Ticari kaygılar nedeniyle şiddet dizlerde yer alıyor. Dizi üreticileri, senaristleri şiddeti gündeme getirmenin sorumluluğunu bilmeleri gerekir. Bazen gençler ve çocuklar dışında büyüklerinde bu dişlerden etkilenerek, mafya tarzı davranışlar için girdiklerini düşünüyorum. Kahramanmaraş ve Siverek de düzenlenen okul saldırılarının bir milat olacağını düşünmüştüm. Ticari kaygılar aşılamadı.

KURMACA DÜNYA

Kurmaca bir dünyaya ait olan diziler, Türk toplumsal yaşamından besleniyor.Bu yapımlar izleyiciyi yakalamak ve ekran başına bağlamak için insan hikâyelerinden örnekler alıyor. Şiddette bolca bu dizilerde yer alıyor. Televizyon dizilerimiz bizi biz yapan toplumsal anlayışımıza da yenden inşa ediyor. Bu durum tehlike yaratıyor. Televizyon dizileri izleyicinin beklentileri ile üst üste geldiği ölçüde daha ilgi çekiyor. İzleyici topluyor. Dizilerde yeni nesil mafya babaları da bizimle oluyor. Televizyonlar sayesinde evimize kadar giriyor.

ÇAĞA UYUM MU?

Gelecek nesilleri her yönü ile bugünden koruma altına almak için, bilim insanı yetişmesi için devletler ve insanlık tarafından tedbirler alınmalıdır. Şiddet dizilerde ve eğitimde özendirilmemelidir. Dijital çağda yaşıyoruz. Bu çağda, hepimiz iyi birer medyakokuryazarı olmalıyız. Ayrıca, elimizde kumanda ile gücün izleyici olduğu unutulmamalıdır.