Bizim gazete dışında, olayla ilgilenen pek olmadı. Kendilerine ‘İstenmeyen muhalefet’ adını veren CHP’liler kahvaltı da bir araya geldi. Kahvaltılı toplantıdan birkaç gün önce, ‘istenmeyen muhalefet’ üyeleri beni de yapacakları toplantıya davet ettiler. Öbür CHP’lilerden bu CHP’lilerin farkları neler? İdeolojik bir farklılık yok. Nüans farkları var. Kapsamlı bir ideoloji tartışması veya karşılaştırılması gerekirdi. Eskişehir’deki CHP’nin muhalifleri ile partinin yönetim kadrosunda olanlar aynı şeyi düşünüyor. Peki, ön seçim olsa çözüm çıkacak mı? Bugün Eskişehir’de parti yönetiminde olanlar, en son ön seçimin ne zaman yapıldığını bilemezler. Çünkü yaşları tutmuyor. Şimdiki CHP’liler o zaman yoktu. En son ön seçim, Cevdet Selvi ile Zeki Ünal’ın milletvekili olduğu seçimde olmuştu. Ön seçim hiçbir zaman karşılığını bulmuyor. Eskişehir CHP, CHP’li olmayanlar bile milletvekili olduğu bir ildir. CHP’nin gerçek ideoloji savunulmadan veya CHP o çizgiye gelmeden, çözüm de yoktur. DÖNÜŞÜM YAŞIYOR Siyasal partiler bazen kuruluş amaçlarının dışına sapar ve ideolojik bir dönüşüm yaşayabilirler. İdeolojik dönüşüm demek, bir siyasi partinin zaman içinde kuruluşundaki ideolojik hedefleriyle uyumsuzlaşmasıdır. Bu durum sol partilerde daha çok yaşanıyor. Irak komünist partisi, Amerika’nın işgali sırasında, Iraklılara Amerika’yı destekleyen bildiriler dağıtmıştı.

BATI İLE UYUM

Ülkemizde de ‘Dönüşüm’ kelimesi CHP ile özdeşleşiyor. Siyasi hayatına Kemalist bir parti olarak başlayan CHP, kendi iç çelişkilerinin yarattığı dinamiklerle adım adım dönüşme yoluna girdi. Halktan kopuş eğilimleri daha 1930’lu yıllarda Kemalist aydınlar tarafından söylenmeye başladı. Altı ok ağza alınmamaya başladı. Atatürk’ün ölümünden sonra ‘ortanın solu’, ‘sosyal demokrat’, ‘demokratik sol’ gibi söylemler geliştirildi. Muhalefetin kahvaltısında, ideolojik bir tartışma görülmedi. Şeffaflık, katılımcı örgüt gibi söylemleri gördük. Açılamada bu konulara vurgu yapıldı.

BABAANNENİN RESMİ

Atatürk’ün vefatından sonra, 1940’ların ikinci yarısından itibaren CHP’de görülen ideolojik kırılma su yüzüne çıktı. 1960’lara geldiğimiz de ideolojik kırılmanın adı ortanın solu olarak konuldu. Ortanın solu batı sistemi içinde bir yere oturtuldu. CHP’nin antiemperyalizm, kamuculuk, halkçılık ve devrimcilik söylemleri ortan kalktı. CHP’nin genel başkanları daha sonra altı ok’un babaannenin resmi gibi duvarda olması yeteridir. Açıklamaları yapıldı. Avrupa’yı medeniyetin merkezi sayan, ülkenin kalkınmasını Batı sisteminin merkez ülkeleri tarafından çizilen sınırlara hapseden bir CHP başarılı olabilir mi?

BU DURUMLARIN TESPİTİ YOK

Kahvaltı da, hatırı sayılı bir CHP’li bir araya geldi. İşin tuhaf olanı, bir araya gelenler, sadece havanda su dövüyor. Kalabalıkları topladıkları için övünüyorlar. Kendilerine muhalefet adı verenler, lideri tartışmıyor. Lider demek, ideolojinin ve parti programının halk karşısındaki sözcüsüdür. CHP Kemalist geleneğe döndüğü ölçüde sorunlarını çözecek. Parti içi çelişkilerde ortadan kalkacaktır. Milyonlarca Türk insanı gerçek çizgisinde bir CHP görmek istiyor. Yoksa toplan dağıl. Sonuç çıkmaz.