Evet…
Bir yılı daha devirdik.
Devrildiğine bakmayın, altında kaldık mı kaldık.

Kolay mıydı?
Değildi.
Ekonomi desen, hiç demeyin.

Berbattı.

Bir gece ağladık.
Bir gece sinirlendik.
Bir gece “bu da mı başımıza gelecekti” diyerek uyandık.
Bir gece hayat “çok bağlanma” dedi.
Sabahına bakmadan aldı götürdü.

“Güneş doğmaz artık” dedik.
Doğdu.
Ama fatura yine bize kesildi.

Neyse…
Umut var diyorlar.
Varsa da biz görmedik ama inanıyoruz.

Gelelim 2025’in Eskişehir en’lerine.
Özge’nin gözünden, biraz da kalpten ve sinirden süzülmüş haliyle.

Buyurun.

Yılın İl Başkanı:

Anahtar Parti İl Başkanı Çağlar Ölce.
Yeni parti, yeni yüz ama eski siyasetçi rehaveti yok.
Sorun neredeyse orada,
Gündem neredeyse içinde.
Eskişehir’i uzaktan sevenlerden değil,
Bizzat içine girip çamurunu tutanlardan.

Yılın en çok kuraklık çekeni:

Kuraklık ülkede olduğu gibi Eskişehir’de de sorundu.
Ama bu kaderi en derinden yaşayan kişi köşe yazarımız Mehmet Göktekin.
Bir yıl boyunca “su” dedi.
“Su” yazdı,
“Su” bağırdı.

Şehir susuz kaldı.
O susmadı.

Yılın Milletvekili:

AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu.
Yılın son günlerinde koluna taktığı 9 milyonluk saatle zamanı durdurdu mu bilinmez ama kamuoyunun tansiyonunu yükselttiği kesin.
Bir saatle bir yılı özetlemek herkesin harcı değil.
Tarihe geçti mi?
Geçti.

Yılın abisi

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt.
Kimi hâlâ “abi” diyor ama
Biz gerçeğin adını koyalım.

Ağa.
Çünkü Eskişehir siyasetinde
Koltuklar değişir, dönemler biter.
Ama ağalık baki kalır.
Herkes konuşur.
Son söz yine onundur.
Değişim lafı edilir,
Ama düzen hiç bozulmaz.

Kazım Kurt, Eskişehir siyasetinde
“Eskimeyen” değil,
Eskimesine izin verilmeyen isimlerden biri.

Yılın sahne performansı:

CHP İl Başkanı Talat Yalaz.
Her yerdeydi.
Açılışta, toplantıda, fotoğrafta, karede…
Bazen hiçbir yerde olmamak,
Her yerde olmaktan daha değerlidir ama Talat Yalaz bu felsefeyi pas geçti.
Şovunu yaptı.

Alkışlar bekledi.
Işıklar kapandı.
Geriye yine bir şey kalmadı.

Yılın hareketi:

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç.
İki gün susuz kalan bir kentin ardından ESKİ Genel Müdürü Oğuzhan Özen’in istifası konuşulurken
Ataç sahneye çıktı.
Gitti, ziyaret etti,
“Yanındayım” dedi.
Siyasette bazen bir ziyaret…
Bin kelimelik basın açıklamasından daha gürültülüdür.

Yılın etkisiz elemanı:

CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar.
Başkan olmak için çok çalıştı.
Çok gezdi.
Çok poz verdi.
Ama sonuç değişmedi.
Ne yaptı?
Hiçbir şey.
Etkisizliğin sürekliliği de bir istikrardır.

Yılın kaybı:

AK Parti Milletvekili Fatih Dönmez
O kadar sessiz, o kadar görünmezdi ki…
Bir ara “kayıp şahıs” ilanı hazırlamayı ciddi ciddi düşündük.
Meğer siyaset sahnesinde olmakla görünür olmak aynı şey değilmiş.

Yılın direnişçisi:

AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak.
Göndermek için çok uğraştılar.
Az değil, bayağı uğraştılar.
Ama gitmedi.
Direndi.
Hakkını teslim edelim:
Bu kadar baskıya herkes dayanamazdı.

En iyi çıkış yapan:

İstikbal Gazetesi İmtiyaz Sahibi Şenol Durur.
“Gitti, bitti” dediler.
Ama o öyle bir geri döndü ki…
Herkes gider.
Şenol durur.
Ve kimse tam olarak ne yaptığını anlayamaz.

Yılın onur ödülü:

Yılmaz Büyükerşen…

Senin elinden tuttukların, bir gün seni sırtından vursa da…
Gölgen yeter hocam!


Kıssadan hisse…

Bir yıl bitti.
Kimileri iz bıraktı.
Kimileri sadece koltuk ısıttı.
Eskişehir yine sessiz ama not alan bir şehir.

Defteri kapattık mı?
Hayır.
Sadece sayfa çevirdik.