Eskişehir Sanayi Odası seçimleri yaklaşıyor.
Şehrin gündeminde oda seçimleri var.

Benim gündemimde ise genel seçimler…

“Aslında ne alakası var?” demeyin.
Var.

Hem de çok var.

ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş seçime tek aday olarak giriyor.
Rakipsiz.
Güven tazelemesi neredeyse kesin.

Öte yandan CHP ön seçim tartışmalarıyla meşgul.
Ama kimse bu ön seçimin gerçekten “demokratik” olacağına inanmıyor.

O halde sözde demokrasi tartışmalarını bir kenara bırakalım.
Gerçeklerle yüzleşelim.

CHP’nin bugün en çok neye ihtiyacı var biliyor musunuz?

İtibara.
Güce.
Toplumsal karşılığa.

Önce bunu nasıl kazanacağını konuşmalı.

Bir dönem Celalettin Kesikbaş’ın adı çeşitli makamlar ve partiler için anıldı.
Yakıştırmalar yapıldı.
Ben de o dönemde eleştirilerimi dile getirdim.

Ancak bugün tablo farklı.

Eğer Kesikbaş’ın aklında siyaset varsa, zaman tam da şimdi.
CHP Genel Merkezi’ne milletvekilliği için başvurduğunda ret alacağını düşünmüyorum.

Kimse örgüt nutukları atmasın.

Bu şehir genel merkezden “monte edilen”, Eskişehirli bile olmayan birçok vekil gördü.
İthal isimlerin bu kenti temsil ettiğine defalarca şahit olduk.

O zaman şu soruyu sormak gerekiyor:

Toplumsal karşılığı olan, şehirle bağı güçlü, iş dünyasında saygın bir isme kapıyı kapatmak ne kadar doğru?

Kesikbaş’ı yaşam tarzı ve duruşu itibarıyla tanıdığım kadarıyla sosyal demokrat bir çizgide görüyorum.
Saygın.
İtibarlı.
Elbette sevmeyeni vardır.

Ama seveni daha fazla.

Öte yandan şu şehirde partililer arası “dayanışmadan” bahsetmiyor muyuz?

Ayşe Ünlüce ile Gürhan Albayrak iyi temaslar kurmuyor mu?

Bu temaslar sayesinde birçok proje hayata geçmedi mi?

Kesikbaş’ın da kavgasız, gürültüsüz şekilde bu teması sağlayabileceğini düşünüyorum.

CHP artık şunu sorgulamalı!

Gerçekten kazanmak mı istiyor yoksa sadece kendi içinde yarışmak mı?

Siyaset cesaret işidir.
Bazen parti rozetinden önce toplumsal karşılığı görmek gerekir.

Ve bazen bir şehir, ithal isimlerle değil, örgüt içinden çıkacak zayıf profillerle değil, kendi içinden çıkan güçlü figürlerle ayağa kalkar.

Karar CHP’nin.

Ama unutmasınlar!

Güçlü figürlerden çekinen bir anlayışın iktidar iddiası olamaz.

Bu şehir artık vitrin aday istemiyor.
Ağırlığı olan, sözü olan, karşılığı olan isimler istiyor.

CHP ya gerçekten kazanmayı deneyecek…
Ya da kendi içinde birbirini alkışlarken kavga etmeye…

Tercih onların…
Ama sandık mazeret dinlemez.