Meslek liselerini oldum olası çok önemserim. Zira bu ülkenin üretimine katkı yapacak “ara eleman” ihtiyacının karşılandığı bu okullar aslında her yıl binlerce mezun veren üniversitelerimiz kadar önemli bir fonksiyona sahiptir. Meslek Liseleri sanayiden, hizmet sektörüne, üretime direk katkı yaptıklarından bir anlamda “Meslek Liseleri bizim fabrikamızdır” anlayışı vardır.
Daha önce “Okul inşaatlarımız yarım kalmasın” başlığı ile yazdığım yazıda, Eskişehir’in katma değer üreten okullarından biri olan Ali Güven Mesleki ve Teknik Lisesi ile ilgili değerlendirmelerde bulunmuştum. O gün şunları yazmıştım; “Bunlardan birisi de oturduğum yere yürüme mesafesinde yer alan, devlete hem katma değer üreten hem de öğrencilerine okurken para kazandıran yeni konsept Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinden Ali Güven Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi. Yaptığı etkinliklerle (Konaklama, Yemek, Düğün, Nişan, Kına, Toplantı vs.)öğrencilerine pratik yapma imkanı sağlayan bu meslek lisemizin binası 2019 yılında yıkıldı. Beş yıl önce boşaltılan üç yıl öncede yıkılan okul binası ve çok amaçlı açık hava salonunun temeli geçtiğimiz yıl atıldı.”
Bu yazımın üzerinden aylar geçtikten sonra geçtiğimiz gün yeniden temelin atıldığı yere gittim. Gördüğüm manzarada maalesef bir değişiklik yoktu. Aylar öncesi nasılsa aynıydı. Oysaki bu konuyu gündeme getirdikten sonra Eskişehir İl Milli Eğitim Müdiresi Sayın Pervin Töre’nin takibinde olduğunu, talimatlarıyla atölyesi olmayan projeye yeni atölyeler eklendiğini öğrenince sevinmiş ve çok umutlanmıştım. Aylar sonrasında inşaat alanını tekrar gördüğümde yine hayal kırıklığı yaşadım.
Oteli ile birlikte okul bahçesi daha doğrusu bahçe deki açık hava çok amaçlı organizasyon salonu; yapılan düğün, nişan, toplantı gibi organizasyonlar ile önemli bir gelir kaynağıydı. Şimdi düşünün yıllarca burada organizasyon yapılamadı. Daha da kaç yıl yapılamayacak bilemiyoruz. Sizleri rakamlara boğmak istemem fakat piyasayı bilen ve böyle çok yönlü kullanılabilen bir açık hava salonunda herhangi bir şekilde yapılacak organizasyonun getirisini hesaplamaya kalksak bunca zamandır oluşan kaybı ve de oluşacak kaybın herhalde ilgililer farkındadırlar.
Meslek Liseleri bu memleketin geleceğine katkı yapan kurumlar haline dönüştürülmek isteniyorsa ve üretim hızımıza ivme katması bekleniyorsa konunun üzerine hassasiyetle gidilmeli, eksikler süratle tamamlanmalı. “Altın yumurtlayan tavuk” misali hem eleman yetiştiren hem de katma değer üreten meslek liselerinin hayat bulması için her türlü bürokratik engelin bertaraf edilmesi gerekmez mi?
Neyse konuyu fazla uzatmadan uzun bir aradan sonra inşaat alanında gördüğüm manzara karşısında sormak gerekmez mi? Türkiye’nin en iyi uygulama otellerinden birine sahip, öğrencisine daha öğrenciyken para kazandıran, devletine para kazandıran, kendi kendine yetebilen Ali Güven Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi unutuldu mu?