Her deprem olduğunda, her 17 Ağustos’da ve de asrın felaketi olarak adlandırılan her 6 Şubat’da milletçe depremi konuşuyoruz. Ülkemiz maalesef bir deprem ülkesi. Bu acı bir gerçek. Ancak asıl sorunumuz biz bu gerçeği ne kadar ciddiye alıyor ve ne gibi önlemler alıyoruz? Son dönemde ülkemizde yaşanan depremler bir kez daha gösterdi ki Eskişehir dahil neredeyse ülkemizin tamamı risk altında.
6 Şubat 2023’te çoklu yaşadığımız depremlerde on binlerce bina saniyeler içinde yıkıldı. Binlerce insanımız hayatını kaybetti. On binlerce insanımız evsiz barksız kaldı. O gün sadece şehirler yıkılmadı. Sonradan görüldü ki; yapılan ihmaller, yapılmayan denetimler de enkaz altında kaldı. Aradan geçen zamana rağmen alınması gereken derslerin ne kadarının hayata geçirildiği ise hala tartışılıyor.
Eskişehir modern yapısı, kültürel hayatı ve düzenli şehir görüntüsüyle ön plana çıkan yaşanabilir bir şehir. Böylesine güzel bir şehirde deprem gerçeği konuşulduğunda adeta tuhaf bir sessizlik hâkim. Sanki görünmez bir kabulleniş var. Deprem denildiğinde Eskişehir’de ilk akla gelen kavram kentsel dönüşüm oluyor.
Ne var ki bu dönüşüm çoğu zaman bir güvenlik meselesi olarak değil, maalesef bir rant hesabı olarak ele alınıyor. Vatandaş “Depreme dayanıklı bir binada oturup oturmayacağını sorgulamak yerine, evim yıkıldığında bana kaç metrekare düşer, metrekare küçülür mü?” diye soruyor.
Deprem konusunda bilinen en iyi çalışma TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi tarafından yapıldı. Şube Başkanı Orkun Kılıç’ın aktardığına göre Eskişehir genelinde yaklaşık 52 bin bina incelendi. İncelenen binalar özellikle riskli bölgelerden seçildiği için ortaya çıkan tablo şehrin genelini yansıtır nitelikte.
Sonuç; 5 ila 6 bin bina çok riskli. Bu binaların acilen boşaltılması ve dönüştürülmesi gerektiği söylendi. Şehir merkezinde önemli caddelerimizde eski yönetmeliklere göre yapılmış, denetimi yetersiz, malzeme kalitesi tartışmalı çok sayıda bina bulunuyor. Bu binalarda binlerce insanımız yaşıyor.
Yer bilimciler açıkça ifade ediyor. Önümüzdeki 30 yıl içinde Eskişehir ya bir deprem yaşayacak ya da büyük bir depremden etkilenecek. Bunun yarın mı olacağı, yıllar sonra mı yaşanacağı bilinmiyor. Ancak bilinmeyen tarih, beklemek için değil, bugünden harekete geçmek için bir hazırlık fırsatı olmalı.
Bu uyarıyı siyaset cephesinden de duymak mümkün. Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl, Eskişehir’de yaklaşık 240 bin konut bulunduğunu ve bunların yaklaşık yüzde 2,5’inin ciddi risk taşıdığını ifade ediyor. Özellikle 1999 öncesi yapılan binalara dikkat çeken Bingöl, bu konunun siyaset üstü bir mesele olduğunu vurguluyor.
Bu şehir hepimizin. 6 Şubat’ın acısını hala yüreğimizde taşırken, aynı hataları tekrar etme lüksümüz yok. Depremi unutmadık, unutturmayacağız diyoruz.
Ancak merak ediyor ve soruyoruz. Eskişehir depreme hazırlanıyor mu?