Eskişehir’i seviyoruz. Herkes Eskişehir’i örnek gösteriyor. Modern, güvenle yaşanabilir, üniversiteler şehri… Bu hafta şehrimizden tek tek giden kurumlarımıza dikkat çekmek istiyorum. Geçtiğimiz aylarda Basın İlan Kurumu Müdürlüğü Eskişehir’den gitti. Ankara’da sesimizi rahatlıkla duyurabilecek güçlü milletvekillerimiz varken, Türkiye Gazeteciler Federasyonu başkanı şehrimizde yaşıyorken, basında Türkiye’de önde gelen şehirler arasındayken, bizi yakından ilgilendiren bir kurumun buradan sessiz sedasız gitmesine gerçekten üzülmüştüm. Eskişehir basını Bursa Bölge Müdürlüğü’ne bağlandı. Bu sefer de PTT Eskişehir Başmüdürlüğü gidiyor. Bölge müdürlüklerimiz birer birer gidiyor. Bütün bunlar olurken Eskişehir’e yeni bir bölge müdürlüğü kazandırıldığına, mevcut kurumların güçlendirildiğine dair adımlar atılıyor mu? Ne yazık ki; hayır.

Eskişehir’in merkezi konumu, lojistik avantajları ve bölgesel önemi sanki giderek görmezden geliniyor. Oysa bu şehir yalnızca kendi nüfusuna değil; çevre illere de hizmet veren bir merkez olma potansiyeline sahip. Buna rağmen görüldüğü üzere yetkiler başka illere kaydırılıyor. Karar mekanizmaları adeta Eskişehir dışına taşınıyor. Bu durum bence yalnızca bir “kurum meselesi” değildir. Kurumlar giderken beraberinde prestiji de götürüyor. İstihdamı da götürüyor. Karar alma gücümüzü de götürüyor.

Vatandaş bunu hissediyor. Kamu çalışanı bunu hissediyor. Esnaf, sanayici, akademisyen, öğrenci bunu hissediyor. Hizmetlerin yavaşladığını, muhatap bulmanın zorlaştığını, kararların Eskişehir’den kopuk alındığını görüyorlar. Eskişehir; sanayisiyle, üniversiteleriyle, genç ve üretken nüfusuyla bölgesel merkez olmayı fazlasıyla hak ediyor.

Sadece “yaşanabilir şehir” olmak yetmez. Aynı zamanda yönetilen değil, yön veren şehir olmak gerekir. Eskişehir bunu hak ederken, yaşananlara neden sessiz kalınıyor? Çok daha geç kalmadan hiç değilse PTT Başmüdürlüğü’nde sessiz kalmayın ki bir başmüdürlük daha gitmemiş olsun.

Eğer bu gidişat durdurulmazsa, toplumda sanki bir “sahipsizlik” algısı oluşmaya başlayacak. Eskişehir; son yıllarda kaybettikleri ile sanki kaderi ile baş başa bırakılıyor gibi görünüyor. Bu noktada seçilmiş ve atanmışların artık harekete geçme zamanı gelmedi mi?

Eskişehir’in sahipsiz olmadığı elbette söylenebilir. Ama mesele bunun söylenmesi değil, icraatlar ile hissedilmesidir. Dün Basın İlan Kurumu müdürlüğü, bugün PTT Başmüdürlüğü gidiyor.

Netice olarak; daha fazla kayıp verilmeden bu duruma dur denilmeli. Yaşananlara baktığımızda kulağa ağır gelse de sormadan edemiyorum. Kurumlarımıza neden sahip çıkamıyoruz?