Son günlerde gece başına geçtiğimi tüm televizyon kanalları Venezüella’daki olaylara geniş yer veriyor. Bütün bilinen kanallarımızda, yorumcular, Maduro’nun kaçırılışını kendi bakış açılarından değerlendiriyorlar. Dün öğle saatlerinde karşı komşum beni dışarıda görünce penceresini açarak,” Geceleri artık uyku tutmuyor. Devlet adamı nasıl kaçırılır. İran’a yapılanlar beni rahatsız ediyor. Duyarsız olanlara da şaşarım” dedi.

Bazılarımız Amerika’yı haklı bulmaya çalışıyor. Sol bir partinin genel başkanı Maduro’nun kaçırılışında neredeyse Amerika’nın haklı olacağını söyleyecek. Bu partinin Cumhurbaşkanı adayı bile, Maduro’yu suçlayan açıklamalar yapmış. Her şey sanki ülkemizde, her şey ters yüz olmuş durumda da, bizim haberimiz veya fark ettiğimiz yok. Aslında devrimcilik, ilericilik eşittir emperyalizm karşıtlığıdır. Bir insanının konumunu emperyalizm karşıtlığı belirler.

BOLİVAR LAFI

Son günlerde televizyon kanallarında ‘Bolivar’ sözünü çok duyuyoruz. Simon Bolivar, günümüzde Kolombiya, Venezuela, Ekvator, Peru, Panama ve Bolivya olarak bilinen ülkelerin İspanyadan bağımsızlıklarını kazanmalarına öncülük etmiş, Venezuelalı askeri ve siyasi liderdir. Latin Amerika’da bağımsızlığını kazanmış bütün ülkeler, tarihte önemli rol oynamış Bolivar’ı doğal liderleri olarak görür. Bütün Latin Amerika’yı birbirine yaklaştıran, Bolivar’dır. Bolivar’da ayrım yapmadan, Güney Amerika’nın bütününde bağımsızlık için savaşmış bir liderdir. Bir vatanseverdir. Bin 800’lü yılların lideridir.

MAZLUM MİLLETLER

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk de, doğudaki mazlum milletlere verdiği bağımsızlık savaşı ile örnek olmuştur. Atatürk şunu söyledi:” Türkiye’nin mücadelesi yalnız kendi nam ve hesabına olsaydı belki daha kısa, daha az kanlı olur ve daha çabuk bitebilirdi. Türkiye azim ve mühim bir gayret sarf ediyor. Çünkü müdafaa ettiği, bütün mazlum milletlerin, bütün şarkın davasıdır ve bunu nihayete getirinceye kadar Türkiye, kendisiyle beraber olan şark milletlerinin beraber yürüyeceğinden emindir.”

Kısacası, Bolivar, batıda, Atatürk, doğuda emperyalizm ile savaştı. Amaç aynıydı. Zalimlere karşı, mazlumların haklarını korumak olmuştur.

Bolivar’ın ülkesinin devlet başkanı olan Maduro, ülkemizi ziyaretinden önce ziyaret etmişti. Ziyaretine Maduro, “Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyetçi geleneğine selam olsun” diye başlamıştı.

BENDE AMERİKALIYIM

Maduro, Türkiye’yi ziyarette kendisinin de Amerikalı olduğunu belirterek,” Ben özgürlük için mücadele eden öbür Amerika’dan geliyorum. Biz Bolivarcı Venezuelalılar şuna eminiz; 21’inci yüzyılda artık imparatorluk hegemonyasına bağlı yaşayan ülkeler dünyadan silinecek. Bu anlamda medeniyet yolunda büyük bir diyalog çağrısı yapıyoruz. Dünyada işbirliğine, barışa ve eşitliğe dayanan bir denge üzerinde yeni güç odaklarının ve kutuplarının doğacağını, böylece dünyanın yeni bir dengeye kavuşacağını düşünüyorum.” ifadesini kullanmıştı.

BENZERLİK

Atatürk’te şunları söylüyordu:” Şarktan şimdi doğacak olan güneşe bakınız! Bugün günün ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan bütün şark milletlerinin de uyanışlarını öyle görüyorum. İstiklâl ve hürriyetine kavuşacak olan çok kardeş millet vardır. Onların yeniden doğuşu, şüphesiz ki terakkiye ve refaha müteveccih olacaktır. Bu milletler bütün güçlüklere ve manilere rağmen, muzaffer olacaklar ve kendilerini bekleyen istikbale ulaşacaklardır.”

Emperyalizm ile mücadele edenlerin hepsinin, söylemleri aynı olduğu görülüyor. Bir insan veya siyasetçi ne söylerse, söylesin. Eylemlerine bakmak gerekiyor. Mesela, İran ülkemizde çeşitli yanlış söylemler ile tanınabiliyor. Ama emperyalizm ile mücadele ediyor. Bunun için desteklenmelidir.