Eskişehir Esnaf Odaları’nda kongre seçimleri hız kesmeden devam ediyor.
Bu süreçte alışılmış seçimlerden farklı olarak sosyal medyamda bazı söylemleri özellikle dile getirmiştim.

Geçtiğimiz günlerde Pazarcılar Odası’nın da seçimleri yapıldı.
Bir devir kapandı.
Mehmet Çiçek seçimi kaybetti.
İsmail Oğuz ise kazandı.

Ancak hani derler ya…

“Köprüyü geçene kadar…”
Meğer bazı işler tam da öyleymiş.

İsmail Bey’in ilk icraatı oldukça ilginç oldu.
Gazetemizin telefonu çaldı.
Arayanlar Pazarcılar Odası’ydı.
Tüm gazetelerin aboneliklerinin iptal edildiğini söylediler.
Ve…
Çat diye kapattılar telefonu.

Vay canına!

Bak sen İsmail’e…
Seçim süresince basının etrafında pervane olan, destek isteyen çiçeği burnunda başkanın yaptığına bakın hele!

Göreve basını susturarak başladı.
“Görmüyorum, duymuyorum, tanımıyorum” dedi adeta.

Zira bu koltuklar, seçim kazanıldıktan sonra “hesap kapatma” makamı değildir.
Basını yok sayarak, kapıyı kapatarak yönetilecek yerler hiç değildir.

Basın kimsenin seçim döneminde hatırlayıp, seçimden sonra silip atacağı bir süs değildir.
İşine geldiğinde “dost”, işine gelmediğinde “yük” sayılacak bir mecra hiç değildir
.

Şunu da açık açık söyleyelim:
Bu şehirde kimler geldi, kimler geçti…
Herkesin defteri tutulur.
Sözleri, icraatları ve ilk adımları unutulmaz.

İlk adımı böyle atan bir başkanın, yarın hangi adımları atacağını da insan ister istemez merak ediyor.

Ama naçizane bir hatırlatma yapalım!
Bu koltuklar kimsenin babasının malı değil.
Yetki geçicidir, hafıza kalıcıdır.

Bugün seçildiğine hiç aldanma!

Yarın bir bakarsın geldiğin gibi gidersin…

Ve son olarak…
Oda başkanlığı işi pazarda meyve-sebze satmaya benzemez aslan parçası!