Ülkenin en temel sorunlarından biri artık emekliler oldu.
Ekonomi öyle bir noktaya geldi ki bu durum en çok emekliyi vurdu.

Emekliler yoksullaşmadı, yoksullaştırıldı.

Hatta birçoğu yardım istemek zorunda kaldı.

Ve ne yazık ki bu durum hâlâ yeterince görülmüyor.

Emekliler yıllarca çalışıp devlete hizmet etti.

Sonunda hak ettikleri huzuru ve güvenceyi beklerken maalesef yardım istemek zorunda kaldılar.

Bu tablo gerçekten düşündürücü.

Buna bir örnek geçtiğimiz günlerde yaşandı.

DİSK Emekli-Sen üyeleri, insanca bir yaşam talebiyle nöbet tutmaya başladı.

Büyükşehir Belediyesi tarafından emekli vatandaşlar için açılan “Emek Cafe”de nöbetin 9’uncu günündeler.

Her gün farklı bir hikaye ortaya çıkıyor.

Başkan Hatice Kılıç, “Kime yetişeceğime şaşırdım” diyor.

Sendikalar hak mücadelesi yürütmek bir yana artık yardım kuruluşu gibi çalışmak zorunda kalıyor.

Her gün iş insanlarını arayarak vatandaşlarımız için erzak, giyim gibi yardımlar talep ediyorlar.

Bir örnek ile tanıştım.

Hatay depreminden sağ kurtulan Mustafa Çelik, 76 yaşında yeni bir hayat kurmak için Eskişehir’e yerleşiyor.

Ancak emekli maaşı yetmiyor.

Büyükdere Mahallesi’nde üç yıldır yaşamını sürdüren Çelik, “28 bin TL emekli maaşı alıyorum, 16 bin TL kira veriyorum. Geriye kalan parayla elektrik, doğalgaz ve suya yetmeye çalışıyorum. Eşim ve kızımı depremde kaybettim. Hiçbir şeyim kalmadı. Benim tek istediğim insanca bir geçim” diyor.

76 yaşında iş aradığını belirten Mustafa Amca, işverenlerin yaşını gerekçe göstererek iş vermediğini aktarıyor:

“Amca, sen yaşlısın, sana iş veremeyiz diyorlar. Bu yaşıma kadar böyle pahalılık görmedim. İnsanlar bana yardımcı olsun.”

Düşünün…

76 yaşında tekrar iş aramak zorunda kalan bir emekliyi…

Yıllarca çalışıp emekli olmayı bekleyen insanlar artık sokak sokak iş arıyor.

Üstelik Mustafa Amca’yı hem deprem hem ekonomik kriz vuruyor.

Emek Cafe’ye gittiğimde mekan doluydu.

Nöbetlerine devam eden emekliler, bir yandan hak arıyor, bir yandan hayatlarını idame ettirmeye çalışıyor.

Bu tablo, toplum olarak ne kadar geri kaldığımızı da gözler önüne seriyor.

Bence Büyükşehir Belediyesi tarafından hizmete açılan cafede nöbet süresince emekli vatandaşlarımıza çaylar ücretsiz olmalı.

Küçük bir jest emekliyi gülümsetebilir.

Ekonomik kriz ve sosyal adaletsizlik bir yandan derinleşirken, bir fincan çayın sıcağında gülümseyecek emekliler yarattılar çünkü…