O Eskişehir’in umudu, moral kaynağı, Anadolu insanın isyan bayrağı, haksız, hukuksuz futbol düzenine başkaldırı ve endüstriyel futbola direnen gerçek bir efsaneydi. Ne yazık ki o efsanenin yok oluşa giden yolculuğunu hep birlikte seyrettik.

Geminin battığını görenler öncelikle gemiyi terk etmeye başladığında yolun sonu zaten görünüyordu. Önce süper ligden birinci lige, sonra birinci ligden ikinci lige ve sonunda üçüncü lige düştük. Şimdi de profesyonel liglere veda ettik. Bütün mesele bir Trabzon borcuna getirildi dayandırıldı. Aslına bakarsanız ödenemeyecek bir borç değildi. Ama, Aşık Mahzuni’nin türküsünde söylediği,“ Yoksulun sırtından doyan doyana, Bunu gören yürek nasıl dayana? Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana. Bilmem söylesem mi, söylemesem mi?” gibi doyanlar bir bir çekildi Eskişehirspor’un arkasından. Sadece yine Eskişehirspor gibi Amigo Orhan’dan bu yana efsane olmuş Eskişehirspor taraftarları hariç. Öyle bir noktaya gelindi ki son 4 sezondur tribünden yönetime gelenler takımı ayakta tutmaya çalıştı. Eskişehirspor canıyla boğuşurken kapısından geçmeyenler seçim zamanlarında kulübün kapısına gidip boy boy fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmediler. İstisnaları hariç tutarak söylüyorum, bazıları kulübü türbeye(!) çevirdiler. Ancak bir kare fotoğraf için kulübü ziyaret edenler de dahil olmak üzere herkes kulübün acı sonunu birlikte seyretti.

Artık efsane amatör kümede mücadele edecek. Eskişehirspor sadece bir kentin takımı değil, futbol kültürünü ve futbol sevgisini tüm Anadolu’ya aşılayan gerçek bir sembol olmasına rağmen Eskişehirspor’un yok oluşa giden yıkılışını futbol dünyasının aktörleri de seyretti. Hayatında bir kez Eskişehirspor formasını giyenler CV’lerine Eskişehirspor yazdırdıkları için o marka değerinin ekmeğini bol bol yemelerine rağmen iş sadece transfer tahtasını açabilmek için bir imzaya geldiğinde bunu yapmaktan uzak durmayı tercih ettiler. Eskişehirspor camiasının büyüklüğünü herkes bilmekle birlikte, sadece Eskişehir’in siyasetçileri, sivil toplum örgütlerinin yöneticileri, iş dünyası özetle Eskişehir’in seçkinleri diyebileceğimiz kesimleri bu büyüklüğün farkına varamadılar. Farkına varanlarda Eskişehirspor’dan uzak durmayı tercih ettiler. Eskişehirspor gerçeğini bugün değil ama yarın daha iyi kavrayacağız. “Biz ne yaptık?” diyeceğimiz günler gelecek.

Tarihinde kıl payı kaçan şampiyonluklar, Avrupa Kupaları’nda göğsümüzü kabartan başarılı sonuçlar, müzesinde Cumhurbaşkanlığı Kupası, Başbakanlık Kupası ve Türkiye Kupası gibi pek çok kupayı barındıran; acısıyla, tatlısıyla yarım asrı aşkın bir futbol kültürünün temsilcisi Eskişehirspor artık Futbol Federasyonunun herhangi bir kararı olmaz ise Bölgesel Amatör Lig’de mücadele edecek. Bu başarılı(!) macerayı kime ithaf edelim, kimlere gönderelim bilemedim.

Türk Futbolu denildiğinde kadrosunu tüm Türkiye’ye ezberleten, “Fethi- Nihat- Ender filelere gönder” tekerlemesini tarihe not olarak yazdıran, Milli Takım gibi ülkenin en üst düzey temsilcisi olan A Milli Takım’a kaptanlar gönderen istikrar abidesi Eskişehirspor’u hep birlikte göz göre göre bozuk para gibi harcadık… Ne diyelim? Biz BAL değil 2. Amatör kümede olsa vazgeçmeyiz, vazgeçenlere duyurulur..