Milletvekili adayları dün belli oldu. Sonuçlar itibariyle bir kısmımız hayal kırıklığına uğrarken, bir kısmımızı da memnun etti. Kendini seçilebilecek sıralarda düşünenler belki son sıralarda yer buldu veya liste dışı kaldı. Elbette, küsenler, kırılanlar ve tabi ki de sevinenler oldu. Seçilebilecek sıralarda isimleri olanlarda heyecanla kolları bir kez daha sıvayacaklar. Partiler mitinglerini hazineden aldıkları destek ile yürütürken, milletvekili adayları bir dizi harcamayı kendileri yapacaklar. Bizler ne olursa olsun yine her zaman ki gibi önümüze konulan isimler için sandığa gideceğiz.

Bazı partiler ön seçim ile eğilim yoklaması yapmadılar. Bazısı yaparmış gibi göründü. Bazısı temayül yoklaması yaptık ancak, son sözü yine genel merkez söyleyecek, dedi. Eğri oturup doğru konuşalım. Milletvekili aday adayı olmak, şartları uyan herkesin en doğal hakkıdır. Ancak aday adayları kendilerine şöyle bir aynada bakmaları lazım.

Ülke yönetimine talip oluyorsunuz. Bilgi birikimi, görgü ve terbiye, eğitim düzeyiniz, anlama ve ikna yeteneğiniz, partinizin tüzük ve programına hakimiyetiniz, anayasa ve yasalara hakimiyetiniz ve bence en önemlisi halka güven veren bir karaktere sahip olmanız gerekiyor.

Maalesef, bu saydığımız özelliklerin çok azına sahip olan veya hiç sahip olmayan sadece tanıtımını bolca harcadığı para ile meclise göndereceğimiz çok sayıda milletvekilimiz olabilir.

Hal böyleyken bunu önleyebilmenin yolu demokratik yolla yapılacak ön seçimler, temayül yoklamaları denilmektedir. Temayül yoklamalarını takip ederim. Takip ettiğim son temayül yoklamasında gördüğüm kadarıyla; üyelere yönelik “sizler bizler için değerlisiniz”, “milletvekilinizi kendiniz seçiyorsunuz”, mesajları verilmek için yapılıyor. Zaten üyeler de vekil adaylarıyla böyle zamanlarda sıcak temasta bulunabiliyorlar.

Temayül yoklamasında haliyle üyeleri tanıyanlar, kimler yapmış ise onlar ve onlarla sıcak temasta bulunanlar daha şanslı oluyor. Bir de temayül yoklamasında oy alabilmek için yaptığın tanıtım aktivitelerine, harcadığın bol sıfırlı para da oldukça önemli tabi ki.

Sonuçta; üyeleri ya da partiye üye yapanları bir şekilde etkileyebildiğinde temayülde başarılı bir sırada yer alabiliyorsun. Zira izlediğim kadarıyla üyelere hangi aday adaylarına oy vermesi gerektiği bir şekilde empoze edilmeye çalışılıyor.

Peki, teşkilatların üyelerini bir şekilde yönlendirerek oy verdirdiği aday adaylarına acaba şehrimiz halkı da oy verecek mi? Elbette ki aday sıralamasının son şekli parti merkezlerinde belirleniyor. Umarım ki; seçilebilecek sıralamalardan giren adaylarımız her zaman yazdığım gibi şehrimizde yaşayan, çalışan, şehrimizin sorunlarını bilen, vatandaşın ulaşabildiği, dokunabildiği ve de seçildiği zaman da görebileceği, derdini anlatabileceği kişilerden olsun. Artık milletvekili adaylarımız belli oldu. Adayları partiler seçti sıra vatandaşta…