8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, 20.yüzyılda New York’ da grev ile meydana gelen 123 kadının hayatını kaybetmesinden sonra ortaya çıkmıştır. Gömlek fabrikası yangının da, çoğunun yaşı küçük olan 123 kadın işçinin hayatını kaybetmesinin üzerine o gün ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ olarak ilan edildi. Eğer, fabrikada çıkan yangında, kapılar kitli olmasaydı, kadın işçiler hayatlarını kaybetmeyecekti. Dünya Emekçi Kadınlar Günü de ortaya çıkmayacaktı. 100 yıl sonra da aynı şeyleri tartışmamız, insanlığın zor ilerlediğinin göstergesidir. Ülkemizde Atatürk olmasaydı, yüzyıllar farkı da ortaya çıkardı. Atamızın kısacık ömrüne ne devrimler, reformlar sığdırdığını da görüyoruz. En başta kadınlarımız Atatürk ve onun ortaya çıkardığı Cumhuriyet devrimlerinin kazanımlarına sahip çıkmaları gerekiyor.
EKONOMİK AÇIDAN BAKARSAK
TÜİK’in kadınlar konusunda son yayınladığı istatistiklerde, kadın ve erkek nüfusunun 43 milyonlar seviyesinde olduğunu görüyoruz. Tam ortadan ikiye bölünmüş gibi bir sayısal veri ortaya çıkıyor. Yani, toplam nüfusumuzun 49.98’i kadınlardan, yüzde 50’nin biraz üstü ise erkeklerden oluşuyor. 15 yaş üstündeki kadın nüfusun en çok istihdama katıldığı iller Antalya, Isparta ve Burdur illeri oldu. Çalışmayan kadın nüfusu ise Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt de yaşadığı ortaya çıkıyor. Yani, ülkenin doğusunun henüz istenilen seviyeye getirilememiş. Feodal yapıdan dijital çağda kurtulmak gerekiyor. Şartlarda zorluyor. Atatürk’ün yaşamının son yıllarında özellikle doğuya seyahat etmesinin de bir nedeni vardı.
EMEKÇİ KADINLAR
Dünya Emekçi Kadınlar Günü, ABD de meydana gelen olay ve Rusya’da 1917 devriminin fitilini ateşleyen, Petrograflı dokuma işçisi kadınların anısını yaşatmak amacıyla 8 Mart ilan edildi. Türkiye’de ilk kez 1921 yılında kutlanan Dünya Emekçi Kadınlar Günü, bugün yaygın olarak kutlanıyor. Eskişehir’de dernekler, partilerin kadın kollarının tümü ‘Dünya Emekçi Kadınlar Gününü’ kutlamak için çeşitli etkinlikler yapıyor, birbirleri ile yarışıyor.
KAPİTALİZME UYMAYALIM
Kapitalizm nasıl, sevgililer günü gibi günlerden tüketimi artırmak için çalışıyorsa, bugünde işin rengini değiştirmek istiyor. Kapitalizm özel günler ekonomisi olarak otaya çıkarak, piyasaya canlılık getiriyor. Tüketimi özendiriyor. Farklı sosyo-iktisadi sınıflardan meydana gelen kadınların sorunları da farklı oluyor.
KADININ YÜKÜ AĞIR
Emekçi kadınlar diyoruz çünkü erkekler gibi dış dünyada çalışan, mücadele veren, akşam ve diğer boş zamanlarında evde kadınların üzerine yüklenmiş temizlik, yemek, ütü, çocuk bakımı, yaşlı bakımı gibi diğer işleri yapan yani yaşama çok emek veren kadınlardan söz etmek gerekiyor. Tabii ki, kadın hakları konusunda çok yol alındı. Ancak, hem batı hem de doğu toplumlarında kadının erkeğin gerisinde olduğu da bir gerçektir.
ESKİŞEHİR’İN ÖNEMİ
Emekçi kadınlar günü de, en iyi Eskişehir’de kutlanıyor. Dün bu durumu tespit ettik. Atatürk, 1923 yılında Kuvayı Milliye’ye canlar pahasına destek veren Türk kadınını şöyle tarif etmiştir: "Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir milletinde Anadolu köylü kadınının üstünde, kadın mesaisi zikretmek imkânı yoktur. Ve dünyada hiçbir milletin kadını ‘Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar emek gösterdim diyemez. Çift süren, tarlayı eken, ormandan odun kesip getiren mahsulü pazara götürerek paraya çeviren, aile ocaklarının dumanını tüttüren, bütün bunlarla beraber sırtlarıyla, kağnısıyla, kucağındaki yavrusuyla, yağmur demeyip, kış demeyip sıcak demeyip, cephenin mühimmatını taşıyan hep onlar, hep o ulvi, o fedakâr, o ilahi Anadolu kadınları olmuştur."